Hamas Siyasi Büro Başkanı Halil Hayya, Hamas'ın geçen yıl üzerinde mutabakata vardığı yol haritasının ateşkesin tamamlanmasından Filistin devletinin kurulmasına kadar uzanan kapsamlı bir paket olduğunu söyledi.
Hayya, Hamas'ın silah bırakıp bırakmayacağı konusunda ise doğrudan yanıt vermedi.
Halil Hayya, hareketin geçen yıl üzerinde anlaşmaya vardığı bir yol haritasının nihai olarak Filistin devletinin kurulmasını da kapsadığını açıkladı.
Hayya, Katar merkezli Al Araby kanalına verdiği röportajda, İsrail'in Gazze'deki ateşkes kapsamında Hamas'ın silahsızlandırılması yönündeki talebi hakkında konuştu.
Hamas lideri, hareketin silah bırakmayı kabul edip etmeyeceği sorusuna doğrudan yanıt vermek yerine, ateşkesin uygulanması, silahlar ve Filistin devletinin kurulması dahil olmak üzere bir dizi başlığın tek bir paket halinde ele alınması gerektiğini söyledi.
"Tamamı bir paket olarak uygulanmalı"
Hayya, "Bir taslak üzerinde, uygulamaya hazır olduğumuz bir yol haritası üzerinde anlaştık. Bu, bütünlüklü bir paket. Ateşkesin ilk aşamasının tamamlanmasıyla başlıyor ve silahlar meselesi de dahil olmak üzere Filistin devletinin kurulmasına kadar devam ediyor. Bunun bir paket olarak uygulanması gerekiyor" dedi.
Hayya'nın açıklamalarında dikkat çeken nokta, Hamas'ın silahsızlanmayı tek başına kabul ettiğini ifade etmemesi oldu. Hamas lideri, silahlar konusunun ateşkesin diğer aşamaları ve Filistin devletine yönelik siyasi süreçle birlikte ele alınması gerektiğini savundu.
Bu yaklaşım, 30 Temmuz'da ABD Başkanı Donald Trump'ın "Barış Kurulu" tarafından duyurulan ve Hamas ile diğer silahlı grupların Gazze'deki silahlarını bırakmasını öngören yol haritasından farklı bir çerçeve ortaya koyuyor.
30 Temmuz'da silahsızlanma planı açıklanmıştı
30 Temmuz'da Trump, Hamas ve Gazze'deki diğer silahlı grupların silahsızlandırılmasına yönelik bir anlaşmaya varıldığını açıklamıştı.
"Barış Kurulu" tarafından yayınlanan yol haritasında, Gazze'deki silahların envanterinin çıkarılması ve depolanması, ağır silahların devre dışı bırakılması ve askeri faaliyetlerin sona erdirilmesi öngörülüyordu.
Plan kapsamında silahların İsrail'e veya başka bir Filistin dışı aktöre teslim edilmemesi, bunların Gazze'nin yönetimi için oluşturulacak Filistin Ulusal Komitesi tarafından muhafaza edilmesi öngörülüyordu. Sürecin uluslararası bir doğrulama mekanizması ve Uluslararası İstikrar Gücü tarafından denetlenmesi planlanmıştı.
Trump yönetimi, silahsızlanma süreci ilerledikçe İsrail güçlerinin Gazze'den aşamalı olarak çekileceğini açıklamıştı. "Barış Kurulu" da 31 Temmuz'da Hamas'ın tüm silahlarını bırakmaya yönelik uygulanabilir bir planı kabul ettiğini bildirmişti.
Ancak planın uygulanması konusunda taraflar arasında anlaşmazlıklar devam etti.
Hamas ile İsrail arasında karşılıklı suçlamalar
İsrail, Gazze'den tamamen çekilmenin Hamas'ın tamamen silahsızlandırılmasına bağlı olduğunu savunuyor.
Hamas ise İsrail'i ateşkes hükümlerini ihlal etmekle suçluyor ve Gazze'deki İsrail saldırılarının devam ettiğini belirtiyor.
İsrail tarafı ise Hamas'ın askeri kapasitesini yeniden oluşturmaya yönelik faaliyetlerini ateşkesin ihlali olarak değerlendiriyor ve bu faaliyetlerin İsrail'in operasyonlarını sürdürmesini gerekçelendirdiğini savunuyor.
30 Temmuz'da açıklanan silahsızlanma planında İsrail güçlerinin çekilmesi ile Hamas'ın silahsızlandırılması birbirine aşamalı biçimde bağlanmıştı. Ancak planın uygulanmasında ilerleme sağlanamadı.
