Alihan Kuriş'e Dev Operasyon: Hedef Süleymancılar değil, grup içindeki Alihan Kuriş yapılanması

4 dk okuma
Alihan Kuriş'e Dev Operasyon: Hedef Süleymancılar değil, grup içindeki Alihan Kuriş yapılanması

Hızlı Özet

Adli makamlar, tahkikatın kamuoyunda yanlış yorumlanmaması adına önemli bir noktayı vurguladı. Soruşturmanın, Süleyman Hilmi Tunahan'dan bu yana devam eden köklü bir geleneğin bütününü hedef almadığı özellikle belirtildi. İncelemenin merkezinde, bu geleneksel yapıdan ayrılarak Alihan Kuriş liderliğinde kapalı ve ekonomik çıkar odaklı bir suç organizasyonuna dönüştüğü iddia edilen yapının yer aldığı ifade edildi.

17 İlde Eş Zamanlı Baskınlar Gerçekleştirildi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, elebaşılığını Alihan Kuriş'in yaptığı iddia edilen çıkar amaçlı bir yapıya karşı 17 ilde senkronize baskınlar icra edildi. Yürütülen tahkikatın, suç örgütü kurma ve yönetme, örgüte üye olma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kamu kurumları zararına dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu'na aykırılık gibi suçlamaları kapsadığı ifade edildi.

Düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında örgüt lideri olduğu değerlendirilen Alihan Kuriş'in de bulunduğu 30 şüpheli yakalandı. Bir bölümünün yurt dışında olduğu anlaşılan toplam 48 zanlı hakkında gözaltı kararı verilirken, firari durumdaki 10 kişinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi. Operasyonlar kapsamında şüphelilere ait 43 adres ile 33 şirketin 80 farklı lokasyonunda arama ve el koyma işlemleri yapıldı.

MASAK Raporu: 100 Milyar Lirayı Aşan Yasa Dışı Transfer

Soruşturma dosyasının merkezinde yer alan Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporu, devasa bir para hareketliliğini ortaya koydu. Yapılan tetkiklerde, Alihan Kuriş ile iltisaklı şahıs ve firmalar aracılığıyla 100 milyar lirayı aşan bir meblağın farklı metotlar kullanılarak ülke dışına transfer edildiği saptandı. Kara para aklama faaliyetlerinde kullanıldığı değerlendirilen söz konusu şirketlere ve ilişkili varlıklara kayyım tayin edilmesi kararlaştırıldı.

Finansal Hareketliliği Gizleme Yöntemleri

MASAK raporunda, örgüte ait şirketlerin finansal işlemlerinin takibini güçleştirmek amacıyla karmaşık yöntemler kullandığına dikkat çekildi. Özellikle 2020 yılından sonra şirketlerin işlem hacimlerinde ve mal alım-satımında bariz bir yükseliş gözlemlendiği kaydedildi. Bu sürece paralel olarak, sıkça şirket bölünmeleri ve devirleri yaşandığı belirtildi.

Raporda yer alan değerlendirmelere göre, genellikle yüksek sermayeli yeni firmalar kuruluyor, bu firmalar ana şirketten farklı şehirlerde ve farklı sektörlerde faaliyete başlıyordu. Bazı şirketlerin ise sermaye dışında hiçbir öz kaynağı veya ticari faaliyeti bulunmamasına rağmen, bu sermayeyi bağlı ortaklıkları finanse etmek için kullandığı anlaşıldı. Bu yolla, mali kayıtların izinin sürülmesinin engellenmesi hedefleniyordu.

Ayrıca, şirketlerde yüksek nakit sirkülasyonu olduğu saptandı. Şirket ortaklarının, kaynağı belirsiz yüklü miktarda nakit girişi sağladığı ve bu parayı sermaye artırımlarında kullandıkları tespit edildi. Hesaplara giren bu yüksek meblağların, dikkat çekici bir şekilde organizasyonla bağlantılı diğer şirketlere aktarıldığı belirlendi. İncelemeler, şirketlerin kendi aralarında gerçekleştirdiği yüksek meblağlı mal alış-satışlarının sahte faturalaşma potansiyeli taşıdığını da ortaya koydu.

