Ekonomi
  • 30.5.2002 10:27

TÜRKİYE EKOTURİZM İÇİN ZENGİN KAYNAKLARA SAHİP

KAYNAK : Haber Vitrini TURAN ASLAN İSTANBUL- Ekoturizm, dünyada yeni bir trend olarak hızla büyürken, Türkiye'nin bu konuda kendini yenilemesi gerektiği bildirildi. TÜRSAB Dergisi'nde yayımlanan habere göre, 2002 yılının Dünya Ekoturizm Yılı ilan edilmesiyle yine gündeme geldiği belirtildi. Haberde, "Kendisi de bir tüketim endüstrisi olduğu halde çevre ile en barışık endüstrilerden biri olan ve doğal çevre ile kültürel mirasın korunması ve geliştirilmesi açısından iyi bir araç olabilecek turizm endüstrisi, bu yıl ekoturizmi tartışacak. Tek bir tanım üzerinde henüz uzlaşmaya varılamamış ekoturizmi, bu sene tüm dünyada Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın, Dünya Turizm Örgütü'nün organizatörlüğünde masaya yatırılacak. Bir çok bölge ve kurum ekoturizmi farklı olarak tanımladığı belirtiliyor. Bununla beraber ekoturizmin temel özellikleri konusunda ortak bir görüş olduğunu da belirtmek gerekiyor" denildi. EKOTURİZMİN PROFİLİ Ekoturizm turlarına katılanların genellikle küçük guruplardan oluştuğu vurgulanan haberde şu görüşlere ver verildi: "Gruplardaki kişi sayısı çoğu zaman 25 kişiyi aşmaz. Ekoturizm merkezlerinde yer alan konaklama üniteleri de büyük çoğunlukla 100 yatak kapasitesini geçmez. Bu alanda çalışan seyahat acenteleri tur operatörlerinin de ağırlıkla olarak küçük ve orta ölçekli işletmeler olduğu biliniyor. Bu turizm türünde ziyaretçilere bölgenin ekosistemi, yerel kültürler ve sürdürülebilirlik konularında yapılan bilgilendirmeler büyük önem taşıyor. Yerel halk ekoturizmden en fazla etkilenecek ve en fazla kaybedebilecek kesimdir. Bu nedenle, yerel halkın bölgelerinde gelişen turizmin yol açacağı etkiler konusunda önceden bilgilendirilmeleri ve bölgelerinde turizmin gelişimine resmen kabul etmiş olmaları bir ekoturizm prensibidir." TÜRKİYE'DE EKOTURİZM Ekoturizmin Türkiye'de henüz tanınmadığı belirtilen haberde, "Şans eseri de olsa bu çevrime uyan ya da yaklaşan sistemler Türkiye'nin de çeşitli yörelerinde en azından belli karakteristik özellikleri üzerinde kurulmuş bulunuyor. Örneğin ünlü Efes Harabeleri'nin yakınlarında bulunan Şirince Köyü, içinde ve çevresinde yapılan turizm faaliyetleri ile ekoturizme yakın bir çevrime sahip gibi görünüyor. Şirince'de yapılan turizm faaliyetlerinden köy halkının yararlanıyor olması, köy halkının el sanatları ürünlerini, el yapımı zeytinyağı, sabun gibi ürünleri turistlere sunabilmesi, turizm faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin köydeki evlerin restorasyonunda kullanılması gibi unsurlar ekoturizmin temel unsurlarındandır. Ancak Türkiye'nin buna benzer tüm yörelerinde görülebileceği gibi burada da eksik olan sürdürülebilir ekoturizmi doğrultusunda geliştirilecek olan yönetim ve planlamadır" ifadesi kullanıldı. EKOTURİZME YENİ KAYNAKLAR Ekoturizm sürdürülebilir olmak için böyle bir sitemsel çevrimi bilinç düzeyinde kurmak zorunda olduğu ifade edilen haberde, "Örneğin Şirince Köyü'ne gelen turist sayısı, turistlerin bu köyde yaptıkları tüketimin ve kültürel dönüştürmenin boyutları, yapılar rutin araştırmalarla ölçülmüyor ve bu ölçümlerin sonucu sürdürülebilir ekoturizmin önemli bir unsurunun eksik olduğu söylenebilir. Yine Şirince Köyü'nde yer alan tarihsel değerler arasında bulunan Eski Kilise'nin bunca yıldır onarılamamış olması, köyün ağır bir göç hareketi ile karşı karşıya kalması turizmden elde edilen fonların köyde yeterli düzeyde kalmadığını ve yerel halka dönük ekoturizm eğitim faaliyetlerinin yetersiz olduğunu göstermektedir. Son yıllarda Karadeniz Bölgesi'nde ön plana çıkan yayla turizmine de önlemleri uyguladığımızda örneğin Uzungöl'deki çarpık yapılaşmanın o bölgedeki ekoturizmin iyi yönetilmediğini ya da zaten bir ekoturizm yönetim olgusunun bu bölgede kurulmadığının bir göstergesidir diyebiliriz" denildi. TÜRKİYE'NİN POTANSİYELİ Türkiye'nin doğal ve kültürel kaynakları yönünden ne kadar zengin bir ülke olduğu belirtilen haberde, "Dört mevsimi yaşayabilen üç tarafı denizlerle çevrili, farklı kültürlerin ve inançların bir arada uzun yıllar ve hala yaşadığı bu ülkede, ekoturizm açısında da oldukça büyük bir potansiyel taşıyor. Ancak, Türkiye'nin ekoturizmdeki potansiyeli Akdeniz çanağındaki Avrupalı rakiplerine oranla çok somut biçimde daha fazladır. Çünkü, bu ülkeler endüstrileşmiş ve nüfusu büyük oranda kentleşerek otantik kültürlerini büyük oranda yitirmişlerdir. Türkiye'nin henüz gelişmekte olan bir ülke olması, doğal ve kırsal kültürel değerlerinin ve mirasının büyük bölümünün varlığını canlı biçimde sürdürüyor olması, Türkiye''in bir çok yöresinde sürdürülebilir ekoturizm için büyük bir potansiyelin varlığını göstermektedir" ifadeleri kullanıldı. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 17:01

İLGİLİ HABERLER