BELMA ALTUNCU
İSTANBUL - Kendisini rüşvet almaya zorladıkları iddiasıyla 2 meslektaşını tabancasıyla vurarak öldürdüğünü öne süren polis memuru Reyyan Emre Şen'e, 2 kez müebbet hapis istemiyle dava açıldı.
Şen, ''görevli 2 polis memurunu görevi sırasında öldürmek'' ve ''korkutmak amacıyla silah boşaltmak'' suçlarından ağır ceza mahkemesinde yargılanacak.
İstanbul Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davanın iddianamesinde, Reyyan Emre Şen'in olay tarihinden 1 ay önce B Bölgesi Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'nde önce Abdurrahman Oğuz ve Emre Şenoğlu isimli polislerden oluşan ekiple 10 gün çalıştığı, ardından kendisinden kıdemli Dursun Demir'in ekibiyle çalışmaya başladığı anlatıldı. Görevli ekiplerin görev aralarında ve nöbet devirleri sırasında Yıldız Otoparkı'na dinlenmek ve eksik kalan işlemleri tamamlamak için gittikleri belirtilen iddianamede olay şöyle anlatıldı:
''Emre Şen ve Dursun Demir, 11 Eylül 2003 tarihinde saat 02.00 sıralarında dinlenmek ve makbuzlarla ilgili son işlemleri yapmak için Yıldız Otoparkı'na geldi. Kısa bir süre sonra polis memurları Naci Akarsu ve Alphan Taşer ile Arif isimli bir komiserin de gelmesi ile hep birlikte otopark kulübesine gittiler. Otopark görevlisi İbrahim Şubaşı'nın ikram ettiği çayı içen komiser Arif olay yerinden ayrıldı. Sabah saat 05.00'e doğru Dursun Demir, Emre Şen'e ceza makbuzlarını şubeye teslim edilmek üzere düzenlenmesini söyledi. Naci Akarsu da diğer polis memuru Alphan Taşer'e aynı emri vermesi üzerine Şen ve Taşer kulübeden 4-5 metre uzaklıktaki ekip otosunun yanına giderek kendilerine verilen işi yapmaya başladı. Alphan Taşer o sırada yanlarına gelen otopark görevlisi İbrahim Subaşı ile sohbet etmeye başladı. Bir ara Emre Şen, silahını çekerek kulübeden çıkan Dursun Demir'e ateş etmeye başladı. Demir'e defalarca ateş eden Şen'in kurşunlarından Naci Akarsu yaralandı. Emre Şen, ateş etmeye başladığında olay yerinde bulunan İbrahim Subaşı'nın 'ne yapıyorsun' diye bağırması üzerine 'git buradan' diyerek ateş etmeye devam etti. Şen, olay yerinden kaçan diğer polis memuru Alphan Taşer'a de korkutmak amacıyla arkasından ateş etti. Dursun Demir olay yerinde ölürken, ağır yaralanan Akarsu da kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.''
''RÜŞVET ALMAM İÇİN BANA TELKİNDE BULUNDULAR''
Sanık Emre Şen ise, savcılıkta verdiği ifadesinde ekip arkadaşlarının İstanbul'da yaşamanın zor olduğunu ve bazı şeylerin yapılması gerektiğini söyleyerek, rüşvet alması için telkinde bulunduklarını öne sürdü. B Bölgesi Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'nde görevli Dursun Demir'in ekibiyle çalıştığını, Demir'in gittiği her yerden rüşvet aldığını ve kendisine de rüşvet alması yönünde sürekli telkinde bulunduğunu belirten Şen ifadesinde, ''Dursun Demir bir gün otoparktan aldığı rüşvetten 5 milyon lirayı almak istemediğim halde bana verdi. Ben bu rüşvet olaylarını İstihbarat Şube'de görevli bir polis memuruna anlattım. O da bana Dursun Demir'in ekibini takip ettiklerini ve dikkatli olmam gerektiğini söyledi. Dursun Demir'in rüşvet aldığını herkes biliyordu. Ancak ekiplerin dayanışma içinde olmaları ve ispiyonculuk yapılmaması gerektiği sürekli vurgulanıyordu'' dedi.
''KOKOREÇ YEDİKTEN SONRA NE YAPTIĞIMI BİLMİYORUM''
10 Eylül 2003 gecesi saat 23.00 sıralarında Ihlamur Kasrı'nda görevli olduklarını ve Dursun Demir'in kendisine kokoreç ısmarladığını anlatan Şen, ''Kokoreci ısırdım ancak ağır bir koku geldi, yiyemedim. Bir süre sonra dizlerimin dermanı kesildi, beynim uyuştu. Hatırlayabildiğim kadarıyla saat 00.00 sıralarında otoparka gidip çay içtikten sonra Unkapanı Köprüsü'ne
gidip, trafiği kapattık. Dursun sürekli ölümden bahsediyordu. Bir süre sonra tekrar otoparka döndük. Ben evrak yazarken, Dursun kulübeden çıkarak 'Hadi Emreciğim seni Unkapanı Köprüsü'ne kapatıp gelelim' dedi. Ben de beni öldüreceğini düşünerek tabancamın namlusuna mermiyi sürdüm. Dursun 'dur yapma' dediği halde hatırlayabildiğim kadarıyla 2 el ateş ettim. Ateş anında kendimi kaybettim'' şeklinde konuştu.
RÜŞVETİ GÜN GÜN NOT ALMIŞ
Şen'in babası Mehmet Şen ise soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcılığı'na rüşvet iddialarını kanıtlayacak deliller sundu. Dosyada yer alan, Emre Şen'in kendi el yazısıyla tuttuğu notlarda şu ifadeler yer alıyor:
''19 Ağustos 2003: sigorta varmış gibi işlem yapıldı. 23 Ağustos 2003: Ceza yazılmıyor. Para alınıyor. Parayı otoparkçıya aldırıyorlar''
Baba Şen, ayrıca savcıya verdiği ifadesinde oğlunun son zamanlarda oldukça gergin olduğunu, telefonda görüştükleri zamanlarda ''Burası pislik içinde'' diyerek şikayet ettiğini anlattı. Baba Şen, ''Ben oğluma şikayetçi olduğu konuları anlatmasını istediğimde, 'bunlar telefonda konuşulmaz' diyordu. Son zamanlarda da telefon görüşmelerimiz kısalmıştı, bana hiçbir şey anlatmıyordu'' diye konuştu.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 20:45