Dünya
  • 3.2.2026 19:28

Uzaya en yakın şehirde saf altın çıkıyor! Ancak bir bedeli var

Peru And Dağları’nın zirvesinde, deniz seviyesinden 5 bin 100 metre yükseklikte kurulu La Rinconada’da insanlar soğuğa, açlığa ve oksijensizliğe meydan okuyarak her gün yerin altına iniyor.

İnsanların nefes almakta zorlandığı bu bölgeye gelmelerinin istisnai tek bir nedeni var. Dünya ülkeleri bu bölgenin gizemini çözmek için harekete geçti.

İşte sırlarla dolu La Rinconada’nın arkasındaki o gizem… 

 

Uzaya en yakın şehirde saf altın çıkıyor! Ancak buraya gelmenin bir bedeli var

ALTIN ARTTI, KASABA BÜYÜDÜ

Son yirmi yılda altın fiyatlarının hızla yükselmesiyle birlikte La Rinconada kontrolsüz şekilde büyüdü. Bir zamanlar karla kaplı Ananea Dağı’nın eteklerinde küçük bir yerleşim olan bölge, bugün sacdan yapılmış barakalarla dolu. Kasabada 30 bin ila 50 bin arasında değişen bir nüfus yaşıyor. Kanalizasyon yok, çöp toplama sistemi yok, hastane yok.
 

 

Uzaya en yakın şehirde saf altın çıkıyor! Ancak buraya gelmenin bir bedeli var

OKSİJEN YOK

La Rinconada’da hava ince, soğuk sert ve oksijen son derece düşük. Yerli halk dahil herkes nefes almakta zorlanıyor. Madencilerin büyük bölümü ömür boyu yüksek irtifada çalışmanın bedelini akciğer hastalıklarıyla ödüyor.

 

 

Uzaya en yakın şehirde saf altın çıkıyor! Ancak buraya gelmenin bir bedeli var

SAF ALTIN VAR AMA...

La Rinconada’da madencilik, Peru devletine ait altın madenlerinde yapılıyor. Madenciler, "cachorreo" adı verilen sistemle çalışıyor. Bu düzende işçiler, ayın 28 günü maden sahibi için ücretsiz olarak altın çıkarıyor.

Sadece 2 gün boyunca kendileri için kazı yapmalarına izin veriliyor. İki günde altın bulamazlarsa, bir ay boyunca tamamen bedava çalışmış oluyorlar.

Kent nüfusunun büyük kısmı erkeklerden oluşuyor. Ancak çoğu dul olan yalnız anneler de çocuklarını geçindirebilmek için burada günde 12 saat çalışıyor. 

Soğuk, oksijen yetersizliği, toksik gazlar ve göçük riski, La Rinconada’da hayatın sıradan bir parçası. Buna rağmen insanlar, saf altın umuduyla bu şartlara katlanmaya devam ediyor.

Daha temiz ve güvenli madenciliği hedefleyen uluslararası sertifikasyon programları La Rinconada’da karşılık bulmuyor. Kontrolsüz üretim, karmaşık yapılar ve yüksek risk, denetimi neredeyse imkansız hale getiriyor. Burada çıkarılan altın, tüm bu koşullardan arındırılmış gibi dünya pazarlarına giriyor.

 

Uzaya en yakın şehirde saf altın çıkıyor! Ancak buraya gelmenin bir bedeli var

CIVA BUZULLARI ZEHİRLİYOR

Altın çıkarma sırasında kullanılan cıva, bölgedeki buzulları kirletiyor. Bu buzullar, kasaba halkının içme ve yemek pişirme için kullandığı suyun kaynağı. Cıva buharı, suya karışarak doğrudan yaşamı tehdit ediyor.

 

Uzaya en yakın şehirde saf altın çıkıyor! Ancak buraya gelmenin bir bedeli var

ALTIN DÜNYAYA TEMİZ GİDİYOR

La Rinconada’da zehir, yoksulluk ve şiddetle çıkarılan altın, Peru dışına çıktığında tüm izlerini kaybediyor. 

Altın; yüzük, saat ve külçe haline gelerek ABD, İsviçre ve Avrupa pazarlarına giriyor. Son kullanıcı, bu altının hangi koşullarda çıkarıldığını bilmiyor.

 

Uzaya en yakın şehirde saf altın çıkıyor! Ancak buraya gelmenin bir bedeli var

MADENLERDE ÖLÜM SIRADANLAŞTI

Ananea Dağı’nın içindeki madenlerde kazalar, şiddet olayları ve cinayetler sık yaşanıyor. Madenciler altın sattıktan sonra soyuluyor, bazıları öldürülüyor. Cesetlerin maden kuyularında bırakıldığı olaylar kayıtlara geçiyor.

 

Uzaya en yakın şehirde saf altın çıkıyor! Ancak buraya gelmenin bir bedeli var

KADINLAR EN SAVUNMASIZ KESİM

La Rinconada’da bazı kadınlar, bar ve genelevlerde çalışmaya zorlanıyor. Kimliklerine el konulan kadınlar ve kız çocukları, insan kaçakçılarının elinde yaşam mücadelesi veriyor. Madene girmesi yasak olan kadınlar, atık kayalar arasında altın arayarak hayatta kalmaya çalışıyor.

Güncellenme Tarihi : 3.2.2026 19:30

İLGİLİ HABERLER