KAYNAK : Haber Vitrini
Türkiye'nin AB'nin terör örgütleri listesine dahil edilmesini istediği DHKP-C'nin Brüksel'deki ''temsilcileri'', Belçika makamlarının ve AB çevrelerinin ''saflık ve hoşgörüsünden'' geniş ölçüde istifade ediyorlar.
Brüksel'de AB Komisyonu, AB Konseyi ve Avrupa Parlamentosu binalarının bulunduğu bölgede ''temsilcilik'' açan terör örgütü yandaşları, kendi ifadelerine göre, ''Brüksel Belediyesi'nden izin alarak'', binalarına ''bayrak'' astılar. Terör örgütünün amblemini içeren bir kumaş, binanın ''bayrak direğinde'' dalgalandırılıyor.
Belçika'daki binalara bayrak asmak, yasalar gereği, özel izin gerektiriyor.
''Temsilcilik'' binasında basın toplantıları ve basın açıklamaları yapan teröristler, çoğunluğu siyasi ve diplomatik olan etkinliklere de katılıyor, üst düzey yetkililerle ve Avrupalı parlamenterlerle temas kurabiliyorlar.
Brüksel'de, İspanyol yazar ve diplomat Salvador de Madariaga'nın anısını yaşatmak hedefiyle faaliyet gösteren ve AB Dış Politika ve Ortak Savunma Yüksek Temsilcisi Javier Solana'nın Yönetim Kurulu Başkanı olduğu ''Madariaga Vakfı''nın bir kokteyline ''davet edilen'' teröristler, Solana ile görüşerek, ''Türkiye hakkındaki şikayetlerini'' dile getirdiler. Teröristler, 10 dakika sürdüğünü belirttikleri bu görüşmede, Solana'ya, ''Türkiye karşıtı ve hapishanelerdeki duruma ilişkin kampanyaları hakkında bilgi verdiklerini'', Solana'nın ise kendilerine, ''bunları Türk yetkililerle görüşeceği sözü verdiğini'' anlattılar. Söz konusu görüşmeye ilişkin fotoğrafta, Bahar Kimyongür ve Deniz Demirkapı isimli teröristlerin Solana ile ''samimi konuşmaları'' ve AB Yüksek Temsilcisi'ne ''dosya sunuşları'' görüntülendi.
Solana'nın, bu görüşmede kimlerle muhatap olduğunu bilip bilmediği kesinlik kazanmadı. Buna karşılık Kimyongür ve Demirkapı'nın, söz konusu davette ''Tayad Komite'' (Tutuklu Aileleri İle Dayanışma Yurtdışı Komitesi) adına yaka kartı taşıdıkları belirlendi.
Bahar Kimyongür ve Deniz Demirkapı, 28 Kasım 2001 tarihinde, Avrupa Parlamentosu Dışişleri Komisyonu'nda konuşma yapan Dışişleri Bakanı İsmail Cem'e saldırı eyleminde bulunmuşlardı. Teröristlerin, Avrupa Parlamentosu'na, İtalyan kadın parlamenter Luisa Morgantini'nin ''daveti'' ile girdikleri belirlenmiş, haklarında adli işlem yapılmamıştı.
Terör örgütünün Brüksel'deki ''temsilcileri'', ''maddi güçlerini'' de kullanarak, ''ses getirecek lobi faaliyetleri'' gerçekleştiriyorlar. Belçika basınına ''diplomatik demeçler'' veren ve görüşlerinin etkili gazetelerde yayımlanmasını sağlayabilen teröristler, geçen hafta da, amblemlerinin, AB ve Belçika tarafından bastırılan bir broşürde, ''Türk siyasi partisi amblemi'' olarak yer bulmasını sağladılar. AB Komisyonu, binlerce adet dağıtılan ''Brüksel, Avrupa'nın Başkenti'' isimli broşürde, Türkiye'nin, kapatılan Fazilet Partisi (FP) ile Demokratik Türkiye Partisi (DTP) amblemleri yanında, terör örgütü DHKP-C ve terör örgütü TKPML'nin amblemleri ile simgelenmesini, ''üzücü ve gözden kaçan bir yanlışlık'' olarak nitelendirdi.
Terör örgütleri yandaşları, AB'nin terör örgütleri listesine isimlerinin alınmasını engellemek amacıyla yoğun faaliyetlerini sürdürüyorlar. PKK ve DHKP-C gibi terör örgütlerinin AB listesine alınması halinde, bu örgütlerin yandaşlarının kokteyllere davet edilmesinin veya AB ülkelerinde ''temsilcilik bayrağı'' dalgalandırmalarının engellenmesi bir ''yükümlülük'' olacak.
Brüksel'deki Türk diplomatik kaynakları, terör örgütünün bir binaya "bayrak" asması ile Solana'nın teröristlerle görüşmesi konusunda resmi tepkinin gösterildiğini bildirdiler. Solana'nın, "teröristleri muhatap almasının söz konusu olmayacağı", kendi özel kalemi tarafından ifade edilirken, bu konuda daha kapsamlı bir açıklama yapması ve konuya açıklık getirmesi bekleniyor.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 16:41