TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Muharrem Kayhan, ''Hükümetin YÖK ile ilgili getirdiği yasa tasarısı, siyaseti üniversitenin bağrına sokma, kadrolaşma çabasını ülkenin geleceği pahasına üniversitelere yayma izlenimini vermektedir'' dedi.
Kayhan, Çeşme Altınyunus Oteli'nde düzenlenen TÜSİAD YİK toplantısında yaptığı konuşmada, YÖK Yasa Tasarısı ve orta öğretim ile ilgili bazı düzenleme arayışlarının, Türkiye'nin geleceğinin nasıl şekillendirileceğine dair konular olduğunu belirtti.
AB ile üyelik müzakerelerini başlatmanın eşiğinde duran, gelişmiş ülkeler seviyesine erişmeyi kendine hedef olarak koymuş Türkiye'nin, özgür düşünen, araştıran, sorgulayan, çağdaş bilgiyle donatılmış, yaratıcı gençlere ihtiyacı olduğunu dile getiren Kayhan, şunları söyledi:
''Gerçekten de gençlerimizi eğitmek istiyorsak, gerek orta öğretim, gerek üniversite seviyesinde çağdaş dünyanın gereklerini yerine getirmek zorundayız. Orta öğretimde bunun koşulunun, kesintisiz zorunlu eğitimin hemen 12 yıla çıkarılması olduğunu söylemeliyiz. Bu süre, ABD ve Avrupa ülkelerinde 9-11 yıldır. Ülkemizde kesintisiz zorunlu eğitimin 8 yıla çıkarılması, ilköğretimde yüzde 89.9 olan okullaşma oranını yüzde 97.6'ya çıkarmış, orta öğretimdeki okullaşma oranınıysa yüzde 55'ten yüzde 59.4 seviyesine taşımıştır.'' Elde edilen bu kazanımların, zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasıyla artacağını, insan haklarına ve demokrasiye saygılı, cumhuriyetin temel ilkelerine bağlı, kendini sürekli yenileyen ve geliştiren uzlaşmacı kişilerin yetiştirilmesi yönünde önemli bir adım olacağını bildiren Kayhan, şöyle devam etti:
''Üniversite seviyesinde çağdaş eğitimin birinci koşulunun, üniversitelerin özerk olması ve siyasi etkiden bütünüyle uzak tutulması olduğu tüm dünya pratiğiyle kanıtlanmış durumdadır. Oysa hükümetin getirdiği yasa tasarısı, siyaseti üniversitenin bağrına sokma, başka vesilelerle de eleştirdiğimiz kadrolaşma çabasını ülkenin geleceği pahasına üniversitelere yayma izlenimi vermektedir. Bugünkü YÖK düzeninin sorunsuz olduğunu düşünenlerden değiliz. Üniversitelerin tek sorununun finansman olduğu görüşüne de katılmıyoruz. Çağdaş akademik yapılardaki gelişme ve çeşitlilik, 21 yıldır her gün biraz daha daralan mevcut ceketin elden geçirilmesini zorunlu kılmaktadır. Ancak bugünkü yapıyı geliştirme düşüncesiyle yola çıkıp, onun gerisine düşme tehlikesi bizi ciddi biçimde endişelendiriyor.'' Kayhan, gençlerin ''torna tezgahından çıkmış gibi tek tip insanlar'' halinde yetişmesi istenmiyorsa, üniversitelerin de merkezden biçimlendirilen tek tip yapılara dönüştürülmesine izin verilmemesi gerektiğini söyledi.
RÜŞVET, YOLSUZLUK
Türkiye'nin gelişmiş ülkeler arasında yerini almasının en önemli koşulunun, sistem dışı rantların ortadan kaldırılması olduğunu söyleyen Kayhan, bunun siyasi kararlılık, etkin yasal düzenleme, şeffaflık, eşitlik, yargının hızlandırılması ve uzmanlaştırılması, e-devlet, siyasi parti gelirlerinin etkin biçimde izlenmesi, etik kuralların yerleştirilmesi, dokunulmazlıkların sınırlandırılması, meslek örgütlerinin etkin denetimi ve aktif sivil toplum şartlarına bağlı olduğuna ifade etti.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 20:42