Ekonomi
  • 17.5.2002 11:35

GÖRÜLMEDİK OLAY!..NÜFUS CÜZDANI İÇİN ALINAN ZORUNLU BAĞIŞ BİR VAKFI VERGİ REKORTMENİ YAPTI

KAYNAK : Haber Vitrini ANKARA/Vatandaşa nüfus cüzdanı verirken zorunlu bağış toplayan Nüfus Hizmetlerini Güçlendirme Vakfı, vergi rekortmenleri listesine girdi. 3 trilyon 325 milyar lira vergi tahakkuk eden vakıf, vatandaştan kimlik başına 5 milyon TL alıyor. Nüfus Hizmetlerini Güçlendirme Vakfı, vatandaşa nüfus cüzdanı verirken topladığı zorunlu bağışlarla Ankara Kurumlar Vergisi rekortmenleri listesine girdi. Vakıf, Kurumlar Vergisi rekortmenlerinin açıklandığı 100 kişilik listenin 21. sırasında yer aldı. 11 trilyon 84 milyar liralık matrah beyan eden vakfa 3 trilyon 325 milyar liralık vergi tahakkuk etti. Nüfus Hizmetleri Genel Müdürü ve aynı zamanda Nüfus Hizmetlerini Güçlendirme Vakfı’nın başkanı olan İlhan Atış, nüfus müdürlüklerinde vatandaştan aldıkları 4 milyon liralık faks ücreti ve 1 milyon liralık kimlik kaplama ücreti ile rekortmenler listesine adlarını yazdırdıklarını söyledi. Ankara Defterdarlığı kayıtlarında vakfın iş nev’i “okul kantini işletmesi” olarak belirtiliyor. Atış, kendilerinin sadece nüfusta çalışanların ihtiyaçları için memur kantini işlettiklerini, kâr amacıyla yapılmayan bu işletmeden elde ettikleri gelirin yılda 100 milyar lirayı geçmediğini kaydetti. Atış, “Bizi vergi rekortmeni yapan kantin değil, vatandaştan topladığımız bu 5 milyon liralık bağışlardır.” dedi. Hizmet verdiği kamu kurumuyla aynı adı taşıyan ve hizmeti alan vatandaştan bağış almadan hizmet vermeyen vakıfların kapatılmasına karşı çıkan Atış, “Kuruş kuruş hesabını vermeye hazırız. Bizi Vakıflar Genel Müdürlüğü denetliyor. Vakfın da denetim kurulu var.” diyor. Vakıf Başkanı İlhan Atış, kamu hizmeti veren tüzel kişiliğe sahip bir vakfın zorunlu bağış almasının sebebini şöyle açıkladı: “Vakıftan para gelmezse 3 gün içinde Türkiye’de nüfus hizmetleri durur. Hem vatandaş silah ruhsatı alırken 50 milyon lirayı seve seve veriyor. Bir paket sigaraya 2 milyon lira veriyor. Ama kimliğini alırken verdiği 5 milyon liraya itiraz ediyor. Ben bunu anlamıyorum.” Atış’ın verdiği bilgiye göre son 3 senede Maliye Bakanlığı’ndan Nüfus Müdürlüğü’ne gelen para 9 trilyon lira. Aynı sürede vakıftan gelen para ise 35 trilyon lira. Vakfın gelirinin yüzde 99’u nüfus kayıtlarının bilgisayar ortamına aktarılmasını öngören MERNİS projesine aktarılıyor. İçişleri Bakanlığı’na bağlı nüfus dairelerinin elektrik, telefon, bilgisayar, kağıt dahil akla gelen her türlü gideri vakıfça karşılanıyor. İlhan Atış kendilerini vergi rekortmeni yapan gelirlerini vatandaşa yeni kimlik verirken aldıkları 5 milyon liralık ücret olarak açıklarken, Ankara Defterdarlığı vakfın iş nev’ini “okul kantini işletmesi” olarak kayıtlara geçirdi. İlhan Atış, kendilerinin sadece nüfusta çalışanların ihtiyaçları için memur kantini işlettiklerini, kâr amacıyla yapılmayan bu işletmeden elde ettikleri gelirin yılda 100 milyar lirayı geçmediğini kaydetti. Atış, “Bizi vergi rekortmeni yapan kantin değil vatandaştan topladığımız bu 5 milyon liralık bağışlardır.” dedi. Hizmet verdiği kamu kurumuyla