Venezuela'daki ABD darbesine dünyadan saldırıya farklı tepkiler
ABD'nin Venezuela'ya düzenlediği yoğun saldırıların ardından Trump operasyonun başarıyla tamamlandığını ve Maduro'nun eşiyle birlikte yakalandığını duyurdu. Saldırının ardından birçok ülkeden açıklama yapıldı. Rusya ve Çin saldırıya tepki gösterirken Avrupa ülkelerinden farklı açıklamalar geldi…
ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri müdahalesi ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in ABD güçlerinin kontrolünde olduğunun resmen açıklanması, dünya genelinde dikkatle izlenen bir süreci başlattı.
ABD'nin saldırısının ardından birçok ülke ve uluslararası kurumdan peş peşe açıklamalar geldi.
Rusya ve Çin gelişmeden duydukları endişeyi dile getirirken, Avrupa Birliği ve Avrupa ülkeleri uluslararası hukuk ve BM Şartı vurgusu yaptı. Latin Amerika’dan ise egemenlik, diyalog ve barışçıl çözüm çağrıları öne çıktı.
RUSYA'DAN SERT TEPKİ
Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Venezuela'ya yaptığı saldırıyı "son derece endişe verici" olarak nitelendirerek kınadı.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, ABD'nin bu sabah Venezuela'ya karşı silahlı saldırı eyleminde bulunduğu hatırlatılarak, "Bu, son derece endişe verici ve kınanması gereken bir durum." ifadesi kullanıldı.
Bakanlıktan, ABD'nin Venezuela saldırısıyla ilgili yapılan yeni açıklamada, Maduro ve eşinin ABD'de tutulduğuna dair haberlerin teyit edildiği hatırlatıldı. ABD ile Venezuela arasında mevcut sorunların diyalog yoluyla çözülmesi için koşullar oluşturulması gerektiğinin altı çizilen açıklamada, "Şiddetle Amerikan yönetimini halihazırdaki tutumunu yeniden gözden geçirmeye ve egemen bir ülkenin meşru olarak seçilmiş devlet başkanını ve eşini serbest bırakmaya çağırıyoruz." ifadeleri kullanıldı.
Rusya Dışişleri Bakanlığı, yaptığı ilk iki açıklamada, ABD'nin Venezuela'ya saldırısını kınamış ve Maduro ile eşinin durumunun açıklığa kavuşturulmasını talep etmişti.
ÇİN, ABD'NİN VENEZUELA'YA SALDIRISINI KINADI
Çin, ABD'nin egemen bir ülkeye ve onun devlet başkanına güç kullanımını kınadığını bildirdi.
Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ABD'nin "hegemonik" olarak nitelendirilen eylemlerinin, uluslararası hukuku ve Venezuela'nın egemenliğini ihlal ettiği, Latin Amerika ve Karayipler bölgesinde barışı ve güvenliği tehdit ettiği belirtildi.
Açıklamada, "Çin, ABD'nin egemen bir ülkeye ve onun devlet başkanına güç kullanımından derin şok içindedir ve bunu güçlü şekilde kınamaktadır." ifadesi kullanıldı.
Çin'in ABD'nin eylemlerine karşı olduğu vurgulanan açıklamada, Washington yönetimine uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın amaç ve ilkelerine bağlı kalma, başka ülkelerin egemenliğini ve güvenliğini ihlal etmeye son verme çağrısı yapıldı.

İSRAİL
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, ABD'nin, Başkan Trump önderliğinde "özgür dünyanın lideri olarak hareket ettiğini" ileri sürdü.
İsrail'in "acı çeken Venezuela halkının yanında olduğunu" iddia eden Saar, Maduro'nun devrilmesini takdirle karşıladıklarını ve İsrail ile Venezuela arasında dostane ilişkilerin kurulmasını umduklarını kaydetti.
İsrail, daha önce de Maduro yönetimini eleştirirken 2025 Nobel Barış Ödülü'nü Venezuela muhalefet lideri Maria Corina Machado'nun kazanmasını memnuniyetle karşıladığını açıklamıştı.
