Gündem
  • 23.11.2012 19:59

Tanrıverdi: İzmirli'lere arsenikli su içirdiler!..

ULAŞTIRMA, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, AK Parti Yerel Yönetimler Genel Başkanlığı tarafından İzmir'de düzenlenen 'Yerel yönetimler Şurası'da CHP’yi eleştirerek, "Atatürk’ün yaptığı ile övünmeyeceksiniz. Onun devamını getireceksiniz. Bugün bu hayalleri gerçekleştiren bir iktidarınız var" dedi.

AK Parti Yerel Yönetimler Genel Başkanlığı tarafından Balçova Termal Tesisleri Kardelen Salonu’nda düzenlenen 'Yerel yönetimler Şurası'na İzmir, Aydın, Denizli, Muğla, Manisa, Uşak ve Burdur belediye başkanları, il başkanları, milletvekilleri, belediye ve il genel meclis üyeleri, yerel yönetimlerden sorumlu il ve ilçe başkan yardımcıları katıldı. Yerel yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Menderes Türel’in ev sahipliğinde yapılan toplantıda Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, AK Parti genel başkan yardımcıları Nükhet Hotar ve Hüseyin Tanrıverdi yer aldı.

İZMİR’İN BİR DÖNEMİ ISKALAMASINA GÖNLÜMÜZ RAZI DEĞİL

AK Parti’nin İzmir’de yerel seçim startı da verdiği toplantıda konuşan Denizli Milletvekili Nihat Zeybekci, İzmir’in çoğu CHP’li olan belediye başkanları tarafından yönetildiğini hatırlatarak, "İzmir’in çağı yakalama gayreti yoksa bizim gayretlerimiz boşa çıkar. Otobandan Balçova’ya inerken görüntü çok kötü. İzmir’de Kordon’a inerken yönünü denize çevirirsen İzmir çok kötü görünüyor. Biz hiçbir zaman 'Bu cahil halk ne biliyor. Onların tercihi böyle olur' demedik. Ama İzmir’in bir çağı bir dönemi bir periyodu ıskalamasına gönlümüz razı değil" dedi.

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım da Büyükşehir Yasası’nın Türkiye’de yetkilerin merkezden yerele doğru devredilmesinin yeni bir aşaması olduğunu belirterek, muhalefetin eleştirilerine şu sözlerle tepki gösterdi:

"Ne yazık ki siyaset alanları daralanlar siyasette söylem eylem üretemeyenlerin insanımızın daha iyi hizmet alması için hizmetin ayağa gidecek şekilde yaygınlaştırılması için yerel yönetimlerin güçlendirilmesi için parlamentonun koyduğu iradeyi o kadar ileriye taşıdılar ki sanki bu yasa çıkınca Türkiye eyaletlere bölünecek üniter devlet yapısı ortadan kalkacak ve bölücülere gün doğacak. Bunu söylerken de ne yazık ki hafızalara da müracaat etmeyi bile akıl edemediler. 2004 yılına dönelim. Benzer bir düzeleme yapıldı. Bu düzenleme ile idarenin sınırları il sınırlarına getirildi. 8 yıllık saha tecrübesi var. Bunu bile maalesef görmezden geldiler. Bu gerçeği bile unutturmaya çalıştılar."

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ BÜTÇENİN YÜZDE 10’UNU KÖYLERE AYIRMAK ZORUNDA

Bakan Yıldırım, Büyükşehir Yasası ile büyükşehir belediyelerinin bütçelerinin yüzde 10’unu köylere ayırmak zorunda kaldığını, bu zorunluluk nedeniyle İzmir’de köylere ayrılan bütçenin üç kat artacağını dile getirerek, şöyle konuştu:

"Büyükşehir sayısı 16’dan 29’a çıkıyor. Nüfusun üçte ikisinden fazlasını doğrudan ilgilendiren yasal düzenleme. Yerel yönetimlerin hem yetkileri hem bütçe imkanları artıyor. Bazı yeni ilçeler kuruluyor. Hizmet alanı il sınırlarına genişletildiği için köylere büyükşehir belediyelerinin hizmet götürme mecburiyeti geliyor. Burada köylerimiz lehine bir geçici düzenleme var. Bütçelerinin en az yüzde 10’unun büyükşehir belediyesi köylerdeki altyapılara ayırmak zorunda. Sadece İzmir için örnek verelim. Bugün köylere aktarılan bütçenin üç katı bütçe aktarılacak. Bunun neresi geriye gitmektir? Bu yasanın kötü olduğunu söyleyenler yarın seçim meydanlarında mahcup olacaklar. Bu yasayı her türlü çarpıtmaya engel olarak vatandaşa anlatmaktır. Bu yasa çok büyük imkan getiriyor. Neyi istismar edecekler. Köyler ortadan kalkıyor, muhtarlıklar yok oluyor. Köyler belediye oluyor, fiilen şehirleşiyor. İzmir’de zaten yüzde 8’e düşmüş köy oranı. Herkesin ayağı İzmir’de. İnsanın dolaşım sistemi neyse yönetim yapısı da o. Sağlıklı vücutta ana damarlar eğer kan pompalıyorsa kılcal damarlara kadar da hareket nüfuz ediyorsa o zaman sağlıklı bir bünyeden söz edebiliriz. Bu yasa ile kılcal damarlara güç veriyoruz. Oralara daha fazla kan imkan gitmesi için her türlü seferberliği yapıyoruz. Yetki gaspı değil, her şeyi merkeze çekmek değil, yerele güvenmek yerel yönetime imkan sağlamak yetki devridir. AK Parti’ye yakışan budur. 'İnsanı yücelt ki devlet yücelsin' anlayışı ile hizmet ediyoruz. Buna daha fazla engel olamazsınız. Önümüze dağlar koyarsanız deler geçeriz vadiler gelirse köprü koyar geçeriz."

