İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi, fon soruşturmasında 112 şüphelinin tutuklandığını ve 359 gerçek kişi ile 111 tüzel kişinin mal varlığına blokaj konulduğunu açıkladı. Okullardaki güvenlik önlemlerinden yeni nesil suç örgütleriyle mücadeleye, polisler için planlanan konut projesinden COP31 hazırlıklarına kadar birçok konuda önemli mesajlar verdi.
İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi, katıldığı televizyon programında fon soruşturmasından sokak çeteleri ile mücadeleye kadar birçok konuda önemli açıklamalarda bulundu. Okullarda alınan güvenlik önlemlerine de değinen Çiftçi, "Okulun bahçe duvarlarının dışarısında güvenlik, asayiş ekiplerimiz var. Çocuk şube görevlilerimiz, narkotik ekiplerimiz, trafik ekiplerimiz hepsi çalışmalarını sürdürüyor" dedi.
Bakan Çiftçi'nin açıklamalarından satır başları şöyle:
"Dün Afyon'da maalesef üzücü bir hadise yaşadık. 8 vatandaşımız hayatını kaybetti. Saldırgan kısa süre içerisinde güvenlik güçlerimiz tarafından yakalandı. Öncelikle saldırıda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Yaralanan vatandaşlarımıza da acil şifalar diliyorum. Çok üzüldüğümü ifade etmek istiyorum.
FON SORUŞTURMASI
Cumhurbaşkanımız sürecin başından beri bu konuyu yakından takip ediyor. Cumhurbaşkanımızın başkanlık ettiği bazı toplantılarda da bulundum. Bu konuda talimatı oldukça net: Kim bu işe girdiyse, haksız kazanç elde ettiyse, o kişilerin bunun yanına kar kalmayacağı, haksız kazanç sağlayan kişilerden tutarların alınıp mağdur kişilere ödeneceği yönünde açıklaması vardı.
Konuyla ilgili Fon Koordinasyon Kurulu oluşturuldu. Devlet Denetleme Kurulu'na da konuyla ilgili görev verilmiş durumda. Bunların dışında Adalet Bakanlığımızın da konuyla ilgili soruşturmaları var. Rakamları da sizlerle paylaşayım.
Şimdiye kadar 433 şüpheli şahıstan 112'si tutuklandı, 186'sı hakkında adli kontrolle serbest bırakılma var. 38 firari için de yakalama kararı çıkartılmış durumda. 359 gerçek ve 111 tüzel kişinin de mal varlıklarına blokaj konuldu.
Bugünkü tutuklamayı da biliyoruz, fon soruşturmasının sembol isimlerden biriydi. Bu konunun sonuna kadar gidileceğini ve mağduriyetlerin giderileceğini ve yapanların yanına kar kalmayacağını söyleyebilirim.
Devletimiz her zaman 18 yaşında. Ben 30 yıllık kamu görevlisiyim. Hiçbir zaman yapanın yaptığı yanına kar kalmamıştır. Yarına kalmıştır ama yanına kalmamıştır. Sorumlular hesabını verecek.
OKULLARDAKİ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ
Bu konuda da 2025-2026 eğitim öğretim yılının ikinci yarısında Şanlıurfa'da ve Kahramanmaraş'ta maalesef elim bir hadise yaşanmıştı. Biz MEB ve İçişleri olarak tedbirleri arttırdık. Daha da geliştirilmesi yönünde bu tedbirlerin çalışmalar yaptık. 4 ay çalıştık, 7 bakanlık bir araya geldik.
Adalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığımız, Gençlik ve Spor Bakanlığımız ve Milli Eğitim Bakanlığımız ve Sağlık Bakanlığımız da var. Tüm bakanlıklar bir araya geldik.
Herhangi bir şekilde sızıntı verdiklerinde öğrenciler bunun erken zamanlarda teşhis edilmesi ve okulun, sosyal hizmetlerin hemen devreye girdiği ve gerekli tedbirlerin alındığı bir protokol imzaladık. Protokol şu anda yürürlükte.
Okul güvenliğiyle ilgili İçişleri Bakanlığı olarak genelge de yayımladık, valiliklerimizi de talimatlandırdık. Şu anda 611 müfettişimiz sahayı tarıyorlar. Alınan tedbirleri, tedbirlere ilişkin bir açıklık var mı diye. Önümüzdeki günlerde bu konuyla ilgili raporu da bize sunacaklar.
31 BİN KİŞİ İSTİHDAM ETTİK
Tedbirleri artıralım diye Çalışma Bakanımızla görüşmüştüm, 31 bin kadro verdiler bize. Bu kişiler güvenlik sertifikasına da sahipler. 31 bin kişiyi istihdam ettik ve 28 bin 945 kişi göreve başladı. Bunlar okul bahçe görevlisi olarak, polislerimizin bekçilerimizin yanında onlar da çalışıyor. Onlara dedektör de verdik.
Bunun dışında okulun bahçe duvarlarının dışarısında güvenlik, asayiş ekiplerimiz var. Çocuk şube görevlilerimiz, narkotik ekiplerimiz, trafik ekiplerimiz hepsi çalışmalarını sürdürüyor.
COP31 TEDBİRLERİ
İçişleri Bakanlığı olarak her meseleyle aşağı yukarı bağlantımız var mutlaka. Temmuz ayında bir NATO zirvesi oldu, Ankara'da 56 bin polisimiz görev aldı. Devlet başkanları geldiler ve ülkemiz için çok prestijli bir toplantıydı.
Her şeyi A'dan Z'ye tüm teferruatıyla hesapladık. Orada Ankara'yı merkeze alarak etrafındaki illeri birinci, onun etrafındaki illeri ikinci dereceden, sınır illerimizi ise üçüncü dereceden iller olarak belirledik. Aynı sistemi COP31 için uyguluyoruz.
Yeşille gösterilen iller birinci, turuncu iller ikinci dereceden iller, lacivert yerler ise sınır hattı olarak üçüncü dereceden illerimiz. Bu illerin her biri için özel tedbirlerimiz var.
NATO tedbirlerine benzer güvenlik tedbirleri aldık. Antalya'da 26 bin polis görevde. COP31 için de havada, karada, denizde tedbirlerimiz var. Biz yine bu organizasyonu kusursuz şekilde tamamlamayı planlıyoruz. Her türlü negatif gelişmeye karşı planımız hazır.

AK PARTİ 24 YAŞINDA
AK Parti kurulduğunda ben 30'lu yaşlarda genç bir kaymakamdım. 28 Şubat dönemini tüm ağırlığıyla yaşamış birisiyim. O dönemde bir kaymakam olmama rağmen mesleğimizi nerdeyse sürdüremez duruma gelmiştik. 2002 yılında milletimiz tercihte bulundu ve iradesini ortaya koydu. O günden bugüne AK Parti'ye verdiği kredisini hiçbir zaman geri almadı.
İktidara gelmesiyle beraber AK Parti vesayet odaklarına karşı kararlı bir mücadele yürüttü. Askeri vesayete, yargı bürokrasisine, YÖK bürokrasisine karşı bir mücadele yürüttü. Bunları geriletti ve millet iradesini egemen kıldı.
Başörtüsü meselesi, ülkenin gündemindeki en önemli meselelerden biriydi.
Ayasofya'nın açılması... Milletimizin 86 yıl beklediği bir özlemdi, bununla ilgili "zincirler kırılacak" diye sloganlar atılıyordu. 2020 yılında Ayasofya da müzeden camiye dönüştürülmüş oldu.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ
50 yıldır terörle yattık kalktık, ağır bedeller ödedik. Ben 2001-2002 yılında Erzurum'da kaymakamdım. Bir dönem Van'da görev yaptım. Erzurum, Bitlis'te çalıştım. Malatya'dan öbür tarafa geçtiğiniz zaman sanki ülke değiştirmiş gibi oluyordunuz. Yol kontrol noktaları vardı. Kolluğun denetimleri daha da sıklaşıyordu.
Terörsüz Türkiye'yle beraber 50 yıllık prangadan da kurtulmuş oluyoruz. Bu da başlı başına Cumhuriyetin ikinci asrının büyük başarılarından birisi. Cumhurbaşkanımızın iradesinin bu konuda belirleyici bir etkisi var.
Ardından sayın Devlet Bahçeli'nin bu konudaki desteğiyle bu konu iyi bir noktaya geldi. Meclis'te komisyon toplantıları yapıldı, hukuki zemin oluştu. Bu da Cumhur İttifakı'nın başarılarından birisi. O günden bugüne süreci yaşadığım için çok iyi karşılaştırma yapabiliyorum.
YENİ NESİL SUÇ ÖRGÜTLERİ
Bakanlık olarak her hafta pazartesi günü bir gündemle toplanıyoruz. Bunun başlığı bazen asayiş, bazen organize suç örgütleriyle ilgili olabiliyor, narkotik, siber suçlar, düzensiz göçler olabiliyor…
Önceden mahallede kabadayılar vardı, ardından bunlar mafya tipi örgütlenmelere dönüştü, şimdi yeni nesil suç örgütleri deniyor. Bunlar dijital ortamda örgütlenen suç örgütleri olarak karşımıza çıktı. En büyük özellikleri dijital ortamda örgütlenmeleri. Eskiden mafyanın belli bir hiyerarşisi bir yerleri vardı. Yeni nesil suç örgütlerinin bir merkezleri ve belli bir yapıları yok. Dijital örgütleniyorlar. Bunlarla mücadele etmek mafya ile mücadele etmekten daha zor. Bütün ağırlığımızı da buraya kaydırdık.
Ben görevi devraldığımda kendime iki önemli mücadele alanı belirlemiştim. Birisi yeni nesil suç örgütleriyle mücadele ve ikincisi de narkotik suçlarla mücadele konusundaydı.
Dijital ortamda gençlerimizi kandırıyor bu suç örgütleri. Bir kullan-at taktiğiyle işliyorlar. Başları sıkıştığında ise bu yeni nesil suç örgütü üyeleri yurt dışına kaçıyorlar.
5 AYAKLI STRATEJİ
Normal klasik suçla mücadele yöntemlerinde bir suç işlenir ve takip başlar.
Biz suçla mücadelede bunun yeterli olmadığına inanıyoruz. Buna göre bir strateji belirlemiş durumdayız. Buna göre 5 adımlı bir stratejimiz var.
1- Olay sonrası müdahaleden olay öncesi risk yönetimine,
2- Sadece faili yakalamaktan suçu üreten ağı dağıtmaya,
3- Kurumların ayrı ayrı çalışmasından bütünleşik güvenlik yönetimine,
4- Operasyon sayısından vatandaşın hayatındaki güvenlik sonucuna,
5- Teknolojiyi kullanmaktan teknolojiyi hukuk denetiminde yönetmeye geçiyoruz.
Yeni nesil suç örgütleriyle mücadeledeki 5 ayaklı stratejimiz bu şekilde.
18 yaşından küçük çocuklarla ilgili kavram suça sürüklenen çocuktan adli süreçteki çocuk kavramına geçildi. Bu son derece bilinçli bir yaklaşımdı.
Devlet olarak çocuklarımızı korumak zorundayız. Suç şebekelerinin insafına çocuklarımızı terk edemeyiz. Yeni nesil suç örgütlerinin 18 yaş altındaki çocukları suçta kullanmalarını önlemek için cezada artırıma da gidildi.
ÇELİK KASA MECBURİYETİ
Evde anne-babanın ruhsatlı silahı var. Çocuk alıp bunu okula götürüyor. Bunun çocuğun eline geçmemesi lazım. Biz bu konuda da bir kanun değişikliği öngörüyoruz. Evde bulunan ruhsatlı silahların çocukların erişemeyeceği güvenli bir yerde saklanması gerekiyor.
Bu kapsamda, silah ruhsatı verilecek kişilere çelik kasa zorunluluğu getirilmesi planlanıyor. Yeni düzenlemeyle silah sahiplerinin ruhsatlı silahlarını çelik kasada muhafaza etmeleri sağlanacak.
Sadece okulun, polisin aldığı tedbirlerle bu iş ilerlemez. Ailenin de çocuğuyla ilgilenmesi lazım. Okula gidiyor mu gitmiyor mu, evde hangi sitelere giriyor vs. Ailenin de çocukla aktif şekilde ilgilenmesi gerekiyor.
ELİMİZDEN KURTULACAKLARINI DÜŞÜNMESİNLER...
Aranan suçlular için yurt dışı temaslarımız devam edecek. Suçlular ülke değiştirerek elimizden kurtulacaklarını düşünmesinler. Ülke değiştirmeleri sadece onları yakalayıp getireceğimiz yerleri değiştiriyor.
Önümüzdeki günlerde İtalya'ya gideceğim. Bir sonraki durağım Almanya olacak. Güvenlik diplomasisini devam ettireceğiz. Bunların neticesinde bu sene zaten 786 kişinin iadesini sağladık. Bunların 183 kişisi ise organize suç örgütü lideri üyesi.
Bir de başka ülkenin vatandaşı olup da ülkemizde yakaladıklarımız var. INTERPOL, EUROPOL ile arananlar. 58 ülkenin aradığı 497 kişiyi yakaladık bu sene.
Suçluların peşini bırakmayacağız.
"KARAKOLLARDA 12-36 SİSTEMİNE GEÇEBİLİRİZ"
Polis teşkilatımızın göreve geldiğimden beri beklentilerini biliyorum. İlk söylediğim şeylerden biri 12/36 çalışma sistemine geçeceğiz demiştim. 12/36'ya geçebilmemiz lazım. Her birimde bu sisteme geçemeyiz tabi ki. Terörle mücadelede, siber suçlarla mücadelede, narkotik suçlarla mücadelede buna geçemeyiz. Ama geçebileceğimiz birimler var. Karakollarda, hassas bölgelerde, koruma şubede geçebiliriz gibi...
12/36'ya geçebileceğimiz birimlerde eylül ayı itibarıyla buna başladık. Şu anda illerde müfettişlerimiz var. Az önce okul güvenliğiyle ilgili müfettişlerimizin sahada olduğunu söylemiştim. Sahadaki müfettişlerimiz de bu 12/36 sistemine geçilip geçilmediğini de denetliyorlar aynı zamanda.
12/36 sağlayamadığımız birimlerde fazla çalışma ücreti öngörüyoruz. Diğerleri sisteme geçip daha rahat kavuşma imkanına kavuşabiliyor ama bunu yapamadığımız yerler var. Bir sonraki çalışmamız fazla mesailerinin ücretlendirilmesi olacak.
YENİ DÖNEM ALIMLAR
Her alıma çıktığımızda ortalama bazen 10 bin bazen 12 bin civarında polis alımı yapıyoruz. Bunların arasında bay ve bayan polislerimiz var. Bayan polislerimizin artırılması hususunu değerlendireceğiz.
İKİNCİ ŞARK GÖREVİ KALDIRILMASI KONUSU
Bu konuda bunun kaldırıldığı yerler var. Büyük bir kısmı kaldırıldı ama kaldırılmadığı yerler de var. Doğu ve Güneydoğu bölgemizde de elbette ki polislerimize emniyet güçlerimize ihtiyacımız var. Şundan emin olabilirler. Çalışanlarımızın konforlu bir ortamda çalışmasını sağlamak için elimizden geldiğince gayret ediyoruz.
Geçtiğimiz günlerde 112 Acil Çağrı Hizmetlerinin Genel Müdürlüğe dönüştürülmesiyle ilgili bir kararname yayımlandı. Bir sonraki çalışmamız polis teşkilatımızın yeni bir kanuna kavuşmasıyla ilgili.
Emniyet başkanlığı kurulmasıyla ilgili. Kanunla yapılacak çalışmalar var burada. Buna odaklanmış durumdayız. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün Emniyet Başkanlığı'na dönmesi gibi bir planımız var.
KİRA ÖDER GİBİ EV SAHİBİ OLACAKLAR
Önümüzdeki hafta bir toplantı yapacağız. Buradaki düşüncemiz, İstanbul'da İzmir'de, büyükşehirlerde kiralar arttı. Polislerimizin de hayat şartları ağırlaşmış olabiliyor. Burada toplu konut yapıp, uzun vadelerle, kira öder gibi polislerimizin ev sahibi olmaları yönünde bir çalışma başlattık.
İlk olarak Ankara'dan başlıyoruz.
Önümüzdeki aylarda temelini atacağız bunun ve Ankara'dan başlattığımız bu çalışmayı, İzmir'e İstanbul'a, diğer büyük şehirlere yaygınlaştıracağız. İstanbul'da polis teşkilatımızın elinde 3 bin 350 civarında bir lojman var.
Bunu yakın zamanda 5 bine çıkarmayı hedefliyoruz."




