İmmünolog ve alerji uzmanı Dr. Vladimir Polibok, Dünya Sağlık Örgütü'nün yanı sıra önde gelen kanser ve bağımlılık tedavi merkezlerinin de alkolün güvenli bir dozunun olmadığına inandığını belirtiyor.
Şöyle diyor: "Sağlık riskleri, özellikle kanser, her içkiyle birlikte artıyor. Son yıllarda bilimsel görüş, alkolden tamamen uzak durma yönünde değişti."
Ona göre, düşük düzeyde alkol tüketimi bile risklerle ilişkilidir. Şöyle diyor: "Alkol, zihin değiştirici ve zehirli bir maddedir ve bağımlılık yapabilir. Ayrıca Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC) tarafından Grup 1 kanserojen olarak sınıflandırılan bir kanserojendir. Bu grup ayrıca asbest, tütün dumanı ve iyonlaştırıcı radyasyonu da içerir. Bu, insanlarda kansere neden olma yeteneğine dair güçlü kanıtlar olduğu anlamına gelir. Alkol tüketimi, en az yedi kanser türünün gelişimiyle doğrudan bağlantılıdır: ağız boşluğu, farenks, larenks, yemek borusu, karaciğer, kolorektal ve kadınlarda meme kanseri."
Bağımlılık tedavisi uzmanı Dr. Vitaly Kholdin ise, yüksek tansiyonu olan hastalar için alkolün tedavi edici faydaları hakkındaki yaygın efsaneyi çürütüyor.
Alkollü içecekler 7 çeşit kansere neden olur.
Doktor, alkolün tansiyonu düşürmek için kullanılan "halk ilaçları" arasında sayıldığını ve geçici bir etkisi olabileceğini, ancak bu "ilacın" alınmasının sağlık açısından son derece tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.
Ona göre, alkol başlangıçta kan damarlarını geçici olarak genişleterek kan basıncını düşürür. Ancak kısa süre sonra tam tersi etki ortaya çıkar.
Şöyle diyor: "Daha sonra kalp atış hızı artar ve kan damarları aniden daralır. Dahası, alkol sıvı tutulmasına neden olur, bu da toplam kan hacmini artırır ve kalbi zorlar."
Kendisi, düzenli ve az miktarda alkol tüketiminin bile kan basıncını birkaç gün boyunca yüksek tutabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle, alkol "tedavisi" yüksek tansiyonu olan kişilerde kalp krizi ve felce yol açabilir.
Kaynak: radio1.ru + RT