Bakan Yıldırım, AK Parti’nin kuruluşundan önceki yılları anlatarak, "10 yıl öncesine gidelim. 22 bankası batmış 50 milyar doları uçmuş, ülkede moraller sıfıra inmiş, bu ülkenin hali ne olacak diyen milyonlar umutsuzluk içinde bekliyor. Dünyada kriz yok Türkiye yerle bir olmuş. 2000- 2001 hatırlayın. Bir yandan demokrasi üzerine oynanan oyunlar diğer yandan kuşa bak kuşa bak diye işaret edip bankaları hortumlayanlar bunları gördük. Tam milletin umudu bitmek üzereyken İstanbul’dan bir ses yükseldi. Recep Tayyip Erdoğan’ın sesi. 'Şimdi zaman halkın karar verme zamanıdır' diyerek 14 Ağustos 2001 yılında yola çıktı. Ne dedik, durmak yok yola devam şimdi ne diyoruz durmak yok hizmete devam. Kısa sürede meclisin üçte iki çoğunluğuna sahip bir AK Parti iktidarını Türkiye gördü. 19 Kasım’da 10. başarı yılımızı idrak ettik."

Yıldırım, bakanlığının yaptığı çalışmaları uzun uzun anlattı ve yine CHP’ye yüklenerek, "Atatürk’ün yaptığı ile övünmeyeceksiniz onun devamını getireceksiniz. Bugün bu hayalleri gerçekleştiren bir iktidarınız var. 50 yıldır hızlı tren özlemini gerçeğe dönüştüren biz, Ankara Konya hızlı trenini hizmete açarken seçim vaadinde 'Ankara ile Konya arasına yüksek hızlı tren yapacağız’ diye vaat edenleri gördük. Türkiye bunları gördü yapılanları bile takip edemeyenleri gördü" diye konuştu.

'BİZİM KÖYDE ADSL ÇEKMİYOR'

Bakan Yıldırım, eskiden seçim öncesi oy istemek için gittiği köylerde köylünün yol, su elektrik istediğini ancak son yıllarda taleplerin değiştiğini belirterek, bir anısını anlattı:

"Seçim zamanı köye giderdik. Köylü, yol, elektrik su derdi. 2007 seçimlerinde Erzincan’da seçim kampanyasında bir köye gittik. Çeşme’nin başında ihtiyar teyze oturuyor. Bana dediler ki yanındakiler 'Teyze bakan geldi bakan ne istiyorsan söyle ayağına geldi' dedi. Teyze kaldırdı kafasını baktı; 'Evladım hoş geldin sefalar getirdin. Allah razı olsun yolumuzu yaptınız. Sularımız akıyor. Televizyonumuzda 150 tane kanal var. Bi şeyimiz eksik. Bizim köyde ADSL çekmiyor' dedi."

ARSENİKLİ SU İÇİRDİLER

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Tanrıverdi, konuşmasında İzmir’de belediyenin halka arsenikli su içirdiğini belirterek, "Bu kentte arsenikli su içirdiler. Biz gittik Gördes’ten borularla su getirdik. Artık İzmirli kardeşlerimiz arsenikli su içmiyor. Şehir içi ulaşımda belediyenin beceriksizliği nedeniyle yapamadığı raylı sistemi iktidarımız gerçekleştirdi. Bizim olduğumuz yerde AK Partili belediye başkanlarının olduğu yerde hizmet, doğruluk, dürüstlük vardır. Çalışmak ve insanımızın hizmetkarı olmak vardır. İzmirliler AK Partiyi tercih edecekler hizmet daha iyi sunulmuş olacak."

BAKAN GÜNAY: EŞİMİZİ DAYIMIZI LİSTELERE YAZMAYALIM

'Yerel yönetimler Şurası'nda konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İzmir’de başarılı sonuç alınamamasında teşkilatları eksik buldu. Bakan Günay, partinin kendini iyi anlatamadığını, yerel seçimde üzerlerinden tufan geçtiğini öne sürerek, şöyle devam etti:

"Türkiye’deki büyük başarıyı açmak toplumunu her kesimine ulaşmak konusunda yeterince gayret gösteriyoruz mu göstermiyoruz mu bunu bir sorgulayalım. İsteyen çocuğa burs veren, yatırımcıları özgürleştiren, bir siyasi hareketsek Ege’den iyi bir sonuç almamız gerekiyor. İyi sonuç alamıyorsak anlatmak sorununuz var demektir. Biz bu işin küreğini çektik, eşimizi, dayımızı listelere yazmakla uğraşmayalım. Ekmeği bırakın millet yesin. Bu işin şerefi bizim. Sizden rica ediyorum. Biz hayatı ileri taşımaya çalışıyoruz. Biz insanların kılığı kıyafeti ile uğraşmıyoruz. Kimsenin de uğraşmasını istemiyoruz. Bizim kimsenin yediğine içtiğine müdahale etme niyetimiz yok. Kimse de bize müdahale etmesin."

"Biz özgürlükçü, bir siyasi hareketiz" diyen Bakan Günay, konuşmasının devamında şunları söyedi:

"Kendimizi kapatmayacağız. Muğla’yı Aydın’ı yönettiğimiz zaman bunlar geriye gider mi? Gitmezse bunu böyle anlatacağız. Genç arkadaşlar, kadınlar size çok büyük görev düşüyor. Kendi içine kapanan, kendimizden başkasına yaşam hakkı tanımayan bir siyasi hareket olmadığımızı, özgürlükçü yaşama hakkına sahip olduğumuzu herkes bilsin. Kimsenin diline, dinine, kıyafetine karışmıyoruz. Bir tek kaygımız var birlik ve kardeşlik içinde yaşayalım. Bizim istediğimiz barıştır. Barış olsun, kardeşlik olsun. Millete hizmet olsun. Teşkilat çalışmalarında geçen dönemi irdeleyerek yola çıkmalıyız. 2011 sonuçlarıyla 2007’de aldığımız sonuç arasında çok büyük bir fark yok. Yerel seçimde üzerimizden neden tufan geçti bizim. Bunu sorgulayalım."

İZMİR’DE KİMSE HAYATINDAN MEMNUN DEĞİL

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Menderes Türel, İzmir’in Türkiye’nin üçüncü büyük kenti olmasına rağmen herkesin belediye hizmetlerinden şikayet ettiğini öne sürerek, "Kimse hayatından memnun değil. İzmir’in de yerel yönetim hizmetlerinden de en iyi şekilde payını alması gerek. İzmir’in bu hizmetlerden mahrum kalması herhalde İzmir’i sevenleri üzüyordur. 81 kentte iddiamızı ortaya koyacağız. Her il ve ilçede iddialıyız. Sandıktan çıkan sonuca saygılıyız ama biz tüm Türkiye’deki belediyelerin AK Parti belediyeciliğinden istifade etmeleri için uğraşmalıyız" dedi.

ALAÇATI’YI KAPATMIYORUZ ALAÇATI BELEDİYESİ’Nİ KAPATIYORUZ

Türel, turizmde öne çıkan bazı belde belediyelerinin kapatılmasına tepki gösterildiğini hatırlatarak, "Belde belediyelerini kapatmıyoruz. Mahalleye dönüştürerek, bu bölgelerin vatandaşlarımızın ilçe belediyesinden büyükşehirden hizmet alma kalitesinden yararlanma imkanı sağlıyoruz. Bize diyorlar 'Alaçatı Belediyesi’ni niye kapatıyorsunuz. Side Belediyesini niye kapatıyorsunuz?' Bu belediyelerimizin marka değeri taşıyan isimleri Side, Kalkan, Alaçatı sonsuza kadar yaşayacaktır. Biz hizmetlerin daha iyi olması için uğraşıyoruz. Alaçatı’yı kapatmıyoruz, belediyeyi kapatıyoruz. Biz Alaçatı’ya giderken, 'Alaçatı Belediyesi’ne gidiyoruz' demiyoruz. 'Alaçatı’ya gidiyoruz' diyoruz. Turizmdeki marka değerlerini güçlendirmek için bu adımları atıyoruz" dedi.

MAZARET BELEDİYECİLİĞİ BAŞLADI

Türel, CHP’li belediyelerle yerel yönetimlere 'mazeret belediyeciliği' kavramının girdiğini öne sürerek, şunları söyledi:

"Bu arkadaşlar aday olduklarında ve seçildiklerinde iki yıl iktidarla çalışacaklarını biliyorlardı. Hepsi, 'İzmir’in sorunlarını, ilçelerin sorunlarını biz çözeriz' diyorlardı. Hangi iktidarla çalışacağınız belliyken seçimi kazanınca ne değişti de yapamadığınız her iş için iktidarı suçluyorsunuz. İktidarın İzmir’e destek vermediğini söylüyorsunuz. İzmir’e yapılan destekler ortadadır."

Güncellenme Tarihi : 22.3.2016 10:57

İLGİLİ HABERLER