Bakan Tekin: Önümüzdeki yıl bütün öğretim kademelerinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne geçmiş olacağız

6 dk okuma
Bakan Tekin: Önümüzdeki yıl bütün öğretim kademelerinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne geçmiş olacağız

Hızlı Özet

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından 8 Eylül'de açıklanan PISA 2025 sonuçlarını değerlendiren Tekin, "Bu başarıyı 1-2 yıl gibi periyotlarda yapılan çalışmalarla sınırlandırmak irrasyonel bir yaklaşım." dedi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, AAtölye'de Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk olarak, gündeme ilişkin soruları yanıtladı ve değerlendirmelerde bulundu.

Yeni eğitim-öğretim yılının hayırlı olmasını dileyen Tekin, öğrenci ve öğretmenlere başarılar diledi.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından 8 Eylül'de açıklanan PISA 2025 sonuçlarını değerlendiren Tekin, "Bu başarıyı 1-2 yıl gibi periyotlarda yapılan çalışmalarla sınırlandırmak irrasyonel bir yaklaşım." dedi.

PISA gibi uluslararası derecelendirme mekanizmalarında nelerin ölçüldüğünü ve Türkiye'deki eğitim öğretim sisteminde nelerin eksik olduğunun bir analizinin yapılması gerektiği aktaran Tekin, 2001'de AK Parti kurulurken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu konuya yönelik önermelerinin bulunduğunu belirtti.

Tekin, şöyle devam etti:

“Cumhurbaşkanımız diyor ki 'Türk gençleri, Türk çocukları bu kadar kalabalık sınıflarda, bu kadar kötü fiziki koşullarda eğitim öğretim almayı hak etmiyorlar'. 'Çok daha iyisini sunmak zorundayız'dan hareketle 2001'deki parti programında, 2002'deki hükümet programında eğitim-öğretimin uluslararası göstergeler açısından, fiziki kapasite itibarıyla istenilen noktaya çekileceğini taahhüt etmiş.”

“Okullarımızda sağlıklı bir eğitim-öğretim ortamının inşası için gerekli adımlar atıldı”

Bakan Tekin, kendisinin "siyaset bilimcisi" olduğunu belirterek, uluslararası arenada bir ülkenin demokratik gösterge ve demokratikleşme trendi açısından pozisyonunun genel bütçesinden hangi alanlara daha çok kaynak ayrıldığıyla ölçüldüğünü dile getirdi.

Türkiye'nin 2002 bütçesinde Milli Eğitim Bakanlığının bütçesinin sıralamada dördüncü olarak yer aldığını hatırlatan Tekin, o yıllarda başka alanlara kaynak ayrıldığını aktardı.

Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığı döneminde genel bütçeden en çok payın eğitime ayrıldığını vurgulayan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yüzde 7'lerden yüzde 15'lere çıkardı genel bütçeden ayrılan payı. Bu şimdi önemli bir gösterge bizim açımızdan ve bununla AK Parti iktidarları döneminde bir kere çocuklarımızın okul ihtiyacı yani derslik başına düşen öğrenci sayısı itibarıyla okullarımızda sağlıklı bir eğitim-öğretim ortamının inşası için gerekli adımlar atıldı. 2002'de Türkiye'de yaklaşık öğrencilerimiz için 357 bin dersliğimiz var. Türkiye doğal afetlerin yoğun yaşandığı, özellikle depremin yoğun yaşandığı bir deprem ülkesi. Depremle yıkılan okullarımız, başka doğal felaketlerle kaybettiğimiz dersliklerimiz ve ekonomik ömrünü tamamladığı için yıkıp yeniden yaptığımız derslikleri düşündüğümüzde yani bu 357 bin dersliğin yaklaşık yarısının bu şekilde kaybolduğunu varsayalım. Elimizde 150-200 bin civarında önceden kalan bir derslik var. İlk yaptığımız şey, derslik sayısını artırıp çocuklarımızın bir sırada 3-4 kişinin oturduğu bir sınıf değil, rahat, notunu tutabildiği, öğretmenini dinleyebildiği müreffeh ortamlar. Şu an 760 bine yakın dersliğimiz var. Yaklaşık 500 bin civarında ilave derslik yapmışız. Bu çok önemli bir şey.”

Söz konusu yıllarda eğitime erişim konusunda sorun yaşandığını, öğrencilerin ilkokulu bitirdikten sonra ortaokula devam edebilecekleri bir mekanizmanın bulunmadığını ifade eden Tekin, buna karşın bu sorunların aşılması için adımlar attıklarına dikkati çekti.

Bu kapsamda eğitimine devam etmek isteyen ancak ulaşım problemleri yaşayan öğrenciler için taşımalı eğitim sistemini hayata geçirdiklerini anımsatan Tekin, okulların da pansiyon kapasitesini artırdıklarını dile getirdi.

Türkiye'nin 2002'de uluslararası göstergeler açısından ortaöğretime devam eden öğrenci oranını yüzde 50'lerden yüzde 90'ın üzerine çıkardıklarını belirten Tekin, "Okul öncesi eğitime erişim 2002'de yüzde 11 iken bugün yüzde 80'in üzerinde. Bunlar çok önemli parametreler. Eğitime erişim açısından da bu konuyu ciddi şekilde çözdük." bilgisini paylaştı.

“Müfredatı da buna göre seyreltmek gerekiyor ki sistem başarılı olsun”

Bakan Tekin, öğretmenlerin yüzde 80'inin AK Parti iktidarları döneminde atandığını bildirdi.

2002'de yaklaşık 540 bin olan öğretmen sayısının bugün 1 milyon 260 bin olduğunu aktaran Tekin, "Öğretmen nitelikleriyle ilgili olarak 2014-2015'te, öğretmen yeterlilikleriyle ilgili çok kapsamlı bir çalışma yaptık uluslararası göstergelerle uyumlu bir biçimde." diye konuştu.

2013'te Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarlığı görevine başladıktan sonra katıldığı uluslararası toplantılarda Türkiye'ye yönelik en önemli eleştirinin "müfredatın bilgi odaklı olması" nedeniyle gösterildiğini hatırlatan Tekin, şunları kaydetti:

“Aklımıza gelen her şeyi müfredata koymuşuz. Çünkü aynı dönemlerde 80'li, 90'lı yıllarda eğitime erişim de sınırlı olduğu için hem ortaöğretim hem yüksek öğretime sınırlı sayıda öğrenci devam edebildiği için çocuklarımız her şeyi burada öğrensin, ortaokulda öğrensin, ilkokulda öğrensin diye bizim müfredatlarımız şişmiş. Şişince ne oluyor? Atıyorum haftalık 3 saat dersiniz var. 3 saatlik bir dersi öğretiyorsunuz ama biz sizin müfredatınıza haftada 6-7 saat zaman ayırırsanız eğer öğretebileceğiniz bir müfredatı doldurmuşuz. Çünkü aklımıza gelen her şey, 'trafik kazaları yoğunlaşıyor bunu koyalım'. Sağlıkla ilgili bir şey oluyor 'bunu da koyalım müfredata' ve müfredatımız şişmiş. Hal böyle olunca öğretmenimiz haftada 6-7 saat imkan vermemiz gereken bir dersi haftada 3 saatle sınırlandırdığımızda öğretmenimiz müfredatı yetiştirmek için hızlı gidiyor. Çünkü bir taraftan müfredatı yetiştirecek. Bunu yaptığı zaman öğrenciler verilmesi gereken eğitimi sağlıklı alamıyorlar. Öğrenci başarısız, öğretmen başarısız, okul başarısız, eğitim sistemi başarısız. Şimdi eğitime erişim arttığına göre o zaman müfredatı da buna göre seyreltmek ve ilerleyen eğitim kademelerine bazı şeyleri kaydırmak gerekiyor ki sistem başarılı olsun. Dolayısıyla 2013'ten itibaren peyderpey, kademeli bir biçimde, tedricen müfredatı seyreltme sürecine girdik ve müfredatın bilgi odaklı olmaktan ziyade uluslararası mekanizmaların ölçtüğü sistematiğe uygun bir biçimde ve de çocuklarımızın bilgiye erişimin bu kadar kolay olduğu bir dönemde bilgiye erişmeyi değil, eriştikleri bilgiyi gündelik hayatta ve toplumsal yaşamlarında kullanabilecekleri hale dönüştürmek gerekir, bunun biz çalışmasını başlattık.”

Tekin, çalışmaların sonucunda 2024'te Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni hayata geçirdiklerini anımsattı.

PISA skorlarının yükselmesiyle ilgili olarak müfredatın "beceri odaklı" olmasının da etkisinin bulunduğunu kaydeden Tekin, ayrıca 2013'te ölçme-değerlendirmenin işlevini artırmak için MEB Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğünü kurduklarını ifade etti.

"Mevzuata göre davranılması gerektiğini hatırlatıyorum"

Milli Eğitim Bakanı Tekin, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı 2025 sonuçlarına ilişkin, ”Ne okulları ne öğrencileri tespit ettik. Kendilerinin tespit ettiği steril bir ortamda sınavların uygulanmasıyla ilgili gerekli tedbirleri aldık." dedi.

Bakan Tekin, "Sınıfta cep telefonu kullanımını biraz abartan öğretmenlerimiz vardı. Öğretmen arkadaşlarımıza derste cep telefonu kullanmama konusunda uyarıda bulunduk." açıklamasını yaptı.

