Ekonomi
  • 22.12.2004 12:01

TÜRKİYE HAZİNESİNİ KEŞFETTİ...

PETROL rezervlerinin azalması nedeniyle, 2015 yılından itibaren gelişmiş ülkeler yöneleceği hidrojen enerjinin depolanmasında en önemli kimyasalı içeren bor madenlerinin dünyadaki yüzde 65'ini topraklarında barındıran Türkiye nihayet düğmeye bastı. Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü ile TÜBİTAK Marmara Araştırma Enstitüsü arasında anlaşma imzalanırken, Marmara Araştırma Enstitüsü bünyesinde Bor Araştırma Enstitüsü dün açıldı. Merkezi Gebze'de bulunan TÜBİTAK'ın Marmara Araştırma Enstitüsü'nde dün yapılan basın toplantısına Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müşteşarı Doç.Dr. Sami Demirbilek, TÜBİTAK Başkan Vekili Prof.Dr. Nükhet Yetiş, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü Başkanı Erk İnger katıldı. Bor madeninin öneminin anlatıldığı basın toplantısında dünyada fosil yataklarının giderek azaldığı ve gelişmiş ülkelerin yeni ve temiz üretim kaynaklarına yöneldiği hatırlatılarak 2015 yılından itibaren yakıt olarak hidrojen enerjisinin kullanımının yaygınlaşacağı belirtildi. Ancak dünyada hidrojen enerjisinin taşınması ve depolanması için yöntem arandığı en etkin yöntemin ise bor madeninden elde edilen sodyum bor hidrür olduğu belirtildi. 1.5 MİLYAR DOLARLIK PİYASA Basın toplantısında şu anda dünya bor piyasasının yaklaşık 1.5 milyar dolarlık paya sahip olduğunu ve Türkiye'nin de işlenmemiş bor ihracatından yaklaşık 200 milyon dolarlık pay aldığı belirtilirken, işlendiği takdirde bunun milyar dolarlarla ifade edilebileceği vurgulandı. Türkiye'nin dünyadaki bor yataklarının yüzde 65'ine sahip olduğu belirtilen toplantıda bu fırsatın çok iyi değerlendirilmesi gerektiği, Türkiye'nin ayrıca bor madeninin işlenmesi için teknoloji satın almaktansa araştırma geliştirme projeleri ile teknoloji üretmesi gerektiği vurgulandı. Bu amaçla TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi'nde Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü ile ortaklaşa Enerji Enstitüsü kuruldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müşteşarı Doç.Dr. Sami Demirbilek, basın toplantısında Türkiye'nin bor potansiyelini dünya piyasalarında en iyi şekilde kullanmayı hedeflediklerini söyledi. Doç. Dr. Demirbilek, ''Hidrojen enerjisi kullanımında önemli bir katkı sağlayabilecek araştırmayı başlattık. 10 veya 20 yıl sonra satın alıcı pozisyonundan kurtulup, hidrojen enerjisi kullanımı konusunda gerekli altyapı ve üstyapıyı sağlamak için şimdiden adım atıyoruz. Teknoloji satan bir ülke konumuna gelmeyi hedefliyoruz. Bor rezervlerimizin ekonomiye katkısı daha da artacak'' dedi. REZERVLERİN ÜÇTE İKİSİ TÜRKİYE'DE Açılışı yapılan ve hidrojen yakıt pili araştırma ve geliştirme çalışmalarına başlayan Enerji Enstitüsü Müdürlüğü'ne getirilen Doç.Dr. Mustafa Tırıs ise, dünya bor rezervlerinin üçte ikisinin Türkiye'de bulunduğunu hatırlattı. Doç. Dr. Tırıs, şunları söyledi: ''Dünyadaki bor rezervlerinin yaklaşık yüzde 65'i Türkiye'de. Bu bor rezervlerinin çok iyi bir hidrojen depolama ve taşıma aracı olan sodyum bor hidrüre dönüştürülerek dünya pazarlarına verilmesi söz konusu. Burada Türkiye için çok önemli fırsatlar gündemde. Türkiye'nin bu işte tekel olması gündemde. Ve Türkiye'ye gerek mali, gerekse stratejik açıdan çok önemli imkanlar sağlayacak bir ürün. Bugün imzası atılan proje bu ürünün hidrojen ekonomisi ile birlikte değerlendirilmesini amaçlayan sodyum bor hidrürün sentezi, üretimi ve yatık pilinde kullanılmasını amaçlayan iki ayrı projedir. Hidrojenin depolama ve taşıma riskleri bu projelerle ortadan kalkacak. Bor rezervi ve potansiyeli Türkiye'de mevcut.'' Doç.Dr. Mustafa Tırıs, sodyum bor hidrürün hidrojeni nasıl depolayacağını açıklarken de sünger tarifi vererek, ''Nasıl ki bir sünger suyu emiyor ve sıkınca suyu bırakıyorsa sodyum bor hidrür de aynı görevi yapıyor'' diye konuştu. HİDROJEN ENERJİSİ Gelişmiş ülkelerde 2015 yılından itibaren hidrojen enerjisi yakıt pilleri, cep telefonlarının ihtayacını karşılayacak kadar az veya bir kente yetebilecek kadar çok güç üretebilecek kapasitelerde tasarlanıyor. Bu nedenle ulaşım araçlarından evsel ve endüstriyel uygulamalara kadar geniş bir kullanım potansiyeline sahip. Ancak yakıt pillerinden kulanılan hidrojenin üretimi depolaması ve taşınması yakıt pili teknolojisinin yaygınlaşması ve kullanımında önemli dar boğazlardan biri olarak gösteriliyor. Marmara Araştırma Merkezi'nde açılan Bor Araştırma Enstitüsü'nün desteklediği `Sodyum Bor Hidrür Sentezi ve Üretimi' ile `Doğrudan Sodyum Bor Hidrürlü yakıt pili üretimi ve entegrasyonu' konulu iki proje enerji enstitüsünde yürütülecek. Sodyum Bor Hidrür Sentezi üretimi kapsamında üretim teknolojisi önce laboratuvar ortamında geliştirilerek sanayi ölçeğinde üretim biriminin kurulabilmesi için gerekli bilgiler oluşturulacak. Ayrıca labarotuvar çalışmalarından elde edilen bilgiler ışığında sodyum bor hidrür üretimi pilot tesisi kurulacak. Doğrudan sodyum bor hidrürlü yakıt pili üretimi ve entegrasyonu projesinde ise, doğrudan sodyum bor hidrürlü yakıt pilinin geliştirilmesi ve son kullanıcı entegrasyonu yapılacak. (MİLLİYET) Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 23:30

İLGİLİ HABERLER