Antalya’da ‘rüşvet’ davasında ara karar açıklandı
Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturma davasında ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek'in tutukluluklarının devamına, eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan ile iş insanları Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya'nın adli kontrol şartıyla tahliye edilmelerine karar verdi. Öte yandan duruşmada Finike dövizin kurucusu ve büro yetkilisi konuştu. İşte dikkat çeken ifadeler…
Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik ‘rüşvet’ ve ‘yolsuzluk’ soruşturması kapsamında açılan davada üçüncü duruşması Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de aralarında bulunduğu 5’i tutuklu toplam 41 sanığın yargılaması sürerken, Finike dövizin kurucusu Tacir A.Y., ve Finike Döviz Bürosu yetkilisi sanık M.A konuştu.
MÜTALAA AÇIKLANDI
Davanın üçüncü duruşmasında Cumhuriyet savcısı mütalaasını açıkladı. Savcı, bir tutuksuz sanık hakkında suç duyurusunda bulunulmasını, tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamını ve tutuksuz sanıklardan K.A.'nın tutuklanmasını talep etti.
Mütalaada hakkında yakalama kararı bulunan N.E. ve O.M. adlı şahısların akıbetinin sorulması istendi. Savcı, ayrıca tutuksuz sanık T.K. hakkında bu aşamaya kadar alınan beyanların niteliğine göre iftira ve yalan suçları yönünden Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.
“GELMEDEN ÖNCE HASTANEYE KALDIRILDIM”
Mütalaaya karşı savunma yapan Muhittin Böcek, 9 aydır tutuklu olduğunu belirterek, "Çok rahatsızım. Rahatsızlıklarım için 22 ilaç kullanıyorum. Gelmeden önce hastaneye kaldırıldım. En ağır uyku getiren ilaçlar kullanıyorum. Suç işlemedim. 6 dönem belediye başkanlığı yaptım. Kamuyu zarara uğratmadım. Tahliyemi istiyorum." dedi.
Tutuklu sanık Mustafa Gökhan Böcek de aylardır tutuklu olduğunu, bu süreçte oğlunun hem annesiz hem de babasız kaldığını söyledi.
Yurt dışındayken kendisinin gelip teslim olduğunu belirten Böcek, "Kaçma şüphem yok, delil karartma şüphem yok. Çünkü suçsuzum. Muhittin Böcek'in oğlu olduğum için yargılanıyorum. Başka birinin oğlu olsaydım yargılanmazdım. Siyasetçi oğlu olarak yargılanıyorum. Ev hapsi veya adli kontrol hükümlerinin uygulanmasını talep ediyorum." diye konuştu.
Tutuklu sanıklar Fazlı Ateş, İlker Arslan ve Mehmet Okan Kaya da tahliye ve beraatlerini talep etti.
Savunmaların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan İlker Arslan, Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya'nın adli kontrol kararıyla tahliyesine, diğer sanıklar Muhittin Böcek ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek'in tutukluluklarının devamına karar verdi.
Tutuksuz sanık T.K. hakkında iftira ve yalan beyanda bulunma suçundan suç duyurusunda bulunulması ve tutuksuz sanık K.A'nin tutuklanması taleplerini reddeden heyet, duruşmayı 4 Mayıs'a erteledi.

“TANIŞIKLIĞIM VAR, SAMİMİYETİM YOK”
Finike dövizin kurucusu olduğunu, 15 yıl önce yönetim kurulundan ayrıldığını belirten Tacir A.Y., şunları söyledi:
Muhittin Böcek başkanı uzun yıllardır tanırım, oğlunu da lise çağlarından tanırım. Tanışıklığım vardır ama samimiyetim yok. Zeynep hanımın öz babasını gençlik yıllarından tanırım. Zeynep hanım ve Zuhal hanımı ilk kez burada gördüm. Bana isnat edilen suçların hiçbirini kabul etmiyorum.

“MUHİTTİN BAŞKAN ARADI”
Tacir A.Y., reklam firması ödemlerine ilişkin şunları anlattı:
Reklam firmasına yapılan ödeme, sadece seçimlerde yapılır, seçimlerde genelde HDP dışında tüm siyasi partilere yapabildiğim ölçüde destekte bulunurum. Seçim yardımıdır herhangi bir zorlama olmadı, ricada bulunuldu, ben de yardım ettim Muhittin başkan aradı, "Çorbada tuzun bulunsun" dedi, bundan ibarettir Gökhan böceğin bizzat benden gelip yardım istediğini sanmıyorum, Muhittin başkan vasıtasıyla yardımda bulunmuşumdur ancak. Hiçbir zorlama yok, mağduriyetim ya da beklentim yoktur, her siyasiye yardım ederiz.
“ TALİMAT VERDİĞİM DOĞRU DEĞİL”
Tacir A.Y. Gökhan Böcek’in kurucusu olduğu döviz bürosunda gerçekleştirdiği işlemlere dair şunları söyledi:
Avukatlarımı ararım, x kişiye yardımcı olun, beni mahcup etmeyin derim. Gökhan beyin beni aradığını sanmıyorum, ne işleri varsa beni tanıdıkları için döviz bürosuna gidip işlerini görebilirler. Bu süreçlerden önce de bu süreçte de büyükşehir belediyesinin işlerimde zorluk çıkardığı kanuna göre iş yaptıkları için doğrudur. B.Ç. ve M.Y.’yi tanımam, telefonları da yoktur, talimat verdiğim bilgisi doğru değildir. Finike dövizin yıllık bilançosu 1 milyar doların üzerindedir. S.E. ile gözaltında tanıştım, irtibatım yoktur. Türkiye’de Kapalıçarşı başta olmak üzere birçok kuyumcu ve döviz bürosunun altın işi yaptığı söylenir ama Finike Döviz çok kurumsal bir yerdir, altın işi yaptıklarını sanmıyorum. Bırakın kara parayı kayıt dışı bir işe tenezzül etmemiş bir kurumuz.

