İsrail ordusu son yıllarda akılalmaz bir şekilde zeytin düşmanlığı yapıyor. Filistinli çiftçilere ait olan zeytin tarlalarına giren İsrail askerleri ve yerleşimciler bu zeytin ağaçlarını kökünden söküp kurutuyor.
Filistinlilere uygulanan bu kez Suriye'ye sıçradı. İsrail askerleri Suriyelilere ait 300 zeytini kökünden söküp attı.


İsrail'in zeytin düşmanlığının altında dehşete düşüren bir plan ve hesap çıktı.
İşte madde madde o plan
İsrail’in Filistin topraklarında (Batı Şeria, Gazze) ve zaman zaman Suriye gibi komşu bölgelerde zeytin ağaçlarını kesmesi, yakması veya kökünden sökmesi sadece dönemsel bir askeri operasyon ya da sıradan bir tahribat değildir. Bu durum, stratejik, ekonomik, hukuki ve kültürel boyutları olan köklü bir politikanın ve sembolik bir çatışmanın yansımasıdır.
İsrail yönetiminin ve radikal yerleşimcilerin zeytin ağaçlarını hedef almasının temel nedenleri şunlardır:
1. Toprak İlliyetini ve Aidiyet Sembolünü Silme Çabası
Zeytin ağacı, Filistin halkı için sadece bir tarım ürünü değil; toprağa kök salmışlığın, kimliğin, tarihselliğin ve direnişin en güçlü sembolüdür.
Yüzlerce yıllık (hatta bazıları binyıllık) zeytin ağaçları, Filistinlilerin o topraklarda nesillerdir var olduğunun canlı birer kanıtıdır.
Ağaçların sökülmesi veya yakılması, yerli nüfusun hafızasını ve toprakla olan tarihsel, duygusal bağını koparmayı amaçlar.
2. Hukuki Gerekçeler Üreterek Toprağa El Koyma (Arazi İşgali)
İsrail işgal hukukunda ve bölgede uygulanan eski mevzuatlarda (Osmanlı ve İngiliz döneminden kalan bazı arazi kanunları uyarlanarak) bir toprağın ekili kalması, o toprağın mülkiyet iddiasını güçlendirir.
İsrail makamları, Filistinlilerin işlediği arazilerdeki zeytin ağaçlarını sökerek arazileri "boş" veya "bakımsız" hale getirmeye çalışır.
Ardından bu alanlar "Devlet Arazisi" ilan edilir ve üzerine yeni yasadışı Yahudi yerleşim birimleri, askeri tampon bölgeler veya güvenlik yolları inşa edilir.
3. Ekonomik Bağımsızlığı Çökertme ve Yerinden Etme
Zeytin; Gazze ve Batı Şeria’daki on binlerce aile için en önemli gelir ve geçim kaynağıdır.
Bir zeytin fidanının büyüyüp mahsul vermesi 10-15 yılı bulur. Bir zeytinliğin yok edilmesi, bir ailenin kuşaklar boyu sürecek ekonomik güvencesini elinden almak anlamına gelir.
Ekonomik olarak çaresiz bırakılan, toprağından ürün alamayan ve geçimini sağlayamayan yerel halk, zamanla arazisini terk etmeye ve göç etmeye zorlanır (dolaylı insansızlaştırma).
4. Güvenlik ve "Görüş Açısı" Gerekçesi (Askeri Bahane)
İsrail ordusu, sınır hatlarında veya askeri kontrol noktalarına yakın bölgelerde zeytinlikleri sökerken resmi olarak "güvenlik ve görüş açısını açma" bahanesini öne sürer. Ağaçların, direnişçiler veya yerel halk tarafından saklanma/gözetleme alanı olarak kullanıldığı iddia edilerek dönümce arazi tıraşlanır.
5. Yerleşimci Şiddeti ve Psikolojik Harp
İşgal altındaki Batı Şeria'da radikal Yahudi yerleşimciler, özellikle hasat dönemlerinde Filistinli köylülere saldırarak ağaçları yakmakta veya zehirlemektedir. Bu eylemler:
Filistinlilerde çaresizlik ve korku hissi yaratmayı,
Onları kendi arazilerine yaklaşamaz hale getirmeyi,
Bölgedeki varlıklarını psikolojik olarak yıpratmayı hedefler.
