Unakıtan, ''2003 Yılı Bütçe Gerçekleşmeleri, 2004 Yılı Hedefleri ve Ek Kaynak İhtiyaçları'' konulu toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlarken, bir gazetecinin, Uzan Grubu şirketlerin yönetimine el konulduğunu anımsatarak, başka şirketlere el konulup konulmayacağını sorması üzerine şunları söyledi:
''Ben daha önce de söyledim. Biz kanunları spor olsun diye çıkarmıyoruz. Biz kanunları uygulamak için çıkarıyoruz. Herkes o kanunlara uymak mecburiyetinde. O kanunlar ne gerekiyorsa o yapılacak. Batık bankalarla ilgili müessese TMSF'dir. İlgililer TMSF ile anlaşmak mecburiyetinde. Aksi takdirde, kanun hükümlerini aynen herkese uygularız.'' Toplantıda dinleyicilerin de sorularını yanıtlayan Unakıtan, özelleştirmeye ilişkin bir soru üzerine, özelleştirmeyi yapma mecburiyetleri bulunduğunu, ancak bunda geç kalındığını ifade ederek, ''Özelleştirme İdaresi'nin tepesinde tuz dövüyorum. O biçim, gece yarılarına kadar çalışıyorlar. Ben de sürekli kontrol ediyorum'' dedi.
Özelleştirilecek kuruluşların yok pahasına satılamayacağını belirten Kemal Unakıtan, özelleştirmeden gelecek paranın bütçeye konulmayacağını, borç ödemede kullanılacağını söyledi.
2003 yılından bugüne kadar 2 milyar 300 milyon dolarlık özelleştirme yapıldığını belirten Unakıtan, 1 milyar 300 milyon dolara satılan Tüpraş için temettü ve nakit farkı gibi ilavelerle 1.5 milyar dolar civarında para alınacağını kaydetti.
''NE BANKA BIRAKACAĞIZ NE FABRİKA...''
Özelleştirmeye bundan sonra da aynı kuvvetli iradeyle devam edeceklerini vurgulayan Unakıtan, ''Nereye kadar? Devleti ekonomik faaliyetlerden arındırıncaya kadar. Ne banka bırakacağız, ne fabrika, ne enerji dağıtımı... Hepsini özelleştireceğiz'' diye konuştu.
Maliye Bakanı Unakıtan, bir öğretim üyesinin üniversitelerin bilimsel araştırma fonlarından para alınmaya devam edilip edilmeyeceği yönündeki sorusuna, ''Aldığımız paralarla ilgili (bundan sonra vermeyeceğiz) diye bir şey söz konusu değil. Araştırmayla ilgili bize gelen proje paralarını geri vereceğiz. Destek için de ARGE çalışmalarıyla ilgili vergi teşvikleri getiriyoruz'' yanıtını verdi.
''TEFE'DE TEK HANELİ RAKAMA KAVUŞULACAK''
Kemal Unakıtan, toplantıda yaptığı konuşmada ise bütçede mali disipline riayet etmenin kriterinin faiz dışı fazla vermek olduğuna işaret ederek, toplumda ''IMF istediği için bu yapılıyor'' şeklinde yanlış bir algılama olduğunu, faiz dışı fazla hedefinin tutturulması çabalarının IMF istediği için değil Türkiye'nin düzelmesi için yapıldığını söyledi. Unakıtan, ''Kendi evimizi biz düzenleyeceğiz. Başkası gelip bizim evimizi düzenlemez'' dedi.
Enflasyon ve faiz oranlarındaki düşüşe işaret eden Unakıtan, bu ay veya önümüzdeki ay TEFE'de artık Türkiye'nin özlediği, rüyası olan tek haneli rakama kavuşulacağını ifade etti.
Sağlıklı ekonomi için enflasyondaki düşüşle birlikte büyümenin de şart olduğuna dikkat çeken Unakıtan, TEFE ve TÜFE'de Batı ülkelerindeki gibi yüzde 2-3'lere ulaşılması, bu yüzden mali disiplinden asla vazgeçilmemesi gerektiğini söyledi. Unakıtan, ''IMF gelmiş, gitmiş, artık bunlar çok önemli değil. TEFE ve TÜFE'deki hedeflere varmamız için mali disiplini bırakmamamız lazım. Hatta o hedefe vardıktan sonra da devem etmemiz lazım'' diye konuştu.
''HIYAR HIYARLIĞINI GÖSTERDİ''
Fiyat artışlarına da değinen Unakıtan, ''Geçen ay en fazla fiyat artışı hıyarda oldu. Hıyar, hıyarlığını gösterdi. Ama inşallah tek haneli rakamı önümüzdeki ay göreceğiz'' dedi.
Unakıtan, Türkiye'nin kamu borç stokunun GMSH'ye oranının yüzde 90'lardan yüzde 70'lere çekildiğini anımsatarak, ''Eğer Uzan davası olmasaydı kamu borç stoku yüzde 69'lara inecekti. Bizim bu konuda AB ülkeleri standartlarına ulaşmamız için yüzde 60'ların altına inmemiz gerekiyor'' diye konuştu.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:39