Ekonomi
  • 22.5.2002 01:19

ZORLU ZORU BAŞARDI, KRİZDE 3 BİN İŞÇİ ALDI

KAYNAK : Haber Vitrini Zorlu Holding, birçok grubun aksine 2001'de frene basmadı. Yüzde 100 kapasiteyle çalıştı. 2000'de 14 bin olan çalışan sayısını 17 bine çıkardı. Dünya televizyon üretiminde yüzde 5.5'lik paya ulaştı. Zorlu Holding, birçok grubun aksine kriz yılı 2001'de frene basmadı. Yurtiçi ve yurtdışında yatırım yapmaya devam etti. Yüzde 100 kapasiteyle üretim yapmayı sürdürdü. 2000 yılında 14 bin olan çalışan sayısını 2001'de 17 bine çıkardı. Dünya televizyon üretiminde yüzde 5.5'lik önemli bir paya ulaştı. Bu yıl 200 milyon dolarlık yatırım planı var. Kriz ortamında bu parlak tablonun nasıl oluştuğunu ve bundan sonraki hedeflerini Zorlu Holding'in patronu Ahmet Nazif Zorlu ile konuştuk. Zorlu, 50 yıllık bir geçmişleri olduğunu, birikimlerini iyi kullandıklarını ve her iş alanına 'balıklama' atlamadıklarını, bu sayede krize rağmen büyüdüklerini anlattı. Zorlu, bundan sonra da yeni iş alanlarına girmeyi düşünmediklerini, var oldukları alanlarda daha ileriye gitmek için çaba harcadıklarını kaydetti. İşte Zorlu'dan star'a özel açıklamalar: -Dünya televizyon üretiminin yüzde 5.5'ini yapan bir şirketin patronusunuz. Bu noktaya gelmek kadar bu noktada durabilmek önemli. Bu oranı artırabilmek için neler yapacaksınız? Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır. Biz 8 sene önce 1 milyon adet televizyon üreteceğiz dediğimizde bize şaşı gözle baktılar. Ama biz bugün dünyadaki televizyon üretiminin yüzde 5.5'ini üretiyoruz. Ürettiğimizin yüzde 95'ini de ihraç ediyoruz. Bunu da Türk işçisi, Türk mühendisi gerçekleştirdi. Demek ki Türkiye'de çok şey yapılabilir. Bunun ispatı biziz. Bundan sonra da iyi şeyler yapacağız. -Dünya pazarında yüzde 5.5 pazar payı kaç tane televizyona denk geliyor? Dünyada 110 milyon adet televizyon üretiliyor. Bunun yüzde 5.5'ini biz üretiyoruz. Yani 6 milyondan fazla televizyon üretiyoruz. -Bu noktaya gelebilmek için ne kadar yatırım yaptınız? 6 yıl içinde Vestel'e 200 milyon dolarlık yatırım yaptık. Ama Ar-Ge'yi dahil ederseniz bu miktar artar. Sene de 30-40 milyon dolarlık Ar-Ge yatırımı yapacağız. -Arçelik gibi ciddi rakipleriniz var. Arçelik iki Avrupalı şirket aldı. Rakiplerinizin atağa kalkması sizi endişelendiriyor mu? Siz şirket alacak mısınız? Herkes kulvara girdiğinde kazanmak için koşar. Her kurumun kendi politikaları vardır. Rakibim şöyle yapıyor, ben böyle yaparım diye bir tartışmaya girmem. Biz kendi işimize bakıyoruz. Marka alma girişimlerimiz var ama yabancı marka aldım diyerek bu işler yürümez. Stratejiyi belirlemek lazım. Vestel stratejisini belirlemiştir. -Üretim yapmak amacıyla Avrupa'da şirket almayı düşünüyor musunuz? Kendi ülkemizde yatırım yapmayı tercih ediyoruz. Marka satın alınabilir. Bu girişimlerimiz de var. Önümüze gelen fırsatı tepmeyiz ama akılcı bir yolla ve iyi bir stratejiyle yaparız. Beyaz eşya üretimini artırmak için 70 milyon dolarlık bir yatırımı başlattık. Çamaşır makinesi ve buzdolabında kapasiteyi 750 binden 1 milyon 200 bine çıkaracağız. -İç pazarda televizyon ve beyaz eşyadaki payınız nedir? Televizyondaki payımız yüzde 30'un üzerinde. Beyaz eşyada da hedefimiz yüzde 25'ler. Şu anda yüzde 15 ama hedefimize ulaşacağız. Ama krizin de etkilerini unutmamak lazım. İç pazarda daralma olunca ihracata ağırlık verdik. Geçen yıl Türkiye'de birçok firma kapandı ama biz yüzde 100 kapasiteyle çalıştık, ilave yatırımlar yaptık, kapasitemizi arttırdık. 