Gündem
  • 2.10.2003 11:19

TÜRKİYE İLE İSVİÇRE ARASINDAKİ DİPLOMATİK KRİZ SÜRÜYOR...

SEVİM CİVİL BERN - Dışişleri Bakanı Micheline Calmy-Rey'in önümüzdeki hafta Türkiye'ye yapacağı resmi gezinin, Waadtland Kanton Meclisi'nin ''Ermeni Soykırımı Tasarısı''nı kabul etmesi üzerine Türkiye tarafından tek taraflı askıya alınmasına tepkiler devam ediyor. İki ülke arasında diplomatik krize dönüşen olaya İsviçre basını bugün geniş ölçüde yer verdi. Diplomatik krizin su yüzüne çıkması üzerine, ilk açıklamayı yapan İsviçre Dışişleri Bakanı Calmy-Rey, Türkiye'nin tepkisini ''abartılı bulduğunu'' belirterek, ''Bunu anlamakta zorluk çekiyorum'' dedi. Calmy-Rey, Türkiye'nin, İsviçre'nin resmi tavrını değil de bir kanton meclisinin aldığı kararı esas alarak davrandığını, bunun da her 2 ülke arasındaki ilişkileri karmaşık bir hale getirdiğini söyledi. İsviçre Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Simon Hubacher, olayı doğrulayarak, Türkiye'nin resmi kararının, Ankara'daki İsviçre Büyükelçisi Kurt Wyss'a bildirildiğini açıkladı. Hubacher, Calmy-Rey'in önümüzdeki pazartesi günü Türkiye'ye yapması planlanan ve iptal edilen gezi programında, Ankara ve İstanbul ziyaretlerinin yanı sıra İsviçre'nin Uluslararası Kalkınma ve İşbirliği Örgütü'nün (DEZA) Doğu ve Güneydoğu'da katkıda bulunduğu projelerin incelenmesinin de yer aldığını belirtti. Sözcü, ''Ülkelerin, kendi tarihleriyle hesaplaşmaları her zaman kolay olmuyor'' dedi. Bu arada Türkiye'nin Bern Büyükelçisi Metin Örnekol'un da İsviçre Dışişleri Bakanlığı'na çağrıldığı öğrenildi. Görüşmede hangi konuların ele alındığına dair her 2 ülke diplomatlarınca da basına bilgi verilmedi. Bern Büyükelçiliği Basın Ataşesi Sibel Gal, Büyükelçi Örnekol'un, ''konuyla ilgili bir yorum yapılmasını istemediği'' öğrenildi. İsviçre Dışişleri Bakanlığı da, Örnekol'la benzer bir tutum sergileyerek sessizliğini korudu. KRİZ, İSVİÇRE MEDYASINDA Türkiye ve İsviçre arasındaki ilişkilerin içine girdiği kriz, İsviçre medyalarında geniş yankı buldu. Televizyon ve radyolar, olayı haber bültenlerinde ilk sıralara yerleştirirken, gazeteler de internet sayfalarında gelişmeleri saati saatine izlemeye çaba gösterdiler. Neue Zürcher Zeitung gazetesi, ''Ankara, gösterdiği tepkiyle, diğer kantonlarda da benzeri kararların çıkmasını engellemek mi istiyor?'' diye sorarken, Blick gazetesi, Türkiye'nin tavrını inanılması zor bir skandal olarak niteledi, ''Ankara kızdı, Calmy-Rey'in gezisi iptal'' başlığını attı. Le Temps gazetesiyse, ''AB yolundaki Türkiye'nin bu davranışıyla kendi önünü tıkadığı'' yorumunu yaptı. Medyaların, nüans farklılıklarıyla da olsa, ''Türkiye'nin, Osmanlı döneminde yaşanan ve uluslararası kamuoyunca tarihi bir gerçeklik olarak kabul edilen 1915-1918 olaylarında kendini taraf olarak görmesiyle, ancak kendine zarar verdiği'' yorumunda birleştikleri görüldü. Basında ortak olarak izlenen başka bir gelişmeyse, 1915-1918 yılları arasında yaşananları ''Ermeni soykırımı'' olarak niteleyen arka plan bilgilendirmeye yönelik yayınlardaki olağanüstü artış oldu. ERMENİ YANLISI BASINA GÜN DOĞDU Son yıllarda hemen tüm Avrupa ülkelerinde olduğu gibi İsviçre'de de, Osmanlı İmparatorluğu'nun ''1915-1918'' döneminde yaşananlar, politik yaşamda giderek daha fazla tartışılıyor. İsviçre Parlamentosu'nun büyük kanadını oluşturan Ulusal Temsilciler Meclisi, ''Ermenilerin 1915-1918 döneminde soykırıma uğradıklarını kabul eden ve bunun kınanmasını isteyen'' bir önergeyi 2001 yılı ilkbaharında 70'e karşı 73 oyla kabul etmemiş, ancak, Ermeni dernekleri tarafından düzenlenen bir imza kampanyasının taleplerini hükümete sunarak, söz konusu taleplerin Türk makamlarıyla olan görüşmelerde dikkate alınmasını karara bağlamıştı. Benzeri bir tasarıysa, İsviçre Ulusal Temsilciler Meclisi'nde, bir buçuk yıldır gündeme gelmeyi bekliyor. Parlamenterlerin çoğunluğu tarafından da imzalanarak desteklenen önerge, İsviçre Hükümetini, Türkiye'ye, tarihte yaşanan ''Ermeni Sorunu''nu diplomatik bir tarzda anlatmaya yönelik girişimlerde bulunmaya davet ediyor. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 20:46

İLGİLİ HABERLER