Özetle
İsrail’in zeytin ağaçlarına yönelik tutumunun arkasındaki temel motivasyon, ağacın temsil ettiği "kök salmışlık ve mülkiyet" fikridir. Ağaç söküldüğünde hem geçmişe ait tarihsel izler silinmekte hem de geleceğe dönük yaşam ve geçim imkânları yok edilerek alan yeni işgallere açık hale getirilmektedir.
İsrail ordusu ve yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin Filistin coğrafyasında (Batı Şeria ve Gazze) zeytin ağaçlarını kesmesi, yakması ve sökmesiyle ilgili basına yansıyan öne çıkan gelişmeler şunlardır:
1. Zeytin Hasadı Döneminde Organize Saldırılar (Ekim 2026)
Filistin’de sonbaharla birlikte başlayan zeytin hasadı döneminde yerleşimci şiddetinde ve ordu kısıtlamalarında büyük bir artış yaşandı:
Abu Falah Köyü Saldırısı: İşgal altındaki Batı Şeria’nın Abu Falah köyü yakınlarında zeytin toplayan çiftçilere yaklaşık 80 maskeli İsrailli yerleşimci saldırdı. Yerleşimcilerin zeytin ağaçlarını ateşe verdiği, köylülere sapan ve taşlarla saldırdığı ve araçları yaktığı bildirildi. Saldırıda olayı takip eden Washington Post foto muhabiri Heidi Levine dahil olmak üzere gazeteciler ve Filistinliler yaralandı.
Girişlerin Engellenmesi ve Mülke El Koyma: İsrail ordusu ve yerleşimciler, Batı Şeria'nın pek çok noktasında Filistinli çiftçilerin kendi zeytinliklerine girmesini askeri gerekçelerle yasakladı. Ağaçlardaki zeytinlerin yerleşimciler tarafından toplandığı (çalındığı) veya dalında çürümeye terk edildiği belgelendi.
2. İş Makineleriyle Arazi Tahribatı ve İşgal (Eylül 2026)
İsrail’e ait buldozerler ve ağır iş makineleri, Batı Şeria’da Filistinlilere ait tapulu arazileri "kamulaştırma" ya da "devlet arazisi" ilan etme kılıfıyla tahrip etti:
Asırlık ve yüksek yağ verimine sahip çok sayıda zeytin ağacının kökünden sökülerek arazilerin dümdüz edildiği, çiftçilerin geçim kaynaklarının tek bir operasyonla ellerinden alındığı basına yansıdı.
İsrail yönetiminin bu tahribatı özellikle hasat döneminin hemen öncesinde gerçekleştirerek yerel halkı çaresiz bırakmayı amaçladığı aktarıldı.
3. "Devlet Arazisi" İddiasıyla Binlerce Ağacın Kesilmesi (Mayıs 2026)
İsrail aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich yönetimindeki yetkili makamlar ("Sivil İdare"), Batı Şeria’nın kuzeyinde Filistinliler tarafından dikilmiş 3 bin zeytin ağacının söküldüğünü/kesildiğini resmen doğruladı.
Karara gerekçe olarak ağaçların "devlet arazisi" üzerinde bulunması gösterildi.
Resmi verilere göre, bir önceki yılın aynı döneminde de yeni yerleşim alanları açma ve güvenlik bölgesi oluşturma gerekçesiyle yaklaşık 9 bin zeytin ağacı kesilmişti.
4. Uluslararası Örgütlerin ve BM'nin Raporları
Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) ve insan hakları örgütlerinin raporlarında öne çıkan veriler:
Ekonomik Yıkım: Filistin'de 80 bin ila 100 bin ailenin ana geçim kaynağı zeytinciliktir. Ağaçların yok edilmesi ve arazilere erişimin kısıtlanması nedeniyle Filistin ekonomisi her yıl on milyonlarca dolar zarara uğramaktadır.
Binlerce Ağacın Tahribi: BM kayıtlarına göre, yalnızca son birkaç yılda on binlerce dönüm zeytinlik erişime kapatılmış, binlerce fidan ve yetişkin zeytin ağacı yakılmış veya buldozerlerle sökülmüştür.