Soruşturmanın Odağı: Suç Faaliyetleri, Dini Aidiyet Değil

Adli makamlar, tahkikatın kamuoyunda yanlış yorumlanmaması adına önemli bir noktayı vurguladı. Soruşturmanın, Süleyman Hilmi Tunahan'dan bu yana devam eden köklü bir geleneğin bütününü hedef almadığı özellikle belirtildi. İncelemenin merkezinde, bu geleneksel yapıdan ayrılarak Alihan Kuriş liderliğinde kapalı ve ekonomik çıkar odaklı bir suç organizasyonuna dönüştüğü iddia edilen yapının yer aldığı ifade edildi.

Yetkililer, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğunu ve vatandaşların inançlarını yaşama hürriyetinin anayasal güvence altında olduğunu hatırlattı. Soruşturmanın herhangi bir dini aidiyet veya toplulukla ilgili olmadığı, aksine bu aidiyetlerin arkasına saklanarak kayıt dışı ekonomi oluşturma, bağışları amacı dışında kullanma, kara para aklama ve kamuyu zarara uğratma gibi somut suç şüphelerine odaklandığı kaydedildi.

Yapılanmanın FETÖ/PDY ile Benzerlikleri İnceleniyor

Soruşturma kapsamında elde edilen bulguların, Alihan Kuriş yapılanmasının organizasyon şemasının bazı yönleriyle FETÖ/PDY'nin geçmişte kullandığı yöntemlerle benzerlikler taşıdığı yönünde bir değerlendirmeye yol açtığı aktarıldı. Bu benzerlikler arasında hiyerarşik teşkilatlanma, mıntıka sorumlulukları ve kapalı haberleşme usulleri gibi unsurların bulunduğu belirtildi. Personel bilgilerinin özel bir yazılımda saklandığı ve sorumluların şifreli e-posta sistemleri kullandığı gibi bulguların da tahkikat kapsamında incelendiği bildirildi. Ancak bu tespitlerin, herhangi bir dini grubun doğrudan suç örgütü olarak nitelendirilmesi anlamına gelmediği ve her kişi hakkındaki değerlendirmenin somut delillere göre yapıldığı özellikle vurgulandı.

Gözaltına Alınan İsimler

  1. Alihan Kuriş – İstanbul

  • Fahri Candemir – İstanbul

  • Süleyman Kahraman – İstanbul

  • Recep Okumuşlar – İstanbul

  • Şeref Toprak – İstanbul

  • Mehmet Hilmi Molla – İstanbul

  • Nezih Murat Büyükgöze – İstanbul

  • Metin Güder – İstanbul

  • Hilmi Şenol – İstanbul

  • Süleyman Hilmi Dinç – İstanbul

  • Yunus Aslan – İstanbul

  • Yusuf Büyükgöze – İstanbul

  • Ahmet Gökçen – İstanbul

  • Muharrem Hilmi Akbulut – İstanbul

  • Mehmet Aksu – Ankara

  • Muhammed Dağ – Ankara

  • Mehmet Bozpınar – Ankara

  • Mehmet Akbacakoğlu – Ankara

  • Ahmet Şimşek – Kayseri

  • Ömer Yılmaz – Karabük

  • Abdülkerim Emrah – Ağrı

  • İsa Çardak – Antalya

  • Cevat Bağcı – Sivas

  • Zeki Altınel – Aydın

  • Ahmet Efe – Denizli

  • Hüseyin Türker – Kütahya

  • Mehmet Kurban – İzmir

  • Mehmet Tekin – İzmir

  • Mustafa Gökduman – Erzurum

  • İsmail Hakkı Akgün – Kütahya

  • Kaynak:sabah.com.tr
    Bu haber 10971 kez görüntülendi.

    İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR