ASLIHAN ALTAY KARATAŞ / ANKARA -TBMM Töre ve Namus Cinayetlerini Araştırma Komisyonu, son beş yılda kayıtlara geçen kadına yönelik şiddet olaylarını masaya yatırırken, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün töre cinayetleri ile ilgili verileri ise ilginç bir gerçeği ortaya çıkardı. Töre cinayetlerinde erkek mağdur sayısının kadınlardan çok daha fazla olduğunu açıklayan Komisyon Başkanı Fatma Şahin, “Töre cinayetlerinde ölen erkeklerin sayısı kadınların üç katı. Çünkü erkeklerin üzerinde toplumsal baskı var. Cinayet karşılarına erkeklik görevi olarak çıkıyor. Namus cinayetlerinde ise kadın mağdur sayısı fazla. Komisyon açısından bu cinayetlerin sosyo-kültürel psikolojik yanıyla ilgili analizler yapabilmek önem taşıyor” diye konuştu.
Şahin, töre ve namus cinayetlerinde esas mağdurun ‘toplum’ olduğunu vurgularken, şiddetin fotoğrafını tam olarak görebilmek için hem failler ile hem de mağdurlar ile görüşeceklerini ifade etti.
KADINA ŞİDDETİN HARİTASI ÇIKARILIYOR
Komisyon, Türkiye’nin kadına şiddet haritasını da çıkaracak. Bugüne kadar çalışmalarını akademisyenleri dinleyerek sürdüren Komisyon, 24 Kasım’dan itibaren kadınlara yönelik şiddet olaylarının en sık yaşandığı illerde inceleme ve temaslarda bulunacak. Komisyon üyelerinin ilk durağı İstanbul olacak. Komisyon Başkanı ve AK Parti Gaziantep Milletvekili Fatma Şahin, İstanbul’daki kadına yönelik şiddet olayları ile ilgili Valilik’ten brifing alacaklarını, sivil toplum örgütleri temsilcileriyle görüşeceklerini söyledi. Şahin, “Ayrıca şiddetin tarafları olan aileleri, cezaevlerinde yatan töre ve namus cinayetleri suçlularını dinleyeceğiz. İstanbul’dan sonra Diyarbakır, Şanlıurfa, Batman ve Van illerinde inceleme yapacağız. Batman’ı kadın intiharlarının en fazla olduğu il, Van’ı da aşiret reislerinin en çok bulunduğu il olması nedenleriyle seçtik. Her şiddet olayının analizini yapacağız. Komisyonun belki en önemli işlevi, bu konudaki veri eksikliğini gidermek ve kadına şiddetin haritasını çıkarmak olacak” dedi. Haritada, failin ve maktülün nüfusa kayıtlı oldukları yerler, cinsiyet, yaş bilgileri de yer alacak.
Çocuklar ‘terbiye’ adı altında dövülüyorlar
Türkiye Milli Pediatri Derneği Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Yurdakök, Türkiye’de şiddetin bir ‘terbiye’ biçimi olarak algılanmasının bunun hem tekrarlamasına, hem de gizlenmesine yol açtığını belirterek, “Sözde ‘terbiye’ adı altında, çocuklar dayak yiyor, karanlık odalara kapatılıyor, yakılıyor, ağızlarına biber sürülüyor, aç bırakılıyor, azarlanıyor ve aşağılanıyor” dedi. Yurdakök, çocuklar fiziksel şiddete uğradığında vücutlarında oluşan çürükleri simgeleyen “Mavi Kurdele” kampanyası başlattıklarını belirterek, bu kurdelenin kampanyayı destekleyenler tarafından takılması çağrısında bulundu.
Sosyal baskı cinayete mahkum ediyor
TBMM Töre ve Namus Cinayetlerini Araştırma Komisyonu’na BM Nüfus Fonu ve BM Kalkınma Programı katkılarıyla hazırlanmış “Türkiye’deki Namus Cinayetlerinin Dinamikleri” adlı araştırmada bu tür cinayetlerde sosyal baskının ağır bastığı bildirildi. Araştırma, son beş yılda namus/töre cinayetlerinin en fazla gerçekleştiği iller arasından seçilen İstanbul, Şanlıurfa, Adana ve Batman’da mağdurlar, yakınları ve şehre göç edip gelen toplam 195 kişiyle görüşülerek yapıldı. Özellikle büyük kentlerdekiler, töre cinayetlerini Doğu ve Güneydoğu bölgelerinin sorunu olarak görürken, buralardaki geri kalmışlıktan kaynaklandığına inanıyorlar. Cinayetlerin daha sık yaşandığı yerlerde hakim görüş, bu tür olayların ‘sosyal baskıdan’ kaynaklandığı düşüncesi oldu. Sosyal baskının insanları çaresiz hale getirdiğine vurgu yapılan araştırma raporunda, “Bu kişilere göre, cinayetleri işleyen kişiler üzerinde ailenin ya da aşiret türü toplulukların baskısı o denli fazladır ki kişi, topluluktan dışlanacağına hapse girmeyi yeğler” tespitine yer verildi. Araştırmaya katılanlar medyada yayınlanan ‘magazin programlarının’ da kışkırtıcı bir rol oynadığını dile getirdiler. Ayrıca annenin kızına verilecek cezayı desteklediği dikkat çekildi.
Kadının boşanmak istemesi ölüm sebebi
Araştırmada, mağdurların, tanıkların ve üçüncü kişilerin anlattığı 100’ün üzerinde töreye/namusa aykırı olay değerlendirmeye alındı. İşte kadın hakkında “ölüm emri” çıkmasına yol açan davranışlar: l Evli bir kadının başka biriyle ilişki kurması veya ilişkisi olduğunun düşünülmesi. l Evli bir kadının bir başkası ile kaçması. Bu tür durumlarda bazen kadını kaçıran erkeğin ailesi bekar kızlarını diğer aileye verirse ‘hayatları’ kurtarılabiliyor. l Kadının boşanmak istemesi ya da evini terk edip gitmesi, boşanmış bir kadının başka bir erkekle ilişki kurması.l Bekar bir kızın bir erkekle ilişkisinin olduğu veya bunun düşünüldüğü durumlar. l Bekar bir kızın bir erkekle kaçması. Ölümle sonuçlanabileceği gibi genellikle kadın açısından ‘onur kırıcı’, ona takas edilen bir mal muamelesinin yapıldığı pazarlık yaşanıyor. Kaçan kıza karşılık, erkeğin ailesinden berdel yapılabiliyor. l Saldırıya uğrama veya tecavüz durumu. Eğer tecavüzcü erkek bekar ise genç kız tecavüzcüsü ile evlendirilebiliyor. Tecavüzcü bunu istemez ise ikisi birden öldürülebiliyor. l Öte yandan evli bir kadının tecavüze uğraması durumunda aileler ‘kadını suçlu’ görme eğilimindeler.
(yenişafak)
Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 10:37