Gündem
  • 16.12.2002 10:02

'AĞAR EŞİTTİR DEVLET' DENİLİRSE MUTLU OLURUM

KAYNAK : Haber Vitrini Susurluk skandalının ardından Tansu Çiller'le yollarını ayıran Mehmet Ağar, önceki gün DYP'ye genel başkan seçildi. Böylece, Çiller'den sonra parti yeni bir döneme girmiş oldu. Hürriyet Gazetesi yazarlarından Ayşe Arman'ın, 13 Şubat 2000’de Ağar'la yaptığı şöyleşide Mehmet Ağar şunları söylemişti. Bu söyleşiden bazı bölümler: Derin devlet eşittir Mehmet Ağar deniyor. Siz ne diyorsunuz? Mehmet Ağar eşittir devlet, denirse daha mutlu olurum diyorum. Derin devlet diye bir kavram yok yani, uyduruldu! Böyle bir yakıştırma oldu. Güçlü bir devletin var olduğunu insanlara hissettirmek için böyle bir kavram oturtuldu. Olmalı da belki. Belki değil, derin devlet olmalı. Nedir derin devlet? Operasyon gücü olan devlet. Kalıcı bir devlet. Özellikle de güvenlik konularında. Dolayısıyla bu yakıştırma çok da rahatsız etmiyor beni. ‘‘Her şeyi devletin bilgisi dahilinde yaptım. Benim amirlerim var’’ diyorsunuz. Kim o amirler? O amirler soyut anlamdadır. Türkiye Cumhuriyeti, 75 yıllık bir devlet. Sonsuza kadar bu coğrafyada kalıcı olabilmesi meselesi var. Genç bir devlet. Ve bu devletin varlığını tehlikeye düşürecek hareketlere karşı bir refleksi olmalıdır. Bu refleksin içerisinde bazı insanlara görevler düşer. Kimileri bu görevleri alır. Abdullah Çatlı gibi mi? Daha birçok insan var. Biz öne çıkmış gibi görünüyoruz. Oysa, çok üstümüzde büyük görevler yapmış insanlar var. Burada şu karıştırıldı: Böylesine önemli mücadelelerde, büyük streslerde, hata yapanlar, kişisel çıkar sağlama çabası içine girenler olabilir. Sorunun altından kalkarken, evet, birtakım arızalar olmuştur. Yine de Türkiye'de bu asgaridedir. Halen bu görüşü savunan, hizmet vermeye devam eden çok sayıda insan var (...) DEVLETTE İLLEGALİTE VAR Dünyanın her yerinde devletin içinde derin devlet diye kavram olduğunu söylüyorsunuz değil mi? Yani illegal yollardan bir takım işler hallediliyor. Zaten devlet hizmetinin içinde illegalite var. Nedir mesela? İstihbarat. İstihbarat kuruluşlarının şeffaflığı düşünülebilir mi? Devlet, kendi güvenliğine yönelen tehditleri neyle bertaraf edecek? İllegalite olacaktır. Ayrıca Türk insanının şuuraltında bir emperyal gelenek var, imparatorluk tarihli bir ülkenin vatandaşları, devletinin güçlü olmasını isterler. Kudretli ve kuvvetli olmasını. Başına bir bela geldiği zaman, devlet onu mutlaka defedecektir... Öyle ya da böyle. Elbette. Aslında siz sürekli aynı şeyleri söylüyorsunuz. Demek istiyorsunuz ki, bazıları Çatlı gibi adamlara katil derken, bazıları demiyor. Bakış açısına göre değişiyor. Öyle mi? Buna benzer çok örnek var. Evet, topluma takdim şekline bağlı. Türkiye'de hiç ortaya çıkmamış, bu işlerde büyük hizmetler yapmış nice insan var. Önemli olan deşifre olmadan bu işleri yapabilmek. Deşifre olmayanlar ‘işe’ devam ediyor Sır küpü müsünüz? Neden çıkıp da, her şeyin sorumluğunu nasıl bana yüklersiniz demediniz? Ne ‘‘Üstüm istediği için böyle yaptım’’, ne de ‘‘Ben demediğim halde altım böyle yaptı’’ dedim. Demem. Sorumluluktan korkacak bir şey yok. Bu işler devlet işleri. Benim ölçülerime göre, şan, şöhret, şeref kazanmak için yapılan işler. Para? Yok canım. Öyle düşünenler siyaseti bu çürümüş duruma getirenler. Kimi için para getirisi vardır, kimi için de şan, şöhret, şeref. Türkiye'de bugün birçok rahatlık sağlanmışsa, işte bu çekilen emeklerin eseridir. Hepsinin mimarı benim diyecek halim yok. Deşifre olmayan kahramanlar var onlar işlerine devam ediyor. Edecekler de. İşlerine devam edecekler ne demek? Türkiye ne zaman bir tehlikeyle karşılaşırsa hizmete devam edecekler. (hürriyet) Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 18:55

İLGİLİ HABERLER