Mekke Anlaşması askeri uygulama aşamasına mı geçiyor?

••5 dk okuma
Mekke Anlaşması askeri uygulama aşamasına mı geçiyor?

Hızlı Özet

“Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın askeri yetkilileri Riyad'da bir araya gelerek Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamındaki askeri işbirliğinin hayata geçirilmesi için istihbarat paylaşımı, askeri koordinasyon ve kabiliyetlerin entegrasyonu konusunda mutabakata vardı.”

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın en üst düzey askeri isimleri Riyad'da Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı görüştü. Taraflar istihbarat paylaşımı, askeri koordinasyon ve kabiliyet entegrasyonunu artırma kararı aldı.

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın askeri yetkilileri Riyad'da bir araya gelerek Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamındaki askeri işbirliğinin hayata geçirilmesi için istihbarat paylaşımı, askeri koordinasyon ve kabiliyetlerin entegrasyonu konusunda mutabakata vardı.

Pakistan, Türkiye ve Suudi Arabistan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında askeri işbirliğini hızlandırma kararı aldı.

Üç ülkenin savunma ve genelkurmay başkanları, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da cuma gecesi bir araya gelerek bölgedeki güvenlik durumunu ve özellikle Suudi Arabistan'ın karşı karşıya olduğu tehditleri değerlendirdi.

Toplantının ardından Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Asım Münir ile Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman arasında ayrıca ikili bir görüşme gerçekleştirildi.

Mekke Anlaşması için "derhal uygulama" mesajı

Pakistan'ın askeri makamları ile Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalara göre üç ülkenin ordu liderleri, silahlı kuvvetler arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi için istihbarat paylaşımı, askeri koordinasyon ve askeri kabiliyetlerin entegrasyonu konularını ele aldı.

Taraflar, bu adımların caydırıcılığın ve müşterek savunma kapasitesinin güçlendirilmesine katkı sağlayacağını belirtti.

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, üç ülkenin Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nda yer alan taahhütleri "derhal etkili askeri işbirliğine dönüştürme" konusunda ortak kararlılık ortaya koyduğunu açıkladı. Pakistan tarafı da açıklamasında aynı ifadeleri kullandı.

Üç ülke ayrıca Suudi Arabistan'ın güvenliği, egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması konusundaki müşterek savunma taahhüdünü yineledi.

Mekke ve Suudi altyapısına yönelik saldırılar gündemde

Askeri isimler toplantıda Suudi Arabistan'ın karşı karşıya olduğu güvenlik tehditlerini değerlendirdi.

Açıklamalarda, Mekke'yi ve Suudi Arabistan'ın sivil ve ekonomik altyapısını hedef alan saldırılar güçlü şekilde kınandı. Suudi silahlı kuvvetlerinin ülkenin güvenliğini korumadaki "dikkat ve profesyonelliği" takdir edildi.

Açıklamalarda saldırıların doğrudan Yemen'deki Husilerle ilişkilendirildiği bir ifade kullanılmadı. Ancak görüşmenin, Suudi Arabistan'ın Yemen'deki Husilerin saldırılarıyla karşı karşıya olduğu bir dönemde yapılması dikkat çekti.

Askeri işbirliği nasıl uygulanabilir?

Tarafların kullandığı "kabiliyetlerin entegrasyonu" ifadesi, üç ülkenin silahlı kuvvetlerinin mevcut sistemlerinin ortak bir yapıya dönüştürülmesinden ziyade, farklı askeri kapasitelere sahip ülkelerin operasyonel koordinasyonunu sağlayacak mekanizmaların oluşturulmasına işaret ediyor.

Bu kapsamda istihbarat paylaşımı ve erken uyarı mekanizmalarının geliştirilmesi, teknik personel değişimi, hava savunma unsurları arasında koordinasyon, radar ve sensörlerden elde edilen verilerin paylaşılması ve elektronik harp kapasitesinin koordinasyonu gibi alanlar öne çıkabilir.

Bununla birlikte, üç ülkenin ortak açıklamasında bu alanların her birine ilişkin somut bir uygulama takvimi veya kuvvet tahsisi açıklanmadı.

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın askeri sistemleri, envanterleri ve operasyonel yapıları birbirinden farklı. Dolayısıyla "kabiliyet entegrasyonu" ifadesinin pratikte hangi mekanizmalarla hayata geçirileceği, kurulacak ortak komite ve çalışma gruplarının sonraki kararlarıyla netleşecek.

Pakistan'ın Suudi Arabistan'la uzun süredir devam eden askeri ilişkileri bulunurken, Türk savunma sanayisi ile Riyad arasındaki işbirliği de son yıllarda genişledi.

Anlaşmanın kurumsallaştırılması hız kazanıyor

Riyad'daki askeri zirve, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın imzalanmasından yaklaşık yedi hafta sonra gerçekleşti.

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan anlaşmayı 7 Ağustos 2026'da Mekke'de imzalamıştı. Anlaşmanın temel ilkelerinden biri, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yönelik saldırı olarak kabul edilmesi.

Üç ülke 31 Ağustos'ta İstanbul'da gerçekleştirilen ilk Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi toplantısında anlaşmanın kurumsallaştırılması konusunda da karar almıştı.

Bu toplantıda Suudi Arabistan'da anlaşmaya bağlı bir Genel Sekreterlik kurulması, genel sekreterlik görevine ilk üç yıl için Pakistan'dan bir ismin getirilmesi ve savunma sanayisi, ortak teknoloji geliştirme ve üretim alanlarında işbirliğinin artırılması kararlaştırılmıştı.

