Türkiye'nin Demografik Yapısı Değişiyor: Çocuk Nüfusu 1935'ten Beri Görülen En Düşük Oranda

3 dk okuma
Türkiye'nin Demografik Yapısı Değişiyor: Çocuk Nüfusu 1935'ten Beri Görülen En Düşük Oranda

Hızlı Özet

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, ülkedeki çocuk nüfusunun payı yüzde 24,8'e inerek tarihi bir düşüş kaydetti. 1935'ten bu yana en alt seviye olan bu oran, Türkiye'nin genç nüfus üstünlüğünü yitirme riski ve toplumsal aile yapısındaki dönüşüm tartışmalarını beraberinde getiriyor.

Türkiye'nin demografik yapısında önemli bir değişim yaşandığı görülmektedir.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından kamuoyu ile paylaşılan en son istatistikler, çocuk nüfus payının 1935 senesinden bu yana en alt basamağa indiğini ortaya koymuştur.

Bir zamanların kalabalık ve neşeli aile tablolarının yerini daha sakin hanelerin almasıyla, Türkiye'nin genç nüfus üstünlüğünü yitirme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu belirtilmektedir.

İşte istatistiklerle Türkiye'deki çocuk nüfusunda yaşanan dikkat çekici gerileme ve halkın konuya ilişkin görüşleri.

TÜRKİYE'NİN NÜFUSUNDA KRİTİK EŞİK

Çocuk nüfusundaki azalma ile Türkiye, demografik bir dönüşümün arefesindedir. TÜİK tarafından yayımlanan resmi rakamlara göre, ülke popülasyonunun yüzde 24,8'lik kısmını çocuklar meydana getirmektedir. Oysa bir önceki yıl bu pay yüzde 25,5 düzeyindeydi.

Çocuk nüfus payındaki bu kesintisiz düşüşün 1935'ten beri en düşük noktaya ulaşması, uzmanlar ve yurttaşlar arasında kaygı yaratmaktadır.

Neslin sürdürülmesinin ehemmiyetini dile getiren bir kişi, görüşlerini şu şekilde ifade etmiştir:

Bu dünyaya niye geliyoruz? Niye varız? Çocuklarımızın ve nesillerimizin ilerlemesi için varız.

GENÇ YAŞTA EBEVEYNLİK TARTIŞMALARI

Nüfus istatistiklerindeki bu gerileme, evlilik yaşı ve ebeveyn olma tercihleri hakkında yeni sorgulamalara yol açmıştır. Kimi yurttaşlar, hayata erken başlamanın ve çocuklarla birlikte olgunlaşmanın bir fırsat olduğu görüşünü paylaşmaktadır.

Bir genç, erken yaşta aile kurmanın getirdiği olumlu yönleri şu sözlerle vurgulamıştır:

Hayata daha erken atılıyorsun. Çocuğunla mesela arkadaş gibi beraber büyüyorsun, bu bence büyük bir avantaj.

Başka bir vatandaş ise, "Bence erken yaşta evlenmek, bu güzelliklere sahip olmayı nasip ediyor" diyerek genç yaşta ebeveyn olmanın değerine işaret etmiştir.

Toplumdaki bu dönüşüm, sadece sayılara değil, yaşam biçimlerine de yansımaktadır. Ebeveyn olmanın içsel bir duygu olduğunu söyleyen bir kişi, nüfus düşüşünün ardındaki psikolojik sebeplere şöyle dikkat çekmiştir:

Anne babalık neticede çok fazla sonradan edinilen bir şey değil, içten gelen bir şey. O duyguya sahip olmayanlar tabii ki birinci çocuktan sonra bu sorumluluktan kaçıyor olabilir.

Diğer yandan, geleneksel aile yapısını özlemle anan bir başka yurttaş ise, "Çok kalabalık bir ailede büyüdüm ama eskiden her şey daha güzeldi. Şu anda yeni nesil çok tembel, çalışmayı bilmiyorlar" sözleriyle yeni jenerasyonun aile kurma motivasyonunu tenkit etmiştir.

AVRUPA İLE FARK AZALIYOR

Türkiye'nin çocuk nüfus payı düşüş eğiliminde olsa da halen Avrupa Birliği ortalamasının üzerinde bir konumdadır. Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin çocuk nüfus oranı ortalaması yüzde 17,6 olarak kayda geçmiştir.

AB ülkeleri içinde en yüksek çocuk nüfusuna yüzde 22,7 ile İrlanda sahipken, Türkiye'nin yüzde 24,8'lik oranıyla Avrupa'nın zirvesindeki yerini koruduğu görülmektedir. Ancak, aradaki farkın hızla erimesi, Türkiye'nin gelecekteki iş gücü ve dinamizm potansiyeli için bir tehdit oluşturmaktadır.

Geniş ailelerin yerini çekirdek ailelerin alması, beraberinde bir yalnızlık duygusunu da getirmektedir. Eskiden torun sesleriyle şenlenen evlerin sessizleştiğini belirten bir vatandaş, toplumsal yapıdaki bu değişimin üzücü yönünü şu sözlerle aktarmıştır:

Babaannem torunlarının torunlarını gördü ama şu anda biz çok küçük bir çekirdek aileyiz. Çocuklarımız okuyor, sadece eşimle ikimiz kalıyoruz. Bu gerçekten çok üzücü.

Türkiye, bir taraftan çağdaşlaşma yolunda ilerlerken, diğer taraftan en büyük serveti olan 'genç ve dinamik nüfusunu' korumanın yollarını aramaktadır.

Kaynak:A haber
Bu haber 10924 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Bayramın ikinci günü 15 kent için 'sarı kodlu' uyarı
Gündem

Bayramın ikinci günü 15 kent için 'sarı kodlu' uyarı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Kurban Bayramının ikinci günü birçok kentte kuvvetli sağanak beklendiğini açıkladı. 15 kent için 'sarı kodlu uyarı' verilirken, yağışın İstanbul'da da etkili olacağı ifade edildi. İşte uyarı alan iller ve detaylar...

Habervitrini11208 Görüntüleme
Prof. Dr. Ahmet Ercan'dan 24 Yıllık Eşine Boşanma Davası: Gerekçe 'Yalnız Bırakılmak'
Gündem

Prof. Dr. Ahmet Ercan'dan 24 Yıllık Eşine Boşanma Davası: Gerekçe 'Yalnız Bırakılmak'

Tanınmış jeofizik mühendisi Prof. Dr. Ahmet Ercan, 24 senelik hayat arkadaşı Nidzara Ercan'a karşı çekişmeli boşanma davası başlattı. Ercan, geçen yıl atlattığı kalp krizi sürecinde eşinin kendisini ihmal ettiğini öne sürerek, evlilik birlikteliğinin devamının mümkün olmadığını mahkemeye bildirdi.

Habervitrini12072 Görüntüleme
Trump'tan Hürmüz Konusunda Umman'a Sert İkaz: 'Havaya Uçururuz'
Gündem
#Donald Trump#İran#Hürmüz Boğazı

Trump'tan Hürmüz Konusunda Umman'a Sert İkaz: 'Havaya Uçururuz'

ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'ndaki tutumu nedeniyle Umman'a yönