Ekonomi
  • 25.2.2004 00:16

TÜRKİYE'NİN KAYMAĞINI YÜZDE 1'LİK KESİM YİYOR, YÜZDE 99 AÇ GEZİYOR

Türkiye`deki gelir ve servetin çok önemli bir bölümünün yüzde 1`lik bir azınlığın elinde bulunduğu belirlendi. Ekonomist Mustafa Sönmez, mevduatta, kredilerde ve Borsa'da yüzde 1 oranındaki 720 binlik bir ''kaymak tabakası''nın hâkimiyeti bulunduğunu bildirdi. Mustafa Sönmez, 72 milyon düzeyinde bulunan Türkiye nüfusunun yüzde 1`lik bir kesiminin herşeyi kontrolünde tuttuğunu belirterek, bu kesimi ''sayıları 1 milyonu bile bulmayan 720 binlik kaymak tabakası'' olarak nitelendirdi. Sönmez`in yaptığı analize göre, hem mevduatta, hem kredide, hem de Borsa`da yüzde 1`lik bir azınlığın hakimiyeti belirginlik kazanıyor. Türkiye`de yaklaşık 78 milyon hesap cüzdanı bulunuyor ve bu cüzdan sahiplerinin toplam mevduatı 151 katrilyon lira ya da 112 milyar doları buluyor. Ancak bu 78 milyon cüzdandan yüzde 0.55 oranındaki 429 binine sahip olanlar, mevduatın yüzde 62`sini elinde bulunduruyor. Cüzdan sahiplerinin yüzde 2.3`ü ise toplam mevduatın yüzde 83`ünü kontrol ediyor. Yani 112 milyar dolarlık banka mevduatının yaklaşık 93 milyar doları bu yüzde 2.3`lük azınlığa ait bulunuyor. BDDK`nın verilerine göre, 2003 yılında 17 milyon kredi işlemi gerçekleşti ve 47 milyar dolar kredi kullanıldı. Kredi işlemlerinin yüzde 0.3`ünü gerçekleştirenlerin, kredilerin yüzde 72`sini oluşturan yaklaşık 34 milyar doları kullandıkları belirlendi. Hem mevduattaki cüzdan sayısının, hem de kredi işlemlerindeki sayının kişi olarak değerlendirilmemesi gerektiği, bunların cüzdan ve kredi kullanma işlemlerini gösterdiği bildirildi. Gerçekte yüzde 1`in altındaki ``kişi`` ve ``aileler``in bu cüzdan ve servetin sahibi olduğu belirtildi. Borsa`nın 2003 yılındaki portföyü 18 milyar dolar ve yatırımcı sayısı 1 milyon olarak gerçekleşti. Bunlardan yüzde 1`lik bir azınlığın ya da 10 bin yatırımcının, Borsa portföyünün yüzde 77`sine sahip olduğu belirtildi. Yatırımcıların binde 1`i ise Borsa portföyünün yüzde 64`ünü ellerinde tutuyorlar. İlk 10 yatırımcı portföyün yüzde 21`ini, ilk 100 yatırımcı ise portföyün yüzde 44`ünü kontrol ediyor. Mustafa Sönmez, ``Mevduatta, kredide, Borsa`daki yüzde 1`in hakimiyeti, 78 milyar dolarlık altın stokunun sahipliğinde ve Türkiye`nin gayrimenkul sahipliğinde de farklı değil`` dedi. Ekonomist Sönmez, bunların milli gelirin paylaşımındaki uçurumun doğal bir sonucu olduğunu belirterek, 1994 verilerine göre ailelerin yüzde 1`inin gelirin yüzde 17`sini kullandığını, izleyen yüzde 5 de dahil edildiğinde nüfustaki ilk yüzde 6`nın milli gelirin yüzde 33`ünü kullandığını kaydetti. Bu şablonun 2003 yılına uygulanması durumunda ise 212 milyar dolar olarak tahmin edilen kullanılabilir gelirin 70 milyar dolarının nüfusun yüzde 6`sına gittiğini belirten Sönmez, bu durum iyileşmediği için, biriktirilen servetteki uçururumun da giderek derinleştiğini söyledi. Sönmez, nüfusun yüzde 1`lik azınlığının toplam gelirin, servetin çok önemli bir kısmına el koyduğu bir toplumda devlete çok iş düştüğünü vurgulayarak, şöyle devam etti: ``Adil devlet, gelir eşitsizliğini ve buna bağlı birçok eşitsizliği azaltmak için, bu `gelir ve servet obezliği`ne müdahale eder; vergiyi fakir, fukaradan değil, gelirin ve servetin en büyük kısmını alan bu kesimlerden alır, kamu harcamaları ile de yoksullara aktarır. Bunu, ihtiyaç sahibine doğrudan olduğu gibi, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik biçiminde de dolaylı biçimde, “sosyal gelir” olarak aktarır. Bu, üyesi olmaya can attığımız AB’de böyle yapılıyor. Devlet müdahalesi öncesi, bizdeki kadar vahsi olan bölüşüm, devletin vergi ve harcama müdahaleleri ile adilleştiriliyor, insaf sınırına çekiliyor. Türkiye’yi yönetenler. Avrupalı olmak, lâfla olmaz. Sizin önünüzde çok önemli işler var. Tabiî ki yüzde 1’e diş geçirecek cesaretiniz, iktidarınız varsa.`` Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:42

İLGİLİ HABERLER