"BİZ KULLANILMIŞIZ"
"Antalya’nın önde gelen firmalarındanız, işlem hacmimiz baya yüksektir. Bu olaydan anlaşılıyor ki, biz kullanılmışız” diye belirten Tacir E.A., Finike Döviz’de gerçekleşen para transferleri eylemine yönelik şu savunmayı yaptı:
B.Ç. bizden döviz almak için Gökhan Böcek ile geldi, bizim hesabımızda işlem yapmak istediklerini söyledi. İmzaları aldık, paraları teslim ettik. Gökhan, M.Y.’nin Antalya’da iş yapacağını söyledi ve parayı verdik, gönderdik. M.Y.’yi ilk kez gördüğüm için daha sonra biz bu işlemi MASAK a bildirdik. Bu işlemin şüpheli olduğunu bilme şansımız yok, bu olaydan 15-20 gün sonra Gökhan Böcek eşinin döviz işlemi olacağını söyledi. Bankada o kadar müsaitliğimiz yoktu, 70 milyon TL‘lik işlemdi, döviz S.E.’nin iş yerine götürüldü, parayı Zeynep Kerimoğlu’nun hesabına ilettik. Bizim elemanlar ya da S.E.’nin elemanları göndermiş olabilir, hatırlamıyorum.
“GÖKHAN BÖCEK GETİRDİĞİ İÇİN GÜVENDİK”
Tutuksuz yargılanan Finike Döviz Bürosu yetkilisi sanık M.A. ise “Suçlamaları kabul etmiyorum. M.Y. ve B.Ç. isimli kişileri ilk kez gördük. Para banka üzerinden geldi. Bu paranın suç ya da rüşvet parası olduğunu bilmiyorduk. Şehrimizin belediye başkanının oğlu Gökhan Böcek, M.Y. ve B.Ç.’yi getirdi. M.Y., 80 milyon liralık döviz alımı istedi. Yatırım yapmak için Antalya’ya gelen bir iş adamı zannettik. Gökhan Böcek getirdiği için de güvendik. Biz bu işlemleri M.Y.’ye yaptık ve parasını teslim ettik. Halen bu paranın rüşvet parası olduğunu idrak edemiyorum, nasıl bir para kazanılsın ki bu para rüşvet parası olarak verilsin. Zeynep Kerimoğlu bizden altın faturası istemedi, dövizi banka hesabına istedi. Paradan şüphede duymadık” dedi.

“KARA PARA OLDUĞUNU DÜŞÜNMEDİK”
M.Y. adlı şahsın parayı Gökhan Böcek’in hesabına aktarılmasını istediğini öne süren M.A. şöyle konuştu:
M.Y.’nin ortağı olarak Gökhan Böcek’le iş yerimize gelen B.Ç., 55 milyonluk döviz alacağını söyledi, yardım edebileceğimizi söyledik. 1 gün sonra hesabımıza para gönderdi, ‘Ben gelemiyorum, Gökhan’a verir misin’ dedi. Gökhan, iş yerine korumasıyla gelip parayı alarak gitti, 1 gün sonra Gökhan bey ve O.M iş yerimize geldi, 600 bin Euro döviz var, ev almak istiyoruz, yurt dışından getirirken beyan etmedikleri için altın olarak hesabına yatırılmasını istediler. Kara para olduğunu düşünmeden K.A.’yı arayarak, ‘Bu işi yapabilir misin’ dedik, K.A. ‘Yapabilirim’ dedi. Parayı kendisine attık, o da onların hesabına altın bozdurma işlemi olarak gönderdi. Biz tüm işlemleri belediye başkanının oğlu ve ailesi olduğu için güven duygusuyla yaptık. Bu yüksek miktardaki tüm işlemleri MASAK’a zaten şüpheli olarak bildirdik. Biz kullanılmış bir esnafmışız.
Güncellenme Tarihi : 18.3.2026 20:14