aynı adı taşıyan ve hizmeti alan vatandaştan bağış almadan hizmet vermeyen vakıfların kapatılmasına karşı çıkan Atış, “Kuruş kuruş hesabını vermeye hazırız. Bizi Vakıflar Genel Müdürlüğü denetliyor. Vakfın da denetim kurulu var.” diye konuştu. “Türk Telekom’a bilgisayar ağı için 2,8 trilyon lira ödüyorum. Bilgisayarlar demode oldu, hepsi değişecek. Bunlar için para lazım. Maliye versin bana 100 trilyon lira ödenek; ben de vatandaştan para almayayım. İşlerin yürümesi için bağış almaya devam edeceğiz.” diyen İlhan Atış’a göre aslında 5 milyon lira ödemeden de kimlik almak mümkün. Müdürlükler 1 milyon lirayı kimliğin kart kısmı için değil, laminat kaplama kısmı için alıyor. Vatandaşlar kimliğini kaplatmadan alırsa 1 milyon lira ücreti vermeyebiliyor. Yine başvuru sahibi faks yerine posta ile nüfus müdürlüğüne evrakı posta ile gönderirse 4 milyon lira faks ücreti alınmıyor. MERNİS projesi ise, Haziran 2002’de aralarında Ankara ve İstanbul’un da bulunduğu 161 merkezde; Aralık 2002’de de bütün Türkiye’de hayata geçecek. Proje ile 1,5 dakika içinde isteyene yeni kimlik verilebilecek. Şimdi faks ücreti olarak vakfın aldığı 4 milyon liralık hizmet de ortadan kalkacak. Yetkililer, faks hizmetinin son bulması halinde, vakfın bağış toplamak için yeni bir formül bulacağını bildirdi. Kamuda 421 vakıf var Hepsi vergi rekortmenleri listesine giremese de Türkiye’de vatandaşın bağış yapmadan kamu hizmetini alamadığı kamu kurumuyla aynı ismi ve mekanı paylaşan 421 vakıf bulunuyor. Aralık 2001 tarihi itibarıyla Türkiye’deki 4 bin 571 vakıftan 421’i devlet kurumlarıyla iç içe hizmet veriyor. 215 vakıfla Milli Eğitim başı çekerken, 51 vakıfla Başbakanlık, 43 vakıfla Sağlık, 31 vakıfla İçişleri Bakanlığı en çok vakfı bünyesinde barındırıyor. Özel tüzel kişiliğe sahip bu vakıflar kamu kurumlarının hizmetinden elde ettikleri geliri kamu kurumu adına kendileri harcıyor. Kurumların döner sermayesinin yerini vakıf sermayesi alıyor. Vakıflar, kendi kurucuları ve gönüllülerinden gelen bağışlarla kamuya destek olmak yerine, vatandaş ve şirketlerden aldığı adı “gönüllü”, gerçekte “mecburi” bağışlarla devlette parazit bir hayat sürüyor. Geçtiğimiz aralık ayında kutlanan Vakıflar Haftası’nda Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer şu uyarıda bulunmuştu: “Vakıfların kuruluş ilkelerinden sapmadan, gerçek amaçları doğrultusunda hizmet vermelerine özen göstermeleri gerekir.” Başbakan Yardımcısı ve ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz ise kamu kurumları ile aynı ismi taşıyan vakıfların kapatılmasını istemişti. Yılmaz, şunları kaydetmişti: “Türkiye’de çok sayıda kamu kuruluşu kendi kamu hizmetlerini daha iyi görebilmek için devletten aldıkları ödenekler yetersiz kaldığından vakıflar kurmuşlardır. Burada vakıf sisteminin özü zedelenmektedir. Yani vakıf belli bir kaynağı kullanan değil, kaynak sağlamak için kurulan bir nitelik kazanmıştır. Kamu kuruluşları vakıfları Türkiye’de dejenere edilmiş, yozlaşmış bir sistemdir, bunun da bir an önce tasfiye edilmesi lazımdır.”Zaman Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 16:53

İLGİLİ HABERLER