Dünya
  • 14.4.2011 09:42

ŞANGHAY'DA 5 OSMANLI AJANI

ŞANGHAY - Orta Asya'dan Çin topraklarına girdikten sonra Şanghay'a yerleşen ve Hollanda ile Almanya konsolosluklarına sığınan Osmanlı ajanlarının neredeyse bir asır evvel yaşadığı adresi AA muhabiri buldu.
Günümüzde çok uluslu beynelmilel şirketlerin üs olarak seçtikleri, küresel rekabetin nabzının attığı Çin'in Şanghay kenti, bundan bir asır evvel balıkçı köyüyken de zamanın devletlerinin rekabet alanlarından biriydi.
Asırlardır Osmanlı'nın hüküm sürdüğü coğrafyalara saldıran Batılı devletler, bir yandan da yeni sömürgeler arıyordu ve o dönem Asya'nın en kilit noktasındaki liman kenti Şanghay, Batılı devletlerin yeni gözdesi haline gelmişti. Şanghay için rekabet başlamıştı.
Aynı dönemde Orta Asya'da da Rusya ve İngiltere'nin arasında Orta Asya'ya ve bunun üzerinden de Avrasya hattına hakim olmak için oynanan büyük oyuna İttihat ve Terakki lideri Enver Paşa da dahil olmak istemişti.
Enver Paşa'nın "Orta Asya'da Türk Birliği projesi" adı altında "Büyük Oyun"a dahil olmak için gönderdiği 5 Teşkilatı Mahsusa üyesi, Afganistan üzerinden Orta Asya'ya ulaşmış, özellikle Ruslara karşı birçok faaliyette bulunmuş ancak İngilizlerin ve Rusların sıkı takip ve tarassudu sebebiyle bölgeden kaçarak Çin'in Şanghay kentine kadar gelmişlerdi.
Bu 5 Türk'ten Adil Hikmet Bey anılarında tüm yaşadıklarını tafsilatlı bir şekilde anlatmış, hatta Şanghay'da bulundukları dönemde kendilerine tahsis edilen evin o dönemdeki adresine de yer vermişti.
AA muhabirinin yaptığı araştırmaya göre, Adil Hikmet'in o dönem verdiği adreste, bugün bir bina yok. Ama bölgenin eski tarihi yapısını da gösterecek şekilde yeni renovasyon alanlarıyla köklü bir inşa çalışması sürüyor.

TÜRKLERİN YAŞADIĞI YER
Şanghay'ın Halk Meydanına yakın bir mesafede bulunan ve Sucou nehrine nazır bölgede, nehir hattı boyunca Adil Hikmet'in bahsettiği, Batı mimarisindeki birçok eski bina dikkati çekiyor.
Bölge, şu anda tam anlamıyla bir şantiye görüntüsünde olmasına rağmen, bölgenin geçmişinin ve gelecekteki halinin gösterildiği küçük bir sergi alanı bulunuyor.
Adil Hikmet yıllarca Orta Asya'da yaşadığı sıkıntıların ve savaşların ardından Şanghay'da yerleştiği yeri ağdalı bir şekilde tasvir ettikten sonra evlerinin adresini kendi ifadeleriyle şöyle yazıyor:
"Evimizin adresini mi sordunuz? Buyurun efendim: Chung North, Thibet Road, Kung ye li Alabastar, No: 116"
Adil Hikmet'in anılarında bu adresten bahsetmesi ve dönem haritalarında da bu şekilde belirtilmesi neticesinde, bir asır evvelki haritalarda yol ve cadde isimleri başka olarak anılsa da, eski-yeni haritalar karşılaştırıldığında bu adresin şu anda "Şizang Yolu ve Çüfu yolunun kesiştiği nokta" olduğu anlaşılıyor.
Adil Hikmet'in anılarında o dönem bahsettiği şehir yapısı ve şehrin tarihinin de aynı yeri işaret etmesi, şu anda bahsedilen şekilde bir yapı bulunmamasına rağmen, bir dönem 5 Türk'ün yaşadığı cadde ve sokaklar halen duruyor.
Dönem haritaları incelendiğinde Şanghay'ın bölge bölge nasıl parsellendiği ve hangi ülkenin nereye yerleştiği renk farkları ve geleneksel Çince ifadelerle belirtiliyor.
Şanghay'ın günümüzdeki en merkezi noktasında Fransızların imtiyazlı bölgesi dikkat çekerken, Adil Hikmet ve arkadaşları Çinlilerin ve tüm yabancıların barındığı, şehrin kuzey kısmındaki alanda yaşıyorlar.

