ABD-İRAN ARASINDA HÜRMÜZ GERİLİMİ
İran’ın, Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemilerden ücret tahsil etmek amacıyla Umman ile müşterek bir sistem tesis etme girişimi, bölgedeki tansiyonun merkezinde yer alıyor. ABD yönetimi, boğazın kontrolünün herhangi bir devlete devredilmesine ve uluslararası serbest geçiş prensiplerinin ihlal edilmesine kesinlikle muhalefet etmektedir.
TRUMP'TAN UMMAN'A GÖZDAĞI
Kabine toplantısının ardından bir beyanatta bulunan ABD Başkanı Donald Trump tarafından, Hürmüz Boğazı üzerinde İran ile benzer haklara sahip olan Umman'a yönelik sert bir ikazda bulunuldu.
Umman Hürmüz konusunda herkes gibi davranmak zorunda. Aksi halde onları havaya uçururuz. Bunu anlıyorlar.
Trump ayrıca, "Doğru zaman geldiğinde Hürmüz Boğazı'ndan tekneleri serbest bırakacağız. Hürmüz Boğazı herkese açık olacak, kimse kontrol etmeyecek" ifadelerini kullandı.
BEYAZ SARAY'DAN 'GİZLİ ANLAŞMA' İDDİALARINA YALANLAMA
Diğer taraftan, Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği idaresinin İran ve Umman'a bırakılmasını ve Amerikan askerlerinin bölgeden çekilmesini içeren bir anlaşma taslağının hazırlandığı yönündeki söylentiler, Beyaz Saray tarafından kati surette reddedildi. Yapılan resmi açıklamada, İran menşeli kaynaklarca ortaya atılan mutabakat metninin tamamen fabrikasyon olduğu vurgulandı.
İRAN MEDYASININ MUTABAKAT İDDİASI
Bu yalanlamaya rağmen İran devlet televizyonu, Pakistan'ın arabuluculuğunda İran ile ABD arasında hazırlandığı öne sürülen 14 maddelik bir mutabakat zaptına dair "resmi olmayan ilk belgeye" ulaştığını iddia eden bir haber yayınladı. Haberde yer alan iddialara göre, olası uzlaşı şu maddeleri içeriyordu:
ABD, İran'a yönelik deniz ablukasını sonlandırmayı taahhüt ederken, İran ticari gemi geçişlerini bir ay içinde gerilim öncesi seviyeye döndürmeyi kabul etti.
Askeri gemiler anlaşma kapsamı dışında tutulurken, gemi geçişlerinin sevk ve idaresinin İran ile Umman işbirliğiyle yürütüleceği kaydedildi.
Belgede, ABD'nin İran çevresindeki askeri varlığını geri çekeceği taahhüdü yer aldı; ancak bu çekilmenin bölgeye yeni intikal eden birlikleri mi yoksa mevcut üslerdeki kuvvetleri mi kapsayacağına dair müzakerelerin sürdüğü aktarıldı.
Taslak metne göre, tarafların 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varması halinde, söz konusu mutabakatın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından bağlayıcı bir karar olarak onaylanması hedefleniyor.
Haberde, "İslamabad mutabakat zaptı çerçevesi" olarak anılan belgenin henüz kesinlik kazanmadığı ve Tahran yönetiminin "somut doğrulama" olmaksızın herhangi bir adım atmayacağı da ifade edildi.




