Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bombalı saldırıda yaşamını yitiren iki polis memurunun cenaze töreninde medyaya yaptığı çağrıda, DGM'nin ''yayın yasağı''na uymalarını istedi.
İngiltere'nin İstanbul Başkonsolosluğu binasında koruma görevlisi olarak görev yapan ve bombalı saldırılarda yaşamını yitiren polis memurları Hüseyin Apaydın ve Salih Çapkın için Vatan Caddesi'nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kompleksi'nde tören düzenlendi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu, İstanbul Valisi Muammer Güler, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, emniyet ve askeri yetkililer, şehit polis memurlarının ailesi, yakınları katıldı. Cenaze töreni nedeniyle İstanbul Emniyeti çevresinde olağanüstü güvenlik önlemi alındı. Güvenlik önlemleri çerçevesinde çevrede bulunan tüm ivil araçlar uzaklaştırıldı, törene, vatandaşlar alınmadı.
Saygı duruşuyla başlayan törende konuşan Başbakan Erdoğan, bir hafta içerisinde Türkiye'nin iki terör olayıyla karşı karşıya kaldığını, bu olaylarda 52 kişiye ve Türkiye'de görev yapan yabancı başkonsolosun ve konsoloslukta çalışan görevlilere rahmet, yaralılara acil şifalar, ailelerine baş sağlığı ve sabır diledi. Erdoğan, ''Belki bu ifadeler alışılmış bir ifadedir'' diyerek, terörün legal amaca illegal yöntemlerle ulaşma süreci olduğunu belirtti. Erdoğan, şöyle dedi:
''Terör bugün başlamış bir olay değildir. Terör aslında aklın, nizamin eseri de değildir. Terör bir sevdanın eseri hiç olamaz. Bir vahşettir, akıl dışı bir olaydır. Nitekim bu 57 vatandaşımızın içerisinde ne yazık ki dördü bu terörist
vatandaşlarımızdandır. Bağlantıları ülkemiz dışı olan bu insanlar gerçekleştirmişlerdir bunu. Vatandaşlarımızın arasında ne yazık ki tetikçileri bulunmuştur, temsilcileri ne yazık ki bulunmuştur. Temenni ederiz ki bundan sonra olmasın: Ama varsa, izleri üzerinde olan güvenlik güçlerimiz onları bağlantılarıyla ele geçirecek ve ona göre değerlendirmelerimizi yapacak.''
''TERÖRÜN HER TÜRLÜSÜNÜ LANETLİYORUZ''
Erdoğan, ''Bizim yaşam mücadelemizi özgürce yaşam mücadelemizibuterörbitiremeyecektir,engelleyemeyecektir.
Nereden gelirse gelsin, hangi inanç ve düşünce gurubunda olursa olsun, biz terörün her türlüsünü lanetliyoruz'' dedi.
Lanetli terörün Türkiye'de barınamayacağını belirten Erdoğan, Türkiye bu konuda geçmişte de on binlerce evladını kaybettiğini hatırlattı. Başbakan Erdoğan, ''Kaldı ki dünya terörü çok kurban verdi. Terör ne bugün ilk, ne de son.
Şüphesiz ki insanlık tarihi boyunca farklı boyutlarda ortaya koyduysa, bugün de zamanı, zemini, ne şekli, ne amacı belli olmayan nerde, nasıl gerçekleşeceği belli olamayan bu vahşet devam ediyor'' diye konuştu.
''MÜCADELEMİZ YILMADAN SONUNA KADAR DEVAM EDECEK''
''Bedeli var, bu bedeli ödüyoruz'' diyen Erdoğan şunları dedi:
''Elimizde olmadan sevdiklerimizden her hangi birisini,ama güvenlik görevlisi, ama sanatkar olarak, ama işadamı olarak, ama bir sıradan, normal vatandaş, olaylardan tamamen habersiz oradan geçmek olan vatandaşı vurarak bunun bedelini ödüyoruz. Temennimiz odur ki bunu en kısa zamanda en hızlı şekliyle halledelim bitirelim. Bu mücadelemiz sonuna kadar yılmadan devam edecek. Biz bu konuda nasıl geçmişte, emniyetimiz silahlı kuvvetlilerimizle bu onurlu mücadeleyi sürdürdüysek bundan sonra da aynı şekilde sürdüreceğiz.''
MEYDAYA ÇAĞRI ve ELEŞTİRİ
Erdoğan, medyaya seslenirken, ''Biz bu ülkede mutluluğu ve huzuru hep birlikte tesis edeceğiz, hep beraber yaşayacağız. Ama şunu unutmayın bir 11 Eylül yaşanmıştır dünyada, batı değişik yerlerde değişik uygulamalarını yaşamıştır. Bir 11 Eylül'ü düşünün. Acaba Dünya medyasının elinde iki kuleden başka bir şey var mı? İnsanlığın gözleri önünde, terör dünyasında, hafıza kayıtlarında, hayal dünyasında o iki kuleden bir şey var mı? Yok. Bize ne oluyor ki! Bu bilgi akışlarını şu veya bu yollarla temin edip, bunları ifşa etmenin medyaya kazındırdığı nedir? Ama düşünün millete kaybettirdiği nedir?'' şeklinde eleştiri ve çağrıda bulundu.
Başbakan Erdoğan, İstanbul Emniyet Müdürü Cerrah'ın feryadının, bu tespitin çok acı tablosu olduğunu söyledi.
İstanbul DGM'nin yayın yasağını hatırlatan Erdoğan, DGM Başsavcısının aldığı karara rağmen medyanın medya, insanları dehşete düşürecek sahneleri yayınlamaya, isimleri vermeye devam ettiğine dikkat çekerek, ''Allah aşkına biz bununla, terörle nasıl mücadele edeceğiz'' sordu. Erdoğan, bu sorumluluktan, bu mesuliyet duygularından uzak olunduğu sürece bu mücadeleyi nasıl sürdürüleceğini de sorarak, ''Tekrar bu anlamlı günde sizleri sorumluluğa davet ediyorum.
Mesuliyet duygularını yüklemeye davet ediyorum. Bir birlerinizi sessizce suçlamak koladır. Ama dünyanın realiteleri, gerçekleri vardır, bunları görerek yürümeye mecburuz'' dedi.
''BİRLİK BERABERLİĞİMİZİ HİÇBİR ZAMAN KAYBETMEYECEĞİZ''
Konuşmasında Türk milletine de seslenen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Birlik beraberlerimizi hiçbir zaman kaybetmeyeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik, laik, sosyal, hukuk sıfatları üzerinde kimsenin tasarruf yetkisi olmadığını bu birliğimizle, beraberliğimizle ortaya koyacağız'' dedi. Millete şüpheli gördükleri durumları emniyet yetkililerine bildirmelerini isteyen Erdoğan'ın diğer bir çağrısı ise şöyle oldu:
''Şunu unutmayalım. Nerede en ufak bir şüphelendiğiniz hali görürseniz, hemen ilgili güvenlik güçlerimize bunu iletmeniz, dayanışmayı göstermeniz lazım. Ki, bu işlere anında müdahale ederek, takibe alarak, gereğini güvenlik güçlerimizi rahatlıkla görevini yerine getirsinler.''
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:06