Dünya
  • 6.3.2010 03:06

24 NİSAN'A KADAR RAFA KALDIRILDI!..

Soykırımı tasarısını komitede kabul eden ABD, Türkiye ile Ermenistan Protokolleri’ne darbe vurdu. Anlaşma 24 Nisan'a kadar rafa kaldırıldı.BASKI iLE KARAR ALMAYIZ

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu'nda kabul edilerek Genel Kurul'a sevk edilen sözde Ermeni soykırımı tasarısına tepkiler giderek artıyor. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu 'Türkiye baskıyla karar almaz, artık her bahar aynı sorunu yaşamak istemiyoruz' dedi.

SÜREÇ DURMA RiSKi ALDI

Davutoğlu, iki ülke arasında ortak tarihi çalışma yapılması çağrısını yineledi. “Alınan karar, protokollerle başlayan süreci durdurma riskini beraberinde getirmiştir” dedi. Siyasi çevrelerde, protokollerin 24 Nisan'a kadar buzdolabına kaldırılması kararı ağırlık kazandı.

Amerikan Dış İlişkilier Komisyonu'nda kabul edilerek Genel Kurul'a sevk edilen sözde Ermeni Soykırımı tasarısı hakkında Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu bir açıklama yaptı. Davutoğlu “Türkiye baskıyla karar almaz, her bahar aynı sorunu yaşamak istemiyoruz” dedi.

GELİN YÜZ YÜZE KONUŞALIM

İki ülke arasında ortak tarih çalışması yapılması çağrısını yineleyen Davutoğlu, parlamentolar üzerinden tarihi yargılamak yerine yüz yüze konuşma, arşivleri paylaşma çağrısında bulundu. Davutoğlu, “Gelin 10 asırlık tarihimizin 9,5 asrını nasıl birlikte yaşadığımızı da birlikte konuşalım. Torunlarımıza, gelecek nesillerimize güzel bir örnek oluşturalım” ifadesini kullandı.

İYİ NİYETLERİNDEN ŞÜPHELİYİZ

Davutoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Hiçbir şartta Türkiye baskı altında karar almayacaktır. Bunun herkes tarafından bilinmesi büyük bir önem taşıyor. Biz Ermenistan ile protokolleri imzalarken bu perspektifle imzaladık. Bütün bu çabalarımıza rağmen hâlâ parlamentolar üzerinden bu kararlar çıkarılıyorsa biz tarafların iyi niyetinden şüpheye kapılırız.”

SÜREÇ YAVAŞLAMAZ DURUR

Davutoğlu, Türkiye-Ermenistan arasındaki protokollerin bundan sonraki süreçte nasıl bir takvimde ele alınacağı sorusu üzerine, “Karar, bu süreci yavaşlatma değil, durdurma riskini de beraberinde getirmiştir. Bu kararlarla hiçbir yol alamayız. Bunu da herkesin bilmesi lazım” dedi.

ASKERLER ÇEKİLECEK Mİ?

Davutoğlu'na basın toplantısında bir gazeteci, “Tasarı onaylanırsa ABD ile ilişkilerde ihalelerin iptal edilebileceği söyleniyordu. Bu bağlamda önümüzdeki dönemde İncirlik ve Afganistan’dan asker çekilmesi gibi konular gündeme gelir mi” sorusunu yöneltti. Davutoğlu ise bu soruya “hayır” demedi ve şu yanıtı verdi: “Sayın Başbakanımızla, Bakanlar Kurulu'nda konuşacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın görüşlerini alacağız. Gerekli görüldüğü durumlarda TBMM'de temsil edilen muhalefet partilerimizle de gerekirse temas kurarız. Bu bir kere bizim için milli bir onur meselesidir. Bu konularda görüş farklılıklarını bir kenara bırakarak ortak bir tutum sergilememiz tabidir. Bunları değerlendireceğiz. Bunlar aşamalı olarak düşünülecek adımlardır. Kamuoyunda şu anda konuşulan spesifik adımları erken tartışmalar olarak değerlendiriyorum.

KARAR ‘GAYRi CiDDi’, OYLAMA ‘KOMEDi’ -HABER ANALİZ- Adem Yavuz ARSLAN

Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili tasarının ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nde kabul edilmesine Ankara'nın tepkisi sert oldu. Öyle ki karar açıklandıktan saniyeler sonra Washington Büyükelçisi Namık Tan istişarelerde bulunmak üzere geri çağrıldı. Bakan Ahmet Davutoğlu sert bir uyarıyla ' Türkiye baskıyla karar almaz' dedi. Dışişleri oylama başladığı andan itibaren toplantı halindeydi. Gelişmelere göre alternatif senaryolar masaya yatırıldı. Devletin zirvesinde koordine kuruldu.

PROTOKOL BUZDOLABINDA

Konuştuğumuz diplomatik kaynaklarda ABD yönetimine tepki var. Tarihi bir konunun siyasi kurumlar tarafından ele alınıyor olmasına anlam verilemiyor. Bu yüzden de kararı 'gayri ciddi', oylama sürecini ise 'komedi' olarak tanımlıyor Türk diplomatlar. Tepkiler de doğrudan ABD Büyükelçisi Jeffrey'e iletildi. Tasarının özünün yanlışlığı ve en önemlisi Ermenistan ile normalleşmeyi olumsuz etkileyeceği aktarıldı. Ankara, bu kararla Ermenistan ile ilişkilerin büyük zarar göreceğini en üst düzeyde Amerika'ya iletti. Bakanlık kaynakları oylamanın bu şekilde çıkmasını ABD içindeki iç politik dengelerin sonucu olduğu görüşünde.

Obama'nın ve Yahudi lobilerinin isteksizliği de önemli bir ayrıntı. Cumhurbaşkanı Gül'ün müdahalesine rağmen Obama'nın devreye geç girdiği ifade ediliyor. Hatta bu kararı çıkartarak Türkiye'nin en kısa sürede protokolleri meclisten geçirmesi için baskı yapılmak istendiği yorumu var. Fakat diplomatlar bu şekilde bir baskının sonuç vermeyeceğini belirtirken Bakan Davutoğlu ' Biz baskıyla karar almayız' diyor. Hatta şunu da söylemek mümkün, bu karardan sonra Türkiye, 24 Nisan'a kadar Ermenistan protokollerini buzdolabına kaldırdı.

Şu anda cevabı aranan sorulardan birisi de şu: Amerika'ya ne tür yaptırımlar uygulanacak? Açıkçası bu konuda ihtimaller sıralanıyor ama somut bir ifade kullanılmıyor. Çünkü Türkiye konunun Temsilciler Meclisi'ne gelmeyeceğine inanıyor. Hem Dışişlerinin girişimleri hem de Başbakan'ın Amerika'ya nisan başında yapacağı ziyaretle konunun gündemden düşürülmesi planlanıyor. Ama bu sabah Ankara'ya gelecek olan Washington Büyükelçisi Namık Tan ile birkaç gün sürecek istişare toplantıları yapılacak. Yaptırımlar konusunda yelpaze geniş. Afganistan'daki ortak operasyonlardan ticari ilişkilere kadar seçenekler masada. Ama diplomatik kaynaklar buna ihtiyaç olmayacağı görüşünde.

Peki tasarı Temsilciler Meclisi'nden geçerse Türkiye yapar? Kötümser senaryo nedir? Dışişleri kaynakları bu seçeneği gündeme getirmek istemiyor. Kararın 'kartopu etkisi' yapacağı endişesi var. Başka ülkelerin soykırımı yönünde karar çıkartmış olmalarıyla Amerika'nın böyle bir karara imza atmasının çok farklı olduğunu belirten diplomatlar bu aşamadan sonra hukuk yolunun devreye girebileceğini, toprak-tazminat davalarıyla karşılaşılabileceğini söylüyor.

İSTİHBARİ DESTEK

Bu arada Dışişleri ile ilgili son not PKK operasyonuyla ilgili. Bakan Davutoğlu operasyondan memnun. Fakat bu aşamaya gelmeden perde arkasında yoğun bir trafik sürdüğünü söylüyor. Bakanlık kaynakları ise operasyonun istihbari desteğini Türkiye'nin verdiğini ama uygulamaya katılmadıklarını belirtiyorlar. Yani örgüte yakın kaynakların 'Türkçe konuşan polisler' iddiası doğru değil. Aynı zamanda çok güçlü bir istihbari destek verildiğini hatırlatarak 'bu operasyonlar tüm ülkelerde sürecek' mesajı da veriliyor.

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 09:55

İLGİLİ HABERLER