Gündem
  • 4.12.2003 11:50

SİNAGOG BOMBACISININ EŞİ VAKİT GAZETESİNE KONUŞTU...

Beth İsrael Sinagogu’ndaki patlamada “canlı bomba” olduğu iddia edilen Mesut Çabuk’un eşi Aysun Çabuk, ilk defa Vakit’e konuştu. 15 Kasım’daki patlamaların ardından hedef tahtasına oturtulan Aysun Çabuk, “Eşimin suçlu olduğuna hâlâ inanamıyorum ve inanmıyorum. Yapmış olsa bile benim ne suçum var? Niye benim üzerime geliniyor? İlk günden beri kıyafetimden dolayı büyük bir baskı altında tutuluyorum. Ben de medya terörüyle yıkıldım” dedi. Aysun Çabuk’a yönelttiğimiz sorular ve cevapları şöyle: “YAPTIĞINA HALEN İNANAMIYORUM” - Bombalama olaylarında eşinizin de yer aldığının açıklanmasından sonra neler yaşadınız? - Öncelikle eşimin böyle bir olayı gerçekleştirdiğine bir türlü inanamıyorum. İsmi ilk ortaya çıktığında, eşimin orada olabileceğine hiç inanmamıştım. Her ne kadar gazetelerde eşim olduğu belirtilse de inanmıyorum, hâlâ inanamıyorum. Bunu Emniyet güçlerinin yanlış haberler de verdiği anlamında söylemiyorum. Büyük ihtimalle eşimin kandırıldığını düşünüyorum. Ya da ondan habersiz başkaları tarafından bu işin gerçekleştirildiğine inanıyorum. “PAKİSTAN’DA OKUDU” - Eşiniz sık sık yurtdışına çıkar mıydı? - Daha önceden okul için yurtdışına çıkmış. Evlenmeden önce Pakistan’da okumuş. Bu ikinci çıkışı olacaktı. Para kazanıp paralı askerlik yapmak istediğini, yurtdışında da iyi para kazanabileceğini bana söyledi. Bana 6 ay sonra filan geri geleceğini söylemişti. - Eşinizin yurtdışında bir bağlantısı olup olmadığı konusunda bir bilginiz var mı? - Hayır, yurtdışında böyle bir ilişkisi olduğunu zannetmiyorum. Sadece Gökhan, Azad ailece görüştüğümüz insanlar. Eşimin arkadaşları olduğunu biliyorum. Ramazan’dan önce Bingöl’den de İstanbul’a beraber geldik. - Ne zamandır eşinizden haber alamıyorsunuz? - Olaydan üç-dört gün önce görüşmüştüm. Yurtdışına çıkacağını ve bir daha görüşemeyeceklerini, yerleşince telefon açacağını söyledi. Zaten bu vedalaşmanın üzerinden üç-dört gün geçtikten sonra patlamalar gerçekleşti. Bütün bunlar bir yana, eşimin isminin ilk defa gündeme gelmesinin ardından Vatan gazetesi, “polisiz” diye bizi arayıp, “İstihbarat masasındanız” diyerek bilgi aldı. Böyle olaylarla hiç işimiz olmadığı ve nasıl yürüdüğünü bilmediğimiz için medya tarafından kandırıldık, oyuna geldik. Eşimin adının karıştığı olaylardan sonra ikinci bir olay daha oldu. Onların eşleri de gözaltına alındı. Fakat medya tarafından neden hep ben ön plana çıkartıldım, buna bir anlam veremiyorum. Benim giyimim üzerinden ‘örtülü insanlar terörist’ imajı oluşturulmaya çalışıldı. Patlamalara adı karışan diğer insanların eşleri de örtülüydü, ancak suçlu benmişim gibi gazeteler beni manşetlere çıkardı. - Emniyette kötü bir muamele gördünüz mü? - Hayır. Açıkçası bir bayan olarak mahremiyetime saygı gösterdiler. Emniyette neyle karşılaşacağımızı bilmiyor, korkuyorduk, ancak polislerin gösterdiği hassasiyeti gazeteciler göstermedi. “BANA HİÇ DAYAK ATMADI, ÇOK KİBAR BİR İNSANDI” - Gözaltında neler yaşadınız? - İstanbul’a nasıl geldiğimiz, ismi geçen şahısları tanıyıp tanımadığım soruldu. Eşimin bir şey anlatıp anlatmadığımı sordular. - Eşinizin kandırılmış olabileceğini düşündüğünüzü söylediniz. Neden böyle bir kanıya varıyorsunuz? - Ben onun karakterini bildiğim için böyle söyledim. Bu konuda herhangi bir bilgim veya delilim yok. Üç yıllık evliyim, eşimden ters bir hareket hiç görmedim. Dayağı bir tarafa bırakın, ne bir kötü söz, ne bir kaba hareket ne de bir aşağılayıcı söz duydum. Böyle bir insan, onca kişiye böyle bir şeyi nasıl yapabilir? 50 kişinin hayatı ve onların geride kalan aileleri var. Bu tarz bir ölüm böyle bir kişi tarafından yapılamaz. Eşimin böyle bir olaya karışabilmesi için psikopat olması gerekirdi. Açıkçası bu olayı psikopat bir kişinin yapabileceğine inanıyorum. Eşim, hayat tarzı itibariyle böyle bir eylemi gerçekleştirecek insan değildi. - Ekonomik durumunuz nasıldı? - Eşim öğrenciydi, çalışmıyordu. Kayınvalidemin yanında kalıyorduk. Onun maaşı var, ev de bizimdi. Aynı evde kalıp, o maaşla geçiniyorduk. - Kesinlikle benim eşim yapmadı diyebiliyor musunuz? - Emniyet’e gitmeden önce sorsanız, kesinlikle değil derdim. Ama Emniyet’te polislerin olayı çözme yönündeki samimi gayretlerini görünce aklıma “Acaba eşim olabilir mi? Belki ben yanlış düşünüyor olabilirim” şüphesi takıldı. (VAKİT) Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:10

İLGİLİ HABERLER