Gülistan'ın hastane kayıtlarını kim neden yok etti
Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinden itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, dava dosyasına giren resmi belgeler çarpıcı bir gerçeği gün yüzüne çıkardı.
Başsavcılığın titiz çalışmaları neticesinde, Doku'nun kaybolmadan kısa süre önce hastaneye başvurduğu ancak bu ziyaretine ait tüm dijital izlerin sistemden yok edildiği belirlendi.
UYUŞTURUCU MADDE ALTINDAYKEN İSTİSMAR İDDİASI Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre, bir gizli tanığın Doku'nun uyuşturucu madde etkisi altındayken istismara uğradığı yönündeki iddiaları üzerine savcılık harekete geçti.
Adli makamlardan gelen bilgiye göre yapılan incelemelerde, Gülistan Doku'nun 31 Aralık 2019 tarihinde saat 09.09'da Tunceli Devlet Hastanesine giriş yaptığı Emniyet Genel Müdürlüğü POLNET sistemi üzerinden tespit edildi.
Ancak hastanenin kendi bilgi yönetim sisteminde bu tarihe ait hiçbir kayda ulaşılamadı.
KASTEN VE YETKİSİZ TEKNİK MÜDAHALE Hastanenin veri tabanını inceleyen bilişim firmasının savcılığa sunduğu raporda yer alan ifadelere dikkat çeken yetkililer, 'Sonuç olarak 31.12.2019 tarihine ait sistem loglarının bulunmaması olağan bir durum olarak değerlendirilememekte; ilgili güne ait log kayıtlarının kasten ve yetkisiz teknik bir müdahale ile silindiği anlaşılmaktadır.
' dedi.
POLNET KAYDI KESİN DELİL KABUL EDİLDİ POLNET verilerinin resmi belge niteliği taşıdığı, 'Bu kaydın POLNET sisteminde yer alıyor olmasının Gülistan Doku isimli şahsın kesin olarak 31/12/2019 tarihinde saat 09:09'da Tunceli Devlet Hastanesine giriş kaydı yaptığının delili olduğu, bu hususta kesinlikle hata olmayacağının sabit olduğu anlaşılmıştır.
' şeklinde kayda geçti.
Aktarılan bilgiye göre kayıtların silinme şeklinin sıradan bir hata olmadığını 'İlgili log kayıtları ancak bu yazılımın ana kodlarına sahip ve bu yazılımı kullanmayı bilen profesyonel düzeyde yazılım bilgisi içeren şahıslar tarafından çeşitli doğrulamalar yapılarak kasıtlı ve yoğun bir şekilde emek harcayarak silinebilmektedir.
' şeklinde ifade edildi.
SİLİNEN KAYITLARDA GEBELİK ŞÜPHESİ ARAŞTIRILIYOR Soruşturma kapsamında elde edilen eksik log tablolarında yer alan bazı tıbbi terimler de savcılığın merceğine takıldı.
Dosyaya giren belgelerde, kurtarılabilen bazı veri kırıntılarında yer alan ifadelere dikkat çekilerek, konuya 'Bulgular-Gebe-Plan-Çocukkey-Htkey-Fetuskalses-Hbkey-Pelvisanatomi-Pelvisağrılık vb. başlıklar olduğu, bu başlıkların gebelik ile ilgili olduğunun değerlendirildiği ve kalp sesi başlığının altında 120-136-140-150 şeklinde kalp sesi ölçümlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
' sözleriyle işaret edildi.
Bu bulgular ışığında Başsavcılık, silinen kayıtların Gülistan Doku'nun gebelik durumunun olup olmadığına veya şayet gebe ise doğumu için gerek süre düşünülüp düşünülmediğine dair bilgileri içerip içermediğinin tespit edilmesini talep etti.
Soruşturma kapsamında, 7 Ocak 2020 ile 9 Ocak 2020 tarihleri arasında hastane sistemine uzaktan veya yakından erişim sağlayarak bu profesyonel silme işlemini gerçekleştiren kişi veya kişilerin açık kimliklerinin tespit edilmesi için çalışmaların aralıksız sürdüğü bildirildi.
