DEPREM KORKUSU YÜZÜNDEN, 'YENİ İSTANBUL' İÇİN YER ARAYIŞLARI BAŞLADI...
ESRA YARGICI
İSTANBUL- 'Yeni İstanbul'un, deprem açısından daha güvenli olan, Sarıyer'den Kemerburgaz, G.Osmanpaşa-Arnavutköy, Çerkezköy ve Beykoz, Cumhuriyetköy, Yeşilvadi arasında çekilecek hattın kuzeyindeki bakir alanda kurulabileceği belirtildi.
Mimar-Ekonomist Remzi Kozal, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni Adana örneğinde olduğu gibi, yeni İstanbul'u inşa edecek arsa bulmanın mümkün görünmediğini vurgulayarak, ''Eğer böyle bir şey olsaydı, modern ve çağdaş anlamda yeni bir İstanbul inşa edilir ve eski şehrin kendi kendisini tasfiye ederek yenilemesinin önü açılabilirdi. Böylece, mevcut İstanbul şehrini tarihi çevresiyle koruyarak, çağdaş şehir donanımlarıyla yenilememiz çok kolay olabilirdi. Ancak, her ne kadar yeterli arsa yoksa da, bu hiçbir şey yapılamaz demek değildir. İstanbul'un kuzey kesiminde, Karadeniz kıyılarına doğru bu iş için kullanılabilecek önemli oranda alanlar bulunmaktadır'' dedi.
Sarıyer'den Kemerburgaz, Gaziosmanpaşa-Arnavutköy, Çekezköy ve Beykoz, Cumhuriyetköy, Yeşilvadi arasında çekilecek hattın kuzeyinin, önemli oranda, henüz bakir bir alan olduğunu ifade eden Kozal, ''Bu bölge, deprem acısından daha güvenli olup kontrollü şekilde düşük yoğunluklu yapılaşmaya gidildiğinde, çağdaş anlamda bir yerleşim bölgesi oluşturulmuş olabilir. Bu yapılaşma mutlaka, su toplama havzalarının dışında, ormanlık alanlara ve çevreye zarar vermeden ve mutlaka planlı bir şekilde yapılmalıdır. Karadeniz kıyılarında rezervi azaldığı için ekonomik değerini yitirmiş kum ve kömür ocaklarının kaldırılıp arazinin ıslah edilmesi gereklidir. Bu bölgede yerleşim yerleri kurulurken turizme yönelik yat limanları, marinalar, yeşil alanlar ve benzeri düzenlemeler de yapılmalıdır'' diye konuştu.
'İSTANBUL'U KURTARACAK SON BÖLGE'
Mimar-Ekonomist Kozal, bu belirtilen kuzey bölgesinin değerlendirilmesi için son derece hızlı davranılması gereğine işaret ederek, ''Çünkü, bu bölge oldukça korunmasız ve büyük ölçüde kaçak yapılaşmaya açık bir bölgedir. Bölgedeki yerleşim karakterini oluşturan köyler, genelde kaçak yapılaşmalar sonucu çarpık-çurpuk birer kent görünümüne bürünmektedir. İstanbul'u kurtaracak bu son bölge heba edilmeden, derhal harekete geçmek gerekmektedir'' dedi.
İlk iş olarak, Anadolu yakasında Riva (Çayağzı), Cumhuriyetköy ve Yeşilvadi, Rumeli yakasında Kilyos (Kumköy), Kemerburgaz, Arnavutköy, Yeniburun (Karaburun ve Yeniköy birleştirilerek), Binkılıç'ın ilçe yapılması gerektiğini kaydeden Kozal, ''Böylece bölgedeki imar faaliyetlerinin kontrol altına alınması yönünde ilk adım atılmalıdır. Hemen arkasından da, imar planları hazırlanarak, yeni İstanbul'un inşası bu bölgelerde gerçekleştirilmelidir. Eski İstanbul'un çarpık yapılaşmasının, çürük binalarının zaman içerisinde tasfiye edilmesinin de yolu açılmalıdır'' diye konuştu.
'YAPI STOKU YENİLENMELİ'
Kozal, İstanbul'daki mevcut yapı stokunun, insanların huzur ve güven içerisinde yaşamasına en büyük engel olduğunu öne sürerek, ''Japonya'da 8 şiddetindeki deprem birkaç yüz yaralı ve bir-iki ölü ile atlatılırken, bırakın 8 ve üzerindeki depremleri, bu depremlerin artçıları dahi İstanbul'da 10 binlerce insanın ölmesine, 100 binlerce insanın yaralanmasına neden olabilecektir. Şehirlerimizin ve dolayısıyla mevcut yapı stokumuzun yenilenmesi gerektiğini söylerken, neyi kastettiğimi sanırım Japonya örneği ortaya koymaktadır. Ancak, binalar ve şehirler yenilenirken, mutlaka günümüz teknolojileri kullanılarak ve çağdaş şehircilik anlayışı içerisindeki bir yapılaşmayı kastediyorum'' dedi.
Orman özelliğini kaybetmiş arazilerin kullanılmasının da bu tür projeler çerçevesinde ele alınması gerektiğini söyleyen Kozal, ''Mevcut ormanlar korunurken, yerleşime açılacak alanlarda mutlaka düşük yoğunluklu inşaat izni verilerek, belli oranda ağaç dikme zorunluluğu da getirilmelidir. Böylece, orman özelliğini yitirmiş bölgeler sahipsiz kalıp talan olmaktan kurtarılırken, genel anlamda orman karakteri de korunmuş olacaktır'' diye konuştu.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 20:46