Yol haritasında Filistin devletine giden siyasi süreç
Hayya'nın açıklaması, silahsızlanma tartışmasını Gazze'deki askeri düzenlemelerin ötesine taşıyarak daha geniş bir siyasi çerçeveye bağlıyor.
"Barış Kurulu" tarafından yayınlanan 30 Temmuz tarihli yol haritasında da Gazze'nin yeniden inşası, Filistin yönetiminin kurulması ve Filistinlilerin kendi kaderini tayin etmesi ile devletleşmeye yönelik güvenilir bir siyasi yolun oluşturulması hedefleri yer alıyor.
Ancak bu çerçeve, Filistin devletinin kurulmasının otomatik olarak gerçekleşeceği anlamına gelmiyor. Yol haritası bunu belirli koşulların yerine getirilmesine bağlı siyasi bir süreç olarak tanımlıyor.
İsrail yönetimi ise Filistin devletinin kurulmasına karşı çıkıyor.
Hamas Filistin seçimlerine "ulusal koalisyon" ile katılacak
Hayya röportajında Filistin'de yapılması planlanan parlamento seçimlerine ilişkin de açıklamalarda bulundu.
Hamas lideri, hareketin seçimlere "ulusal koalisyon" içerisinde katılmayı kabul ettiğini söyledi ancak bunun hangi siyasi veya seçim mekanizması üzerinden gerçekleştirileceğine ilişkin ayrıntı vermedi.
Hayya ayrıca seçimlerin ertelenmesinin, El Fetih ile Hamas arasındaki Filistin içi uzlaşı meselesine müdahale anlamına geleceğini savundu.
Filistin'de parlamento seçimleri için hazırlıklar sürerken, Hamas ve bazı Filistinli grupların ortak bir seçim listesi oluşturma ihtimali daha önce de gündeme gelmişti. Ağustos ayında Al Jazeera, Hamas ile El Fetih'ten ayrılan bir grubun seçimlerde ortak liste üzerinde görüşmeler yürüttüğünü bildirmişti.
Seçimlerin kasım ayında yapılması planlanıyor.
Hayya'dan 7 Ekim açıklaması
Hamas lideri, röportajında 7 Ekim 2023 Aksa Tufanı Operasyonuna ilişkin değerlendirmede de bulundu.
Hayya, saldırının "işgalin suç teşkil eden saldırılarına bir yanıt" olduğunu savundu.
Hamas lideri, "7 Ekim işgale neden olmadı. Filistin meselesinin en düşük seviyede olduğu ve dünyanın bu meseleyi unuttuğu bir dönemde gerçekleşti" ifadelerini kullandı.
Bu açıklama, Hamas'ın 7 Ekim saldırısına ilişkin daha önce yaptığı ve saldırıyı İsrail'in işgal politikaları ve Filistinlilere yönelik uygulamaların sonucu olarak çerçeveleyen açıklamalarla paralellik taşıyor.
Hamas Yemen'de arabuluculuk teklifinde bulundu
Hayya'nın aynı röportajda Yemen'deki gelişmelere de değindiği bildirildi.
Hamas lideri, Yemen'deki taraflar arasında arabuluculuk yapmayı teklif ettiklerini ve taraflardan yanıt beklediklerini söyledi. Hayya, girişimin kabul edilmesini umduğunu belirtti.
Farklı haber ajansları da 27 Eylül'de Hayya'nın Yemen'deki taraflar arasında arabuluculuk teklifinde bulunduğunu bildirdi.
Bu açıklama, Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki gerilimin yükseldiği bir dönemde geldi.
Hamas'ın mesajı ne anlama geliyor?
Halil Hayya'nın açıklaması, Hamas'ın silahsızlanma meselesini tek başına bir silah teslimi süreci olarak değil, ateşkesin tamamlanması, İsrail güçlerinin çekilmesi, Gazze'nin gelecekteki yönetimi ve Filistin devletine yönelik siyasi süreçle bağlantılı bir paket olarak ele aldığını gösteriyor.
Ancak açıklamada Hamas'ın mevcut silahlı kapasitesini hangi koşullarda ve ne ölçüde bırakacağına ilişkin somut bir takvim veya mekanizma açıklanmadı.
Dolayısıyla Hayya'nın sözleri, Hamas'ın silahsızlanmayı açık ve koşulsuz biçimde kabul ettiği şeklinde yorumlanmaktan ziyade, silahlar meselesinin daha geniş bir siyasi ve güvenlik anlaşmasının parçası olarak ele alınması gerektiğine yönelik bir tutum olarak aktarılabilir.
Kaynak: Mepa News