Machado'nun İsrail'e verdiği açık destek ve Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetiyle kurduğu yakın ilişkiler uluslararası kamuoyunun gündeminde yer almıştı.
İRAN
İran Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamayla ABD'nin Venezuela'nın "toprak bütünlüğü ve egemenliğine" yönelik askeri saldırısını kınadığını bildirdi.
Açıklamada, ABD'nin Venezuela'ya yönelik silahlı saldırısının BM Şartı'ndaki amaç ve ilkelere aykırı olduğu vurgusu yapılırken, BM'den saldırıyı kınaması istendi.
KÜBA
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, Venezuela'ya yönelik saldırılar nedeniyle sorumlu tuttuğu ABD'yi kınadı.
Diaz-Canel, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, hava saldırılarına maruz kalan Venezuela'ya destek çıktı.
Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel, "Küba, ABD'nin Venezuela'ya karşı suç teşkil eden saldırısını kınıyor ve uluslararası toplumdan acil bir tepki talep ediyor." ifadesini kullandı.
Barışçıl bir bölgenin vahşi saldırılara uğradığına dikkati çeken Diaz-Canel, ABD'yi "Venezuela halkına ve Amerika kıtasına karşı devlet terörü uygulamakla" suçladı.
MEKSİKA
Meksika, ABD'nin Venezuela'ya yönelik askeri müdahalesinin, BM Şartı'nın 2. maddesinin ihlali olduğunu belirterek kınadı.
Meksika Dışişleri Bakanlığından ABD'nin Venezuela'ya müdahalesine ilişkin yapılan açıklamada, "Meksika hükümeti, ABD silahlı kuvvetlerinin Venezuela topraklarına karşı tek taraflı gerçekleştirdiği ve BM Şartı'nın 2. maddesini açıkça ihlal eden askeri eylemleri şiddetle kınamakta ve reddetmektedir." ifadesi kullanıldı.
KOLOMBİYA
Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, Venezuela ve Latin Amerika'nın egemenliğine yönelik her türlü saldırıyı reddettiklerini belirtti.
Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısının ardından sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Petro, Venezuela'nın ve Latin Amerika'nın egemenliğine yönelik her türlü saldırıya karşı olduklarını vurguladı.
Petro, Venezuela'ya saldırı sonrası alınan güvenlik önlemlerine de değinerek, Venezuela'dan kitlesel mülteci akını ihtimaline karşı sınır bölgelerine güvenlik güçlerinin sevk edildiğini, tüm imkanların seferber edildiğini kaydetti.
BREZİLYA
Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, ABD'nin Venezuela'ya askeri müdahalesini "kabul edilemez" şeklinde niteleyerek kınadı.
Lula, Amerikan X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Venezuela topraklarının bombalanması ve devlet başkanının alıkonulması kabul edilemez çizgiyi aşmıştır. Bu eylemler, Venezuela'nın egemenliğine yönelik ciddi bir saldırı ve uluslararası toplum için son derece tehlikeli bir emsal teşkil etmektedir." ifadelerini kullandı.
AVRUPA ÜLKELERİNDEN FARKLI AÇIKLAMALAR
Avrupa ülkeleri ABD'nin Venezuela'ya saldırısı hakkında farklı görüşleri yansıtan açıklamalar yaparken, Avrupa Birliği (AB) kurumlarından Waşington yönetimine düşük tonda da olsa "uluslararası hukuka ve BM şartına uyulması" mesajları verildi.
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, "Venezuela’daki durumu büyük bir endişeyle takip ediyorum. Avrupa Birliği, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nda yer alan ilkelere tam saygı çerçevesinde gerilimin düşürülmesi ve bir çözüme ulaşılması çağrısında bulunmaktadır." ifadelerini kullandı.
AB'nin Venezuela’da barışçıl, demokratik ve kapsayıcı bir çözümü desteklemeyi sürdüreceğinin altını çizen Costa, ülkedeki Avrupa vatandaşlarının güvenliğinin sağlanması amacıyla üye devletlerle eşgüdüm içinde çalışan AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas'ın öncülüğünde yürütülen çabaları desteklediklerinin altını çizdi.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Venezuela'daki durumu çok yakından takip ettiğini belirterek, Kallas'a desteğini yineledi.