BATI İŞGALİNİN ORTASINDAKİ TÜRKLER
Teşkilatı Mahsusa adına 1914'te Hindistan üzerinden Asya'ya gönderilen Adil Hikmet bey ve arkadaşları başta Orta Asya olmak üzere Asya'nın birçok bölgesine faaliyette bulunmuştu.
Adil Hikmet beyin Hindistan'a varmasının ardından I. Dünya savaşının başlaması merkezi hükümetle bağlantılarının kopmasına sebep olmuştu. Ancak Adil Hikmet ve arkadaşları birçok sıkıntıya rağmen Hindistan üzerinden Afganistan'a oradan da bugünkü Kırgızistan ve Kazakistan topraklarına ulaştılar. Bu bölgede İttihatçılar adına Türk Birliği projesi üzerinde çalışan, aynı zamanda Osmanlı devletiyle savaşan Ruslara karşı Kırgızları ayaklandıran Adil Hikmet ve arkadaşları yıllarca süren maceraları sırasında birçok kez yakalanmış, hapsedilmiş hatta idama mahkum edilmelerine rağmen kaçarak faaliyetlerine devam etmişti.
Orta Asya bölgesinden Çin'in bugünkü Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ne geçen Adil Hikmet ve arkadaşları bu bölgede de Rus ve İngiliz casusların tarassudu altında Çin'in batısından en doğusuna kadar karayoluyla geçerek Şanghay'a ulaştılar.
O dönem yabancı ülkelerin işgali altında olan Şanghay, Çinlilerin bölgelerinin yanı sıra yabancıların imtiyaz sahibi olduğu bölgelere ayrılmıştı. O dönem Türkiye'nin müttefiki olan Almanya'nın ve dönemin Felemenk (Hollanda) Konsoloshanesinin Adil Hikmet ve arkadaşlarına yardım etmesiyle kendilerine Şanghay'da bir ev tahsis edildi. Ancak bu ev yabancıların doğrudan imtiyaz sahibi olduğu bölgede değil, herkese açık ve Çinlilerin daha yoğun yaşadığı bölgede bulunuyordu. Çünkü Adil Hikmet ve arkadaşlarının yabancıların bölgesine geçmesi durumunda İngilizler Adil Hikmet ve arkadaşlarını tutuklayacaklardı.
Alman hükümeti hesabına kiralanan evden anılarında bahseden Adil Hikmet bey, evin süslü bir bahçe içerisinde büyükçe bir konak olduğunu vurguluyor. Konağın yanı sıra kendilerine bir de Avusturyalı aşçı tahsis edildiğini anlatan Adil Hikmet, anılarında yıllardır yaşadıkları esaret ve savaş hayatının ardından "böyle bir mükellef bina dahilindeyiz" ifadesini kullanıyor.
İngilizler Çin hükümetinden Adil Hikmet ve arkadaşlarının Çin hükümetine verilmesini isteseler de araya Felemenk konsolosluğunu girmesi ve Çinlilerin Adil Hikmet ve arkadaşlarını vermek istememesi nedeniyle adı geçenlerin beynelmilel bölgeye girmemek şartıyla Şanghay'da müreffeh bir hayat yaşamalarına müsaade edilmişti.

JAPONLARLA TEMAS VE TÜRKİYE'YE KAÇIŞ
Adil Hikmet ve arkadaşları yıllardır Asya'daki faaliyetlerinin ardından Türkiye'ye dönmek istediklerini ancak İngilizlerin sıkı takip ve tacizleri nedeniyle başaramadıklarını kaydediyor.
Adil Hikmet, esir düşen bazı Alman asker ve memurların yakın tarihte bir Japon vapuruyla Şanghay'dan Hamburg'a gönderileceği haberini alması üzerine bölgede sözü geçen Japonlarla temasa geçiyor ve Vatanabe adlı bir Japon doktorun kendilerine yardım ettiğini anlatıyor.
Adil Hikmet bu doktorun kendilerini söz konusu vapura bindirebileceğini söylediğini, her ne koşulda olursa olsun İngilizlerin Japon bayrağı altındaki bir vapurdan kimseyi alamayacağını garanti ettiğini kaydediyor. Ancak Vatanabe'nin vapurun Hamburg'a varmasının ardından kendilerini limanda İngilizlerin bekleme ihtimali olduğunu vurguladığını anlatan Adil Hikmet, her tehlikeliyi göze alarak kaçmayı başardığını, önce Almanya'nın Hamburg limanına oradan da bilvesile Türkiye'ye geçebildiğini aktarıyor.
Asya'da yaşadıklarını anlatan Adil Hikmet'in ekibinde ünlü Teşkilatı Mahsusa üyesi Kuşçubaşı Eşref'in kardeşi Kuşçubaşı Selim Sami, Mülkiyeli Hüseyin Emrullah (Barkan), aslen Kırımlı olan Komitacı Hüseyin Bey ve Gürcü asıllı Bursalı olan Komitacı İbrahim (Haklıer) bulunuyordu.
Adil Hikmet bu anılarını ilk kez 1927'de bir gazetede eski Türkçe olarak yazı dizisi şeklinde tefrika etmiş, 1998 yılında Dr. Yusuf Gedikli tarafından da bu anılar "Asya'da Beş Türk" adı altında günümüzde Türkçesinde yayımlanmıştı.

Güncellenme Tarihi : 23.3.2016 18:30

İLGİLİ HABERLER

Onceki Sayfa
Sonraki Sayfa