Pakistan Dışişleri Bakanlığı da 17 Eylül'de yaptığı açıklamada anlaşmanın "tamamen savunma amaçlı" olduğunu ve herhangi bir ülkeye karşı yöneltilmediğini belirtmişti. İslamabad, anlaşmanın yeni bir blok oluşturmadığını da vurgulamıştı.

Yemen'e yönelik ortak operasyon kararı açıklanmadı

Riyad'daki toplantının, Yemen'deki çatışmaların yeniden şiddetlendiği bir dönemde gerçekleştirilmesi nedeniyle anlaşmanın Husilere karşı ortak askeri operasyona dönüşüp dönüşmeyeceği gündeme geldi.

Ancak toplantının ardından yayınlanan açıklamalarda Yemen, Husiler veya Yemen topraklarına yönelik ortak saldırı planına ilişkin bir karar açıklanmadı.

Pakistanlı yetkililer daha önce de Mekke Anlaşması'nın savunma amaçlı olduğunu ve Pakistan'ın Yemen'deki Husilere yönelik saldırılara katılımı konusunda herhangi bir karar alınmadığını belirtmişti. Reuters da Riyad'daki toplantıya ilişkin açıklamalarda Yemen'e yönelik ortak saldırı veya kara operasyonuna işaret eden bir ifade bulunmadığını bildirdi.

Bu nedenle mevcut açıklamalar, üç ülkenin Suudi Arabistan'ın hava ve diğer savunma kapasitesini güçlendirmeye yönelik koordinasyonu artırdığını gösterirken, Pakistan veya Türkiye'nin Yemen'deki çatışmaya doğrudan askeri müdahil olduğu anlamına gelmiyor.

Münir ile Suudi Savunma Bakanı arasında ikili görüşme

Üçlü toplantının ardından Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Asım Münir ile Suudi Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman arasında ayrıca bir görüşme yapıldı.

Suudi Savunma Bakanlığına göre iki taraf, Mekke Anlaşması çerçevesinde Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarla mücadelede "ortak çabaların sürdürülmesi" gerektiğini vurguladı.

Görüşmeye Suudi Genelkurmay Başkanı Orgeneral Feyyad bin Hamed er Rüveyli, ulusal güvenlik danışmanı ve savunma bakanının istihbarat işlerinden sorumlu danışmanı da katıldı.

Münir'e ise askeri operasyonlar genel müdürü ve özel kalemi eşlik etti.

Görüşmelerin kapsamı, üçlü toplantının yalnızca siyasi düzeyde bir dayanışma mesajından ibaret olmadığını; istihbarat, askeri planlama ve savunma kapasitesinin koordinasyonu gibi daha teknik alanların da gündeme geldiğini gösteriyor. Bununla birlikte, taraflar tarafından herhangi bir ortak askeri komuta yapısı veya Suudi Arabistan'a konuşlandırılacak yeni kuvvetlere ilişkin ayrıntı açıklanmadı.

Dışişleri bakanları da acil askeri toplantı kararı almıştı

Riyad'daki askeri toplantının zemini, bir gün önce New York'ta yapılan dışişleri bakanları toplantısında oluşturuldu.

Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, Suudi Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, BM Genel Kurulu marjında Mekke Ortak Savunma Anlaşması çerçevesinde bir araya gelmişti.

Bakanlar, anlaşma kapsamında Genel Sekreterlik, komiteler ve çalışma gruplarının oluşturulmasına ilişkin ilerlemeyi değerlendirdi. Ayrıca Suudi Arabistan'a anlaşma kapsamında nasıl destek sağlanabileceğini ele almak üzere üç ülkenin askeri komutanlarının acil bir toplantı yapması konusunda planlama gerçekleştirdi.

Bakanlar ayrıca Suudi Arabistan'ın Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi uyarınca güvenliğini savunmak için uygun gördüğü tedbirleri alma hakkını teyit etti.

Bu ifade, Riyad'ın saldırılara karşı meşru müdafaa hakkının üç ülke tarafından desteklendiğini ortaya koyarken, Türkiye veya Pakistan'ın belirli bir askeri operasyona katılacağı anlamına gelmiyor.

Anlaşmanın askeri boyutu yeni bir aşamaya giriyor

31 Ağustos'ta İstanbul'da anlaşmanın kurumsallaştırılması yönünde alınan kararların ardından 25 Eylül'de dışişleri bakanları tarafından askeri komutanların acil toplantısının gündeme getirilmesi ve hemen ardından Riyad'da askeri liderlerin bir araya gelmesi, Mekke Anlaşması'nın uygulanmasına ilişkin sürecin hızlandığını gösteriyor.

Son toplantıda özellikle istihbarat paylaşımı, askeri koordinasyon ve kabiliyet entegrasyonu başlıklarının öne çıkması, anlaşmanın siyasi taahhütlerin ötesinde daha somut askeri mekanizmalara dönüştürülmesinin gündemde olduğunu ortaya koyuyor.

Bununla birlikte, mevcut resmi açıklamalar üç ülkenin hangi kuvvetleri, hangi sistemleri veya hangi personel unsurlarını ortak savunma mekanizmasına dahil edeceğini henüz ortaya koymuyor.

Dolayısıyla Riyad toplantısı, Mekke Anlaşması'nın uygulama ve koordinasyon mekanizmalarının oluşturulmasına yönelik önemli bir adım olarak öne çıkarken, Yemen'de ortak bir askeri harekat başlatıldığına dair bir karar anlamına gelmiyor.

Kaynak: Mepa News

Bu haber 12361 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR