Altı kıtadan Nuhîler, tarihi ilk uluslararası kongre için Kudüs'te bir araya geldi.
Toplantıda iki önemli törensel dönüm noktası yer alacak: kurucu belgenin imzalanması ve Cumhurbaşkanlığı Konutu'nda resmi bir resepsiyon.
Altı kıtadaki Nuhî topluluklarını temsil eden delegeler ve topluluk liderleri Kudüs'te bir araya geldi.
Altı kıtadaki Nuhî topluluklarını temsil eden delegeler ve topluluk liderleri, Nuhîlerin Birinci Uluslararası Kongresi'nin açılışı için Pazartesi günü Kudüs'te bir araya geldi .
Nuhîler: Yahudi geleneklerini uygulayan Yahudi olmayanlar
Bu etkinlik, Nuh'un Yedi Kanununa bağlı, dünya genelinde 70'ten fazla ülkeye yayılmış aktif grupları temsil eden dağınık toplulukların, kalıcı örgütlenme yapıları ve küresel yönetim organları oluşturmak üzere ilk kez bir araya gelmesini işaret ediyor.
Nuhîler, Yahudi geleneğinde Hazreti Nuh'un Yedi Yasası olarak adlandırılan, Tevrat'tan türetilen ve putperestliği, küfürü, cinayeti, hırsızlığı, cinsel ahlaksızlığı ve hayvanlara karşı zulmü yasaklayan, aynı zamanda adalet sisteminin kurulmasını zorunlu kılan evrensel ahlaki emirleri kabul eden ve uygulayan Yahudi olmayanlardır.
Dini yayma geleneklerinin aksine, Yahudilik Yahudi olmayanları Yahudiliğe dönüştürmeyi amaçlamaz, ikisi arasında net bir ayrım gözetir; bunun yerine, eski İncil ahdine dayanan özerk bir manevi yol oluşturur.
Kudüs merkezli Nuhî Dünya Merkezi (Brit Olam) tarafından, Başkan Haham Oury Cherki'nin liderliğinde organize edilmiştir (fotoğraf: BRUNO CHARBIT).
Nuhiler (tekili Nuhi veya Ben Noah - Nuh'un Çocukları), Yahudi dini hukuk sisteminde (Halaha) Yahudi olmayan (Gentil), ancak putperest olmayıp tek tanrılı bir inancı ve yaşam biçimini benimseyen kimseleri tanımlamak için kullanılan bir kavramdır.
Kelime ve kavramın temel özellikleri şunlardır:
Nuh Kanunları (7 Emir): Yahudi inancına göre Hazreti. Nuh ile tüm insanlık arasında yapıldığı kabul edilen ahit çerçevesinde, Yahudi olmayan tüm insanlığın uyması gereken 7 evrensel ilke vardır. Bu kurallara uyan kişilere "Nuhi" denir:
Putperestlik yapmamak (Tevhit inancı).
Tanrı'nın adını ve kutsal değerleri sövmemek/küfretmemek.
Adam öldürmemek.
Zina ve cinsel ahlaksızlık yapmamak.
Hırsızlık yapmamak.
Canlı hayvanın etini yiyerek vahşilik yapmamak (hayvan haklarına riayet).
Adaleti tesis etmek için mahkemeler/yasalar kurmak.
Dini Statü: Yahudi hukukuna göre Yahudi olmak istemeyen ya da Yahudiliğe geçme zorunluluğu bulunmayan gayrimüslimler, bu yedi kanunu benimsedikleri takdirde "dünyanın dürüst insanları" kabul edilirler ve ilahi kurtuluşa ereceklerine inanılır.
Modern Nuhilik Hareketi: Son yıllarda (özellikle 20. yüzyılın sonlarından itibaren) bu kavram, dünya genelinde Yahudi kökenli olmayan kişilerin Tevrat temelli bu yedi yasayı bir yaşam felsefesi olarak benimsemesiyle Nuhilik adında küresel bir sosyal ve dini harekete de dönüşmüştür.
Nuh Kanunları (İbranice: Şiv'at Mitzvot B'nei Noach), Yahudi inanç ve hukuk sisteminde, tüm insanlığın ortak atası kabul edilen Hazreti Nuh (ve daha eskiye, ilk insan Âdem'e kadar uzanan süreç) ile Tanrı arasında yapıldığına inanılan evrensel bir ahit ve ahlak yasaları bütünüdür.
Yahudilikte bu kanunlar, hem ilahi tarihin hem de geleneksel hukuk felsefesinin merkezinde yer alır.
1. Dini ve Tarihi Kökenleri
Ahit Geleneği ve Kutsal Metinler: Yahudilikte Tanrı ile insan arasındaki ilişki "ahit" (toplumsal/ilahi sözleşme) kavramı üzerine kuruludur. Geleneksel tahpile göre bu süreç aşamalıdır:
İlk insan Âdem’e verilen yasalarla (putperestlikten kaçınma, tanrı adını ululama vb.) temelleri atılmıştır.
Tufan sonrasında Hazreti Nuh ve çocuklarıyla yapılan ahit (Tekvin/Genesis 9) ile bu kurallar yenilenmiş ve tüm insanlığa teşmil edilmiştir.
Talmudik Derleme: Günümüzde bilinen ve sistematik hale getirilen şekliyle Nuh Kanunları, Mişna ve Babil Talmud'u (Sanhedrin 56a-b ve Tosefta Avodah Zarah) gibi klasik rabbinik metinlerde detaylandırılmıştır. Hahamlar, bu yedi emrin büyük kısmını Yaratılış (Tekvin) Kitabı'ndaki erken dönem ayetlerinden teolojik bir yorum yöntemiyle (eksejez) çıkararak formüle etmişlerdir.
2. Yahudi Geleneğindeki Yeri ve Teolojik Önemi
Yahudi hukuk sisteminde (Halaha) Nuh Kanunları, Yahudi olmayanların (Centil / Goyim) dini ve hukuki statüsünü belirleyen en temel çerçevedir. Bu bağlamda Yahudi gelenegindeki yerini şu başlıklar özetler:
Yahudilikte Misyonerlik Olmayışı: Yahudilik etnik ve dini olarak evrensel bir yayılma (misyonerlik) çabasında değildir. Çünkü ilahi plana göre her insan Yahudi olmak zorunda değildir. Yahudi olmayan bir kişinin Tanrı katında makbul, "dürüst" (Hasid ümmet / Righteous Gentile) sayılması ve ahirette "Gelecek Dünya"dan (Olam Haba) pay alması için Yahudiliğe geçmesi gerekmez; bu yedi evrensel ilkeye sadık kalması kafidir.
Yahudiler ile Diğer Milletler Arasındaki Köprü: Yahudiler için Sina Dağı'nda verilen 613 Emir (Mitsvot) bağlayıcıyken, insanlığın geri kalanı için bağlayıcı olan bu 7 temel esastır. Orta Çağ'ın büyük Yahudi filozofu ve poskisi (hukukçusu) Maimonides (Rambam), Mişneh Torah adlı eserinde, bu kuralları Tanrı'nın emri olarak bilinçli bir şekilde uygulayan gayrimüslimlerin ebedi kurtuluşa (cennete) kesinlikle hak kazanacağını belirtmiştir.
Monoteist Dinlere Bakış Açısı: Talmud ve sonraki dönem hahamlık otoriteleri, bu kuralların yorumunda diğer inançlara pratik yaklaşım geliştirmiştir. Örneğin; mutlak tevhit inancından ötürü İslamiyet, doğrudan Nuh Kanunları'na (putperestlik yasağına) uyan bir gelenek olarak kabul görmüştür.
Evrensel Hukukun Temeli: Yahudi geleneği bu yasaları sadece dini bir zorunluluk değil, aynı zamanda insan topluluklarının kaosa ve vahşete (Tufan öncesi döneme benzer bir çöküşe) sürüklenmesini önleyen evrensel bir ahlak, adalet ve nizam sigortası olarak görür.




