Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Bahreyn’de gerçekleştirilen "Manama Diyaloğu 2026" kapsamındaki Bölgesel Güvenliğin Temelleri oturumunda önemli açıklamalarda bulundu.
Şeybani’nin konuşmasında öne çıkan başlıklar şu şekilde:
Bölgesel Güvenlik ve Mekke İttifakı: Hiçbir ülkenin kendi güvenliğini tek başına sağlayamayacağını belirten Şeybani, Basra Körfezi'nin güvenliğinin Suriye için hayati olduğunu vurguladı. Sınır ötesi milislere karşı Körfez ülkelerinin yanında yer aldıklarını ifade eden Bakan, Suriye’nin Mekke İttifakı’na katılımı için görüşmelerin sürdüğünü açıkladı.
Türkiye ve Arap Ülkeleri ile İlişkiler: Türkiye ile ilişkilerin siyasi, ekonomik ve askeri boyutlarda üst düzeyde olduğunu belirten Şeybani; askeri işbirliklerinin sadece Türkiye ile sınırlı kalmadığını, Arap dünyasıyla da güvenlik alanında ortak adımlar atıldığını dile getirdi.
Komşularla İşbirliği ve Banyas Hattı: Ürdün ile herhangi bir sorun yaşamadıklarını, Suriye-Ürdün Yüksek Stratejik Konseyi'nin üçüncü toplantısının önümüzdeki ay yapılacağını bildirdi. Irak Başbakanı ile yapılan görüşmede ise enerji akışını güvenceye almak adına petrol sevkiyatının Banyas üzerinden yeniden başlatılması konusunun ele alındığını söyledi.
Güvenlik ve Terörle Mücadele: Kaçakçılıkla mücadelede operasyonel koordinasyonun önemine değinen Şeybani, Suriye’nin DEAŞ Karşıtı Uluslararası Koalisyon’a katıldığını ve ülkenin kuzeydoğusundaki silahlı grupları devlet kurumlarına entegre ederek tarihi bir adım attığını belirtti.
İç Gelişmeler ve Dönüşler: Ülkede yeni bir parlamenter sürecin başladığını duyuran Şeybani, 3,7 milyondan fazla Suriyelinin evine dönmesinin yeni Suriye’nin doğuşunu kanıtladığını vurguladı.
Golan Tepeleri ve Körfez’in Güvenliği: BM Güvenlik Konseyi’nin 497 sayılı kararına atıfta bulunarak Golan Tepeleri’nin Suriye toprağı olduğunu yineledi. Suudi Arabistan’a yönelik füze ve İHA saldırılarını kınayan Bakan, "Silah, meşruiyetini yalnızca devletten alır" diyerek Körfez’in istikrarının Şam’ın güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu kaydetti.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması Nedir?
7 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından Mekke'de imzalanan anlaşma; Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında ortak caydırıcılık ve savunma mekanizmaları kurarak bölgesel güvenliği pekiştirmeyi amaçlıyor.
Suriye’nin Mekke İttifakı’na Katılımının Bölgesel Jeopolitiğe Olası Etkileri
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında temelleri atılan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, bölgede "yerel aktörlerle bölgesel çözümler" üretmeyi hedefleyen güçlü bir askeri ve caydırıcı mimari sunmaktadır. Suriye'nin bu ittifaka dahil olması, Orta Doğu jeopolitiğinde köklü bir kırılma ve yeni bir denge anlamına gelecektir.
1. "Yeni Suriye"nin Uluslararası ve Bölgesel Meşruiyetinin Tescili
Diplomatik İzolasyonun Tamamen Bitişi: Şam yönetiminin Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan gibi üç kritik gücün yer aldığı ortak savunma şemsiyesine girmesi, Suriye'nin bölgesel diplomasiye tam entegrasyonunu simgeler.
Arap Ligi ve Körfez ile Bütünleşme: Körfez ülkelerine yönelik füze ve İHA tehditlerine karşı ortak tutum sergilenmesi, Şam ile Riyad hattındaki güven krizini tamamen ortadan kaldırır.
2. Sınır Güvenliği ve Devlet Dışı Aktörlerin Tasfiyesi
Terörle Mücadelede Ortak Konsept: Suriye’nin DEAŞ karşıtı koalisyona katılımı ve sınır ötesi milislere karşı net tavır alması, Körfez desteğiyle birleştiğinde devlet dışı aktörlerin (milis gruplar, terör örgütleri ve kaçakçılık şebekeleri) hareket alanını daraltır.
Kuzeydoğu Entegrasyonu ve İstikrar: Silahlı grupların merkezi devlet kurumlarına entegrasyon süreci, bölgesel ittifakın sağladığı güvenlik garantileriyle daha hızlı ve kararlı ilerler.
3. Doğu Akdeniz ve Körfez Arasında Enerji ve Ticaret Koridoru
Banyas Hattının Stratejik Önemi: Irak petrolünün Banyas Limanı üzerinden Akdeniz’e ulaştırılması projesi, Mekke İttifakı’nın sağlayacağı güvenlik şemsiyesiyle ekonomik bir kaldıraç haline gelir.
Bölgesel Lojistik Bütünleşme: Suriye-Ürdün-Irak-Körfez hattında kesintisiz ticaret ve enerji akışı teminat altına alınır.
4. Küresel Güç Dengesine Etkisi
Bölgesel Öz-Caydırma Gücü: İttifak, dış güçlerin bölge politikalarını doğrudan müdahaleler yerine bu bölgesel blok ile müzakere ederek yürütmesini zorunlu kılar.
İsrail ve Golan Tepeleri Meselesi: BM’nin 497 sayılı kararına vurgu yapan Suriye, arkasına Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın ortak caydırıcı gücünü alarak Golan Tepeleri konusundaki uluslararası hukuk vurgusunu daha güçlü bir diplomatik zemine taşır.