GÜLİSTAN DOKU DAVASINDA SIR PERDESİ ARALANIYOR GÜLİSTAN DOKU CİNAYETİNDE SIR PERDESİ ARALANIYOR! 7 İLDE DEV OPERASYON VE KAN DONDURAN 'GİZLİ TANIK' İTİRAFLARI Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku soruşturmasında dosyalar yeniden açıldı.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla 7 ilde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda 13 şüpheli gözaltına alınırken, dosyaya giren daraltılmış baz raporları ve ABD'de bulunan bir gizli tanığın kan donduran ifadeleri, olayın seyrini tamamen değiştirdi.
Cinayet şüphesiyle derinleşen soruşturmada, dönemin mülki idare amirlerinin yakınlarına uzanan şok iddialar gündeme bomba gibi düştü.
TUNCELİ ADLİYESİ'NDE HAREKETLİ DAKİKALAR Tunceli Adliyesi önünde son durumu aktaran A Haber muhabiri Sinan Yılmaz, 'Dosyada ve soruşturmada adı geçen en önemli isimlerden birinin gözaltına alınması an meselesi.
Sabah saatlerinde yaşanan hareketlilikle birlikte 7 şüpheli adliyeye getirildi ve sorguları hala devam ediyor' ifadelerini kullandı.
Yılmaz, soruşturmanın seyrini değiştirecek kritik bir bilginin de altını çizerek, 'Gülistan Doku'nun 31 Aralık 2019'daki hastane kayıtlarının, o ortadan kaybolduktan hemen sonra, 7-9 Ocak tarihleri arasında silindiği ortaya çıktı' sözleriyle skandalı aktardı.
CİNAYETİ DEŞİFRE EDEN 'DARALTILMIŞ BAZ' RAPORU Soruşturma dosyasında yer alan en somut delillerden biri olan daraltılmış baz raporu, Gülistan Doku'nun son görüldüğü anlarda kimlerle yan yana olduğunu ortaya koydu.
Muhabir Sinan Yılmaz, 'Daraltılmış baz raporu aslında cinayeti deşifre etti diyebiliriz.
Gülistan Doku'nun son görüldüğü yer olan Sarı Saltuk Viyadüğü'nde, o anda yanında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, koruması Şükrü Eroğlu ve Yılmaz Elaldı'nın olduğu tespit edildi' şeklinde konuştu.
Kamera sistemleri ve baz sinyalleriyle desteklenen bu veriler, cinayetin adım adım planlandığı şüphesini güçlendirdi.
ABD'DEKİ GİZLİ TANIKTAN KAN DONDURAN İTİRAFLAR Dosyanın en can alıcı noktası ise şu an ABD'de firari durumda olan gizli tanık Umut Altaş'ın ifadeleri oldu.
Mustafa Türkay Sonel'in yakın arkadaşı olduğu belirtilen Altaş, 'Gülistan Doku önce tecavüze uğradı, ardından Mustafa Türkay Sonel tarafından öldürüldü.
Bir koruma ve bir korucuyla birlikte Pertek ilçesine bağlı Koçpınar köyündeki büyük bir türbenin yanındaki ağacın altına gömüldü' iddialarını dile getirdi.
Bu sarsıcı ifade, soruşturmanın odağını doğrudan bir cinayet ve cesedi gizleme faaliyetine çevirdi.
'BEN DE BİR ANNEYİM' DİYEN SAVCI DOSYAYI RAFTAN İNDİRDİ Uzun süredir sürüncemede kalan dosyanın yeniden canlanmasında Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu'nun kararlı tutumu etkili oldu.
Başsavcı Cansu, 'Ben de bir anneyim, bu duruma el koyuyorum' diyerek dosyayı raftan indirdi ve düğmeye bastı. 7 ilde başlatılan operasyonlar kapsamında gözaltına alınan 13 şüpheliden bir kısmının sorgusunun Tunceli İl Jandarma Komutanlığı'nda devam ettiği öğrenildi.
Sinan Yılmaz, 'Dönemin valisinin oğlu Mustafa Türkay Sonel ve koruması Şükrü Eroğlu'nun çapraz sorguya alınacağı bilgisini aldık' ifadeleriyle adli sürecin hızlanacağını belirtti.
Güncellenme Tarihi : 17.4.2026 14:08