2000'de 14 bin olan çalışan sayımız 2001'de 17 bin kişiye çıktı. Geçen yıl Zorlu Grubu'nun ihracatı 950 milyon dolardı. 2002 hedefimiz 1 milyar 200 milyon dolar... -İç pazarla birlikte ciro hedefiniz nedir? 2 milyar dolar. Sağlıklı yapımızın, yeniliklere açık olmamızın ve Ar-Ge'ye verdiğimiz önemin meyvalarını alıyoruz. -Peki beyaz eşya sektörüne adım atarken bu kadar büyüyeceğinizi düşünüyor muydunuz? Hedef koymazsanız bir yere varamazsınız. Ben hep hedeflerimi büyük koydum. Çünkü dünyada öyle acımasız bir rekabet var. Rakiplerini yakından takip edeceksin. Rakibin 100 kilo, sen 60 kiloysan karşısına çıktığında seni yere serer. Dünyada rakiplerinle mücadele etmek için kuvvetli yanlarını, zayıf noktalarını iyi bileceksin, ona göre kokuyu alıp pazara gireceksin. Biz 107 ülkeye ihracat yapıyoruz. Biz gelişmiş ülkelere mal satıyoruz. Bunu yaptıktan sonra gelişmemiş ülkelere çok daha rahat mal satarsın. Bizim rekabet gücümüz var. İstediğimiz yere gireriz. -Yatırımlarınızı nasıl finanse ediyorsunuz? 2002'de tekstil, elektronik, beyaz eşya, enerjide 200 milyon dolarlık yatırım planımız var. Türkiye'de birçok kimse yatırım yapmazken biz yatırımlarımıza devam ediyoruz. Çünkü bisikletin üzerindesin, durursan düşersin... Yatırımlarımızın yüzde 85'ini 10-11 sene vadeyle, cüzi faizlerle yurtdışı kaynaklarla finanse ediyoruz. Zorlu Holding garantisiyle, kendi imzamızla bu kredileri alıyoruz. Enerjide 11.1 yıl vadeli 50 milyon dolar kredi aldık. Tekstilde 9 sene vadeli 100 milyon Euro kredi aldık. -Peki girmeyi düşündüğünüz yeni iş alanları var mı? Hayır. Tekstil, elektronik, beyaz eşya ve enejide varız. Bir de Denizbankımız var. Bankamız da krize rağmen büyüdü. 50 şubesi vardı. 2002 başında 120 şubeye ulaştık. Elimizdeki işleri büyütmek istiyoruz. Çok dağılmak akılcı değil. -Herkes ihracattan dertli, siz değilsiniz. Herkes kapasite azaltmaktan dertli, siz değilsiniz. Yatırım yapan yok denecek kadar az, siz yatırım yapıyorsunuz. Bankacılık sistemi tıkanmış durumda siz büyüdüğünüzü söylüyorsunuz. Bunları nasıl yapıyorsunuz? Bizim grubumuzun 50 senelik bir mazisi var. Biz saman alevi değiliz. Birikimlerimizi akılcı kullanıyoruz. Biraz önce 'Başka alanlara girecek misiniz' dediniz. Bana çok teklif geliyor. 50-60 milyonluk fabrikaya 5 milyon dolar istiyorlar. Ama orayı ucuz alacağım diye balıklama atlamam. Çünkü yapabileceğin, kontrol edebileceğin işe gireceksin. Biz akılcı, derli toplu ve sağlam davranarak bu hale geldik. Bundan sonra da böyle devam edeceğiz. 'DENİZBANK'IN DEVLET DESTEĞİNE iHTiYACI YOK' -Bankacılık sistemi çok sıkıntılı. Haziran'da sektörün fotoğrafı ortaya çıkacak. Denizbank'ta durum nasıl? Biz şirketlerimize destek olsun diye banka almadık. Biz tersini yaptık. Bizim bu kadar ihracatımız, ciromuz var. Bunun birazını bankaya destek çıkarsak bir kurum daha yaşatırız dedik ve onu yaptık. Bankamızdan hiç nakit para kullanmadık. -Devletin zordaki bankalara ortaklığı söz konusu... Bizim öyle bir şeye ihtiyacımız yok. Bankanın rasyosu fazlasıyla, üç misliyle tutuyor. Yani Denizbank'ın devlet desteğine ihtiyacı yok. STAR Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 16:55

İLGİLİ HABERLER