Her türlü çözümün uluslararası hukuka ve BM Şartı'na saygı temelinde olması gerektiğini vurgulayan von der Leyen, "Venezuela halkının yanındayız ve barışçıl, demokratik bir geçişi destekliyoruz." dedi.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kallas da Venezuela'daki AB vatandaşlarının güvenliğinin en büyük öncelikleri olduğunun altını çizdi.
AB'nin Karakas'taki büyükelçisi ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yla telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini bildiren Kallas, "AB, Venezuela'daki gelişmeleri yakından takip ediyor." bilgisini verdi.
Kallas, "AB, Sayın (Venezuela Devlet Başkanı Nicolas) Maduro’nun meşruiyetten yoksun olduğunu defalarca dile getirmiş ve barışçıl bir geçişi savunmuştur. Her koşulda uluslararası hukuk ve BM Şartı'na saygı gösterilmelidir. Tüm tarafları itidale davet ediyoruz." vurgusunu yaptı.
AP, GENEL KURUL GÖRÜŞMESİ TALEP ETTİ
Avrupa Parlamentosu'nun (AP) en büyük ikinci siyasi grubu Sosyalistler ve Demokratların (S&D) grup başkanı Iratxe Garcia-Perez ise Venezuela’daki durumun son derece endişe verici olduğunu kaydetti.
"Demokrasi, bombalarla ya da güç kullanımıyla elde edilemez. Hele ki (ABD Başkanı Donald) Trump’ın çıkarlarına hizmet edecek şekilde hiç inşa edilemez. Uluslararası hukuka ve BM Şartı’na saygı gösterilmelidir." ifadelerini kullanan Garcia-Perez, Venezuela halkının barışçıl ve demokratik bir geçişi hak ettiğini dile getirdi.
Garcia-Perez, AB'nin diyalog ve arabuluculuk yoluyla öncülük etmesi gerektiğini belirtti.
Diğer taraftan S&D Grubu, Venezuela’daki durumla demokrasinin ve kurallara dayalı uluslararası düzenin savunulmasında AB’nin rolüne ilişkin olarak AP'de bir genel kurul görüşmesi düzenlenmesini istedi.
İNGİLTERE'DEN "VENEZUELA'DAKİ OPERASYONA DAHİL OLMADIK" AÇIKLAMASI
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ABD'nin Venezuela'ya yaptığı saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, "Şunu söyleyebilirim ki İngiltere bu operasyona hiçbir şekilde dahil olmadı." ifadesini kullandı.
"Hızla gelişen bir durum" hakkında Trump ile konuşmadığını belirten Starmer, "Başkan (Trump) ile konuşmak istiyorum, müttefiklerle de konuşmak istiyorum." dedi.
Başbakan Starmer, Trump'ın Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun yakalandığına yönelik açıklamasına ilişkin, "Her zaman söylediğim ve inandığım üzere hepimizin uluslararası hukuka uyması gerekir ancak bu aşamada durum çok hızlı gelişiyor. Önce gerçekleri tespit edelim ve sonrasında buna göre hareket edelim." değerlendirmesini yaptı.
Starmer ayrıca, Venezuela'da yaklaşık 500 İngiliz vatandaşı olduğuna değinerek, "Büyükelçilikle birlikte onların iyi şekilde gözetildiğinden, güvenliklerinin sağlandığından ve uygun tavsiyeler aldıklarından emin olmak için çalışıyoruz. Bu nedenle büyükelçilikle bu konuda hızlı şekilde çalışıyoruz." şeklinde konuştu.
DANİMARKA "ULUSLARARASI HUKUKA SAYGI" İSTEDİ
Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen ise "Venezuela’da yakından takip ettiğimiz dramatik bir gelişme yaşanıyor. Gerilimin düşürülmesi ve diyaloğa yeniden dönülmesi gerekiyor. Uluslararası hukuka saygı gösterilmelidir." vurgusunu yaptı.
