Bir büyükelçiden çok saraylarda gördüğümüz hizmetçileri andıran büyük elçi, taktığı melon şapka, beyaz eldiven ile garip bir görüntü verdi. Dışişleri bu konuda bir açıklama yapmazken, diplomatik kaynaklar İsveç kralına güven mektubu sunulurken büyükelçilerin kendi ülkelesinin kıyafetlerini giyebildiğini açıkladı.
Frak şartı olmadığı gibi İran elçileri kravatsız takım elbiseyle bile güven mektuplarını sunmuş...
Hürriyet gazetesi Yazarı Ahmet Hakan bugünkü köşesinde bu olay kaleme aldı...
Frak giymek ya da giymemek
AHMET HAKAN
TÜRKİYE’nin Stokholm Büyükelçisi Korhan Karakoç, İsveç Kralı’na güven mektubu sunmaya aşırı janjanlı bir frakla gitmiş.
Peki neden frak?
İsveç’te kural şuymuş:
*
İsveç Kralı’na güven mektubu sunan bir büyükelçi:
- Ya kendi ülkesinin yöresel kıyafetini giyermiş.
- Ya da frak giyermiş.
*
Türkiye’nin diplomatik anlamda tanımlanmış bir yöresel kıyafeti yok.
Büyükelçi Karakoç da bu yüzden frakla gitmiş Kral’a.
*
Ayrıca şöyle bir durum da söz konusuymuş:
Karakoç’tan önceki Türkiye’nin Stokholm büyükelçileri de frak giymişler. Yani frak giyen ilk büyükelçi değil Karakoç.
*
Bu konuda çok keskin, çok net, çok tavırlı bir yaklaşımım yok.
Söyleyeceklerimi dört maddede toparladım:
*
- BİR: Diplomaside kurallar önemlidir. Bir büyükelçinin ev sahibi ülkenin kurallarına uygun davranmasında tabii ki hiçbir sorun yok.
*
- İKİ: Ancak frak denilen kıyafet, nedense bana biraz fazla abartılı ve yabancılaştırıcı bir kıyafet gibi geliyor. Türkiye’yi temsil eden bir büyükelçinin üzerinde -nasıl desem- biraz fazla “monşer” kaçıyor.
*
- ÜÇ: Büyükelçimiz frak giymeseydi ne olurdu? İran Büyükelçisi mesela. Kral’a güven mektubu sunarken frak giymemiş. Takım elbise giymiş / kravat takmamış. Kral da bunu hiç sorun etmemiş. Demek ki böyle de olabiliyormuş.
*
- DÖRT: Frak giymek ya da giymemek... İki tercihe de saygım var. Ama ben büyükelçimizin yerinde olsam jilet gibi bir takım elbiseyi tercih ederdim.