Tekin, beyaz önlük uygulaması hakkında şu ifadeleri kullandı:

“Öğretmenlerimiz Devlet Memurları Kanunu'na tabi, Kılık Kıyafet Yönetmeliğinde öğretmenlerin nasıl giyineceği tanımlanmış.”

"Kamu kurumu niteliğindeki okullarda mevzuata göre davranılması gerektiğini hatırlatıyorum. Buna karşı çıkanların 'yasakçı' eleştirisi yapmaları tutarsız."

"Yüzde 30 oranında müfredatımızı hafiflettik"

Milli Eğitim Bakanı Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne ilişkin, "Yüzde 30 oranında müfredatımızı hafiflettik. Bu haliyle müfredatımız hala biraz yoğun." dedi.

Bakan Tekin, "Önümüzdeki yıl bütün öğretim kademelerinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne geçmiş olacağız." diye konuştu.

"Herkes kendi adres bölgesindeki okula kayıt yaptıracak"

Adrese dayalı kayıt sistemiyle ilgili olarak Bakan Tekin, şunları söyledi:

"Herkes kendi adres bölgesindeki okula kayıt yaptıracak, onun dışındaki yerlere kaydı sınırlandırdık. Sahadan pozitif bir dönüş var."

"Veliler, adresine, evine en uygun okul diye tanımladığımız okula değil de başka bir okula kayıt yaptırmak istiyorsa, o illegal bir şey."

Milli Eğitim Bakanı Tekin, 12 yıllık zorunlu eğitimin kısaltılması konusunda, "Toplumsal uzlaşı olması durumunda adım atılabileceğini düşünüyorum. Şu an gündemimizde, kısa vadede bu yok." dedi.

Tekin, özel okullardaki fahiş ücretlere ilişkin, "Önümüzdeki yıl yardımcı kitaplar ve kırtasiye konusunda da bir tedbiri mevzuata koymak durumunda kalacağız." ifadelerini kullandı.

Bakan Tekin, okullarda temizlik ve güvenlik hizmetleriyle ilgili, "Şubat başı itibarıyla yeni formülümüzü hayata geçireceğiz. Bu soruna daha köklü bir çözüm bulacağız." diye konuştu.

"Oyun Politika Belgesi hazırladık"

Tekin, "Hem pedagojik açıdan çocuklarımızın daha hızlı sonuç alabilmeleri hem de geleneksel kültür aktarımının doğru yapılabilmesi açısından Oyun Politika Belgesi hazırladık." dedi.

#Spor#haber#Kültür Sanat#Son dakika#ekonomi#sinema#anadolu ajansı#fotoğraf#video#Politika
Kaynak:aa.com.tr
Bu haber 10954 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Kadın vali beni tehdit ediyor diye yakın koruma isteyen AK Partili vekilden yeni hamle
Gündem

Kadın vali beni tehdit ediyor diye yakın koruma isteyen AK Partili vekilden yeni hamle

AK Parti Burdur Milletvekili Prof. Dr. Adem Korkmaz, Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan ile arasında yaşanan gerilimin ardından Ankara Valiliği’ne yaptığı yakın koruma başvurusunu geri çekti.

Habervitrini13889 Görüntüleme
Birleşik Krallık yıkılıyor
Gündem

Birleşik Krallık yıkılıyor

Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda özerk yönetimleri başbakanları, İngiltere'nin de dahil olduğu Birleşik Krallık'ta Londra'daki merkezi yönetimi ifade eden "Westminster'ın devrinin sona erdiğini" ve Birleşik Krallık hükümetinin "anayasal değişikliklere hazırlanması gerektiğini" açıkladılar.

Habervitrini9465 Görüntüleme
Pentagon Amerika'nın savaşın faturasını çıkardı.. Zayiat beklenenden yüksek
Gündem

Pentagon Amerika'nın savaşın faturasını çıkardı.. Zayiat beklenenden yüksek

Mevcut Bütçe Harcaması: ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in Senato'da yaptığı resmi açıklamaya göre, İran'a yönelik operasyonların doğrudan maliyeti 37,5 milyar doları aşmış durumdadır.

Habervitrini9616 Görüntüleme
Hisse Senedi Nasıl Alınır?
Gündem

Hisse Senedi Nasıl Alınır?

Finansal okuryazarlığın artmasıyla borsada yapılabilecek işlemler daha fazla merak ediliyor. Türkiye’nin önde gelen halka açık şirketlerine ortak olmanın geçmişi çok uzun yıllara dayansa da gelişen finans uygulamaları bu işlemleri oldukça kolaylaştırdı. Peki hesap açma aşamasından, hisse analiz ve emir vermeye kadar süreç nasıl ilerler? Hisse alım satım işlemlerinde nelere dikkat etmek gerekir? Süreci basitçe ele alalım.

Habervitrini14274 Görüntüleme