Yasa dışı üreme ticaretine operasyon! 14 ilde 53 şüpheli hakkında işlem başlatıldı
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 14 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Türkiye, KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan bağlantılı olarak kadınları yasa dışı üreme hücresi ticaretine yönlendiren örgüte yönelik operasyonda 53 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Türk vatandaşı 41 kadının maddi menfaat karşılığında 811 kez yumurta satışı yaptığı tespit edilirken, aralarında doktor ve örgüt yöneticilerinin de bulunduğu 36 şüpheli gözaltına alındı.
Bu kavram, son günlerde yürütülen adli soruşturmalar ve emniyet operasyonlarıyla gündeme gelmiştir.
Yasa Dışı Üreme Ticareti Nasıl İşliyor?
Yumurta Donörlüğü ve Ticareti: Türkiye'de mevzuat gereği üreme hücrelerinin (yumurta ve sperm) para karşılığı satılması, bağışlanması veya başkasına nakledilmesi yasaktır (tüp bebek tedavilerinde yalnızca evli çiftlerin kendi hücreleri kullanılabilir). Soruşturmalara konu olan olaylarda şebekeler, kadınları maddi imkânsızlıklarından faydalanarak veya para vaadiyle yurt dışına (KKTC, Gürcistan, Arnavutluk vb.) götürmekte ve yumurtalarını toplatıp satmaktadır.
Örgütlü Yapı: Bu ticarette genellikle insan tacirleri, seyahat organizatörleri ve mevzuata aykırı hareket eden tıbbi uzman/doktorlar birlikte hareket eder.
Sağlık Riskleri: Süreç sırasında kadınlara yüksek dozda hormon tedavileri uygulanabilmekte, bu da uzun vadede yumurtalık hiperstimülasyon sendromu (OHSS), enfeksiyon ve kısırlık gibi ciddi sağlık risklerine yol açabilmektedir.
Hukuki Boyutu Nedir?
Türk Ceza Kanunu ve Sağlık Bakanlığı mevzuatına göre üreme hücrelerinin satışı, ticareti veya izin verilmeyen merkezlerde bu işlemlerin yapılması organ ve doku ticareti suçu ile insan ticareti kapsamına girmekte olup ağır hapis cezaları içermektedir.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu, CİMER üzerinden yapılan bir ihbar üzerine uluslararası düzeyde yürütülen yasa dışı üreme hücresi ticaretine yönelik geniş çaplı bir soruşturma başlattı.
HTS kayıtları, MASAK raporları ve yurt dışı seyahat verilerinin titizlikle incelenmesi sonucu; Türkiye, KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan bağlantılı bir suç örgütünün varlığı tespit edildi. Yapılan incelemelerde, Türk vatandaşı kadınların organizasyon aracılığıyla yurt dışına yönlendirildiği ve maddi menfaat karşılığında yumurta satışı yapmalarının sağlandığı belirlendi. Soruşturma dosyasında 41 kadın tarafından toplam 811 kez yumurta satışı gerçekleştirildiği kayıtlara geçti.
14 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON
Elde edilen delillerin ardından İstanbul dâhil 14 ilde düğmeye basıldı. Düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda; 1 örgüt lideri, 5 örgüt yöneticisi, 41 donör kadın, 2 kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile 4 seyahat organizatörünün bulunduğu toplam 53 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.
Şüphelilerden 36’sı yakalanarak gözaltına alınırken, 1 şüphelinin halihazırda cezaevinde olduğu saptandı. Yurt dışında bulunduğu tespit edilen 7 şüpheli ile birlikte firari durumdaki toplam 16 kişinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.
BAKAN GÜRLEK: HİÇBİR MADDİ MENFAAT İNSAN ONURUNUN ÜZERİNDE DEĞİLDİR
Gerçekleştirilen operasyonun detaylarını sosyal medya hesabından paylaşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, kararlılık mesajı verdi. Bakan Gürlek açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"İnsan bedeni üzerinden haksız kazanç sağlayan suç yapılanmalarına geçit vermeyeceğiz! Kadınları yasa dışı üreme hücresi ticaretine yönlendiren, insan onurunu ve beden bütünlüğünü hiçe sayan suç yapılanmalarıyla mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz."
Soruşturmayı yürüten ekiplere teşekkür eden Bakan Gürlek, açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığımıza, operasyonda görev alan Emniyet Teşkilatımıza ve emeği geçen tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum. Hiçbir maddi menfaat, insan onurunun ve beden bütünlüğünün üzerinde değildir! Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; suç yapılanmalarının tüm bağlantılarının ortaya çıkarılması, sorumluların tespit edilmesi ve adalet önünde hesap vermeleri için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz."