Belçika Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Maxime Prevot da Venezuela'daki vatandaşların güvenliğinin en büyük öncelikleri olduğunu kaydetti.
Durumu yakından takip ettiklerini bildiren Prevot, Avrupalı müttefiklerle koordinasyon halinde olduklarını ifade etti.
İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de gelişmeleri ve ülkedeki İtalyan vatandaşların durumunu yakından takip ettiklerini dile getirerek, Başbakan Giorgia Meloni'nin durum hakkında sürekli olarak bilgilendirildiğini aktardı.
Slovenya Dışişleri Bakanlığı, ülkenin devlet radyo ve televizyonuna yaptığı açıklamada, Venezuela’daki durumu büyük endişeyle takip ettiklerini belirtti.
Slovenya'nın gerginliğin azaltılması ve uluslararası hukuka saygı gösterilmesi çağrısında bulunduğuna işaret edilen açıklamada, Slovenya'nın Venezuela'daki son seçimlerin sonuçlarını da tanımadığı anımsatıldı.
İSPANYA, ARABULUCULUK YAPMAK İSTİYOR
İspanya, ABD'nin Venezuela'ya askeri saldırısının ardından iki ülke arasındaki krizi sona erdirmek için arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu duyurdu.
İspanya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "İspanya, gerilimin azaltılması, ılımlılığın sağlanması ve her zaman uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın ilkelerine saygı gösterilmesi çağrısında bulunuyor. Bu bağlamda İspanya, mevcut krize barışçıl ve müzakere yoluyla bir çözüm bulunması için arabuluculuk yapmaya hazırdır." ifadeleri kullanıldı.
İspanya'nın Venezuela'daki 28 Temmuz 2024 seçimlerinin sonuçlarını tanımadığı ve Venezuela için demokratik bir çözüm elde etme girişimlerini her zaman desteklediği belirtilen açıklamada, "İspanya, siyasi nedenlerle ülkelerini terk etmek zorunda kalan on binlerce Venezuelalıyı memnuniyetle karşıladığını, karşılamaya devam edeceğini ve ülke için demokratik, müzakere edilmiş ve barışçıl bir çözüm arayışına yardımcı olmaya hazır olduğunu yinelemektedir." denildi.
Diğer yandan İspanya Başbakanı Pedro Sanchez de ABD'nin Venezuela'ya düzenlediği askeri hava saldırısının ardından "gerginliğin azaltılması, uluslararası hukuka ve BM Şartı'nın ilkelerine saygı gösterilmesi" çağrısında bulundu.
Sanchez, ABD merkezli sosyal paylaşım şirketi X'ten yaptığı paylaşımda, "İspanya hükümeti, Venezuela'daki durumu yakından takip etmektedir. Büyükelçiliğimiz ve konsolosluklarımız açık kalmaya devam etmektedir. Herkesi gerginliği azaltmaya ve sorumlu davranmaya çağırıyoruz. Uluslararası hukuka ve BM Şartı'nın ilkelerine saygı gösterilmelidir." ifadelerini kullandı.
İRLANDA: BM ŞARTI'NIN İLKELERİNE TAM SAYGI MUTLAK GEREKLİLİK
İrlanda Dışişleri, Savunma ve Ticaret Bakanı Helen McEntee de Venezuela'da hızla gelişen duruma cevap olarak bu sabah AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kallas ile temas halinde olduğunu belirterek, bölgedeki durum geliştikçe AB’li meslektaşlarıyla yakın temasını sürdüreceğini bildirdi.
Bakan McEntee, şunları kaydetti:
“İrlanda, AB'den ortaklarımızla birlikte uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın ilkelerine tam saygının mutlak gereklilik olduğunu vurguluyor. Başkan Maduro'nun herhangi bir demokratik meşruiyete sahip olmadığı konusunda net olmamıza rağmen Venezuela'da barışçıl ve müzakere edilmiş geçiş çağrısında tutarlı şekilde bulunduk ve bu doğrultudaki tüm uluslararası çabaları destekledik.”
McEntee, bakanlığın sahadaki AB ortaklarıyla koordinasyon içinde konsolosluk durumunu izlediğini bildirdi.
HOLLANDA: GELİŞMELERİ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ
Hollanda'da geçici hükümetin Başbakanı Dick Schoof, ülke hükümetinin ABD’nin Maduro operasyonu ve Venezuela'ya yaptığı saldırılarının ardından Karayipler bölgesindeki gelişmeleri ve Venezuela’daki durumu yakından takip ettiklerini söyledi.
Schoof, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundan, "Bölgedeki güvenlik, Aruba, Curaçao ve Bonaire için büyük önem taşıyor." paylaşımında bulundu.
Hollanda Krallığı'na bağlı olan söz konusu ülkelerin başbakanlarıyla yakın temas halinde olduklarını paylaşan Schoof, “Bu belirsiz dönemde kendilerinin ve adalardaki insanların desteğimize güvenebileceğini ilettim.” ifadelerini kullandı.
Hollanda Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada ise Venezuela’daki Hollanda vatandaşlarının durumlarının iyi olup olmadığını aileleri ve arkadaşlarıyla paylaşmaları çağrısında bulunuldu.
Açıklamada, yardıma ihtiyaç duyan Hollanda vatandaşlarının seyahat organizasyonlarıyla ya da bakanlıkla iletişime geçmeleri tavsiye edilirken, 18 Temmuz'dan bu yana ülkenin tamamı için kırmızı seyahat uyarısının geçerli olduğu kaydedildi.
Hollanda'da geçici hükümetin Dışişleri Bakanı David van Weel de "Caracas’taki durum henüz net değil. Gelişmeleri yakından takip ediyoruz ve Venezuela’daki büyükelçiliğimiz, Savunma Bakanlığı ve ülke yetkilileriyle temas halindeyiz. Önceliğimiz, Venezuela’daki Hollandalıların ve Hollanda Krallığı’nın güvenliğidir." paylaşımında bulundu.
KOSOVA'DAN ABD'YE DESTEK AÇIKLAMASI
Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani de ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Trump'a desteklerini iletti.
Trump'ın Venezuela halkının yanında olduğunu aktaran Osmani, ülkesinin ABD'nin "kararlılığının" etkisini anladığını kaydetti.
İSVİÇRE
İsviçre Dışişleri Bakanlığı, konuya ilişkin ABD merkezli X platformundaki hesabından paylaşımda bulundu.
Paylaşımda, "(Venezuela ile ABD arasında) İsviçre, gerilimin azaltılması, itidal ve uluslararası hukuka saygı gösterilmesi çağrısında bulunuyor. Bu kapsamda güç kullanımının yasaklanması ve toprak bütünlüğüne saygı ilkesine uyulması gerekiyor." ifadesi yer aldı.
Yaşanan durumun sahadaki büyükelçilik personelleri tarafından yakından takip edildiğine işaret eden paylaşımda, yaşananlardan şu ana kadar hiçbir İsviçre vatandaşının etkilenmediğine değinildi.
ÇEKYA
Çekya Dışişleri Bakanı Petr Macinka, yaptığı yazılı açıklamada, Venezuela'daki durumu yakından takip ettiklerini bildirdi.
Macinka, "ABD, Başkan Trump aracılığıyla Maduro'nun gayrimeşru rejiminin eylemleri nedeniyle gerginliğin tırmanabileceği konusunda defalarca uyarıda bulunmuştur. Şu anda durumu sakinleştirmek ve Venezuela muhalefetinin de katılımıyla diplomatik müzakereler başlatmanın önemli olduğunu düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.
AVUSTURYA
Avusturya Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger, X'teki hesabından yaptığı açıklamada, gerilimin artmasını önlemek ve uluslararası hukuku korumak gerektiğini belirterek, tüm tarafları itidal göstermeye çağırdı.
Meinl-Reisinger, Avusturya'nın AB ortaklarıyla BM Şartı temelinde Venezuela'da barışçıl ve demokratik bir çözüm için çalışmaya devam edeceğini kaydetti.
Güncellenme Tarihi : 3.1.2026 22:20