TAYYİP ERDOĞAN’IN KONUŞMA KASEDİNİN ARKASINDA NE VAR?
KAYNAK : Haber Vitrini
Tayyip Erdoğan'ın DGM'de yargılanmasına neden olan konuşma ksetlerinin perda arkasını araştıran Star yazarı Saygı Öztürk, ilginç bir gerçekle karşılaştı.
İşte Saygı Öztürk'ün yazısı:
Tayyip Erdoğan’ın konuşma kasedinin arkasında ne var?
Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllar önce Rize’de yaptığı konuşma ortaya çıkınca, kendisini apar topar DGM savcısının ve mahkeme heyetinin karşısında buldu. Dün, konuyu çok yönlü araştırdığımda, o dönemdeki görevlilerin müthiş ihmaliyle yüz yüze geldim. Refah Partisi tabanında anlaşmazlık ortaya çıkmasaydı, bu kaset kolay kolay ortaya çıkmayacaktı. Mülki idare, yargı ve emniyeti ‘yavaş yavaş’ eline geçirmeyi planlayan Fethullah Gülen’in de kasetleri yine bu görüş ayrılıkları sonucu ortaya çıkmıştı.
Dün önce Emniyet Genel Müdürlüğü yetkilileriyle konuştum. Siyasi partilerin toplantılarının nasıl izlendiğini sordum. 1992 yılında Emniyet’in kamerasının olup olmadığını da araştırdım. Rize Emniyet Müdürlüğü’nün, konuşmanın yapıldığı tarihte video kamerası bulunuyor. Toplantının kasete alındığını kesin olarak öğrendim.
Savcıya bildirilir
Siyasi partilerin toplantıları Emniyet Müdürlüğü’nün Terörle Mücadele, Güvenlik ile İstihbarat Şube Müdürlükler ekipleri tarafından izleniyor. Toplantı, video kasede alınıyor, fotoğraflar çekiliyor. Burada amaç hem suç unsuru olabilecek bir şey varsa, bunu belirlemek, olay çıkaranları ve olayın meydana geliş biçimini tüm yönleriyle görmek.
Sivil giyimli polis memurları bu kameraları yüzünden yıllarca zor durumda kaldılar. Onlar da zaman zaman gerçek kameraman ve foto muhabirleri gibi dayaklardan, saldırılardan nasiplerini aldılar. Özel televizyonların olmadığı dönemde genelde siyasi toplantılarda TRT’nin kameramanının yanı sıra bir kameraman daha ortaya çıkardı. O, Emniyet’in kameramanıydı. Özel televizyonların kurulması ve yaygınlaşmasıyla birlikte kimin Emniyet kameramanı olduğu ise kolay kolay bilinmiyor. Şimdi, bunların işleri daha kolay. En azından geçmişte sık sık yaşanan ve polis kameramanına dönük tepkiler ‘kamuflaj’ olduğu için artık yapılamıyor.
Terörle Mücadele Şubesi’nde görevli olanlar, kapalı toplantılarda ise bazen o partinin bir mensubu gibi, bazen gazeteci gibi salona sızıyor, kameranın yasak olduğu durumlarda, gizli kamera ve ses kayıt cihazları ile görevini yapmaya çalışıyor. Bunları yaparken, suç unsuru olup olmadığını belirleyip bunu, suç gördüğü konuları belgelerle birlikte yasa gereği Cumhuriyet Savcılığı’na ulaştırıyor. ‘CMUK, suça muttali olan makamın bunu savcıya yansıtmakla yükümlüdür’ hükmünü öngörüyor. Eğer, ‘suça muttali’ olunup da bu Cumhuriyet Savcılığı’na yansıtılmadıysa, o kişi görevini yapmamış, adli görevini ihmal etmiş sayılır.
Her toplantı için Emniyet ‘toplantı takip tutanağı’ düzenler. Olay çıksın çıkmasın suç unsuruna rastlanılsın ya da rastlanılmasın mutlaka, ‘toplantı takip tutanağı’ yapılır. Şimdi, Rize’ye doğru gidelim.
Rize’de ne oldu?
Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Güvenlik Şube Müdürlüğü çekilen video kasetlerin çözümünü yaptırır ve Cumhuriyet Savcılığı’na suç unsuru gördüğü konuları intikal ettirir. Cumhuriyet Savcısı bunları inceledikten sonra dava açılıp açılmamasına karar verir.
Adalet Bakanlığı yetkililerine de konuyu sordum. Konuştuğum bir yetkili, ‘Her siyasi toplantıyı izlemek için savcı gönderecek halimiz yok. Eğer, Emniyet ya da Jandarma olayı Cumhuriyet Savcılığı’na intikal ettirmiş ise gereken yapılır. Eğer, suç unsuru olduğu gerekçesiyle savcılığa ulaştırılan belgeler üzerine Cumhuriyet Savcısı herhangi bir işlem yapmamışsa, o zaman görevini ihmal etmiş sayılır. Rize’deki olayda da bir kopma olduğu anlaşılıyor. Aksaklığın nereden kaynaklandığı ise yakında belli olur’ dedi. Erdoğan’ın, Rize’de yaptığı konuşmayı o dönemin Emniyet yetkilileri, ‘suç unsuru yoktur’ diye Savcılığa bildirmemişse, o sözlerin suç olduğu yetkililer tarafından kabul edilmemişse, vay bu ülkenin haline...
Dün, konuştuğum yetkililer, Erdoğan’ın konuşmasını yaptığı 22 Mayıs 1992 yılında Rize Valiliği’ni Erol Zihni Gürsoy, Emniyet Müdürlüğü’nü ise Hamdi Güngör’ün yaptığını söylediler.
Soruşturma ve kaset olayı
Sanmayın ki, bu kaset sadece televizyonlarda var. Erdoğan’ın konuşmasının yer aldığı kasedin bir örneği de Rize Emniyet Müdürlüğü’nde bulunuyordu. Konuştuğum Savcılık yetkilileri Emniyet’ten bu kasetin istendiğini ve Cuma akşamı kendilerine teslim edildiğini söylediler. Geçmişte bu kasedin savcılığa gönderilip gönderilmediği üzerinde durdum. Yaptığım araştırmalar, kasetin o yıllarda savcılığa gönderilmediği yolunda. Ancak, savcılığa o dönemde gönderildiği yolunda Ankara’ya da intikal etmiş bir bilgi yok. Rize Valiliği’nin kayıtlarında bu kasedin o dönemde savcılığa gönderildiğine ilişkin bir belgeye de henüz rastlanılmış değil.
Türkiye’de neler oluyor?
22 Mayıs 1992’de gerçekleştirilen mitingin adı ‘Türkiye’de Neler Oluyor?’. Konuşmacılardan birisi de Erdoğan. Konuşmayı yaklaşık 3 bin kişi dinliyor. Konuşmayı kasede alanlardan birisi, Yılmaz Elektronik Şirketi’nin sahibi İsmail Yılmaz. Kaset Rize’de muhabirlik yapan Gençağa Karafazlı’nın eline geçiyor. Daha sonra bir televizyonun Samsun Bölge Müdürü’nün konuyla ilgilenmesinden sonra televizyonda yayınlanıyor.
Kasedin yetkili makamlara o dönemde gönderilmemesindeki gerçeği ve kimin ihmali olduğunu belirlemek için bir mülkiye, bir polis müfettişi dün Rize yolundaydı. Bekleyelim, görelim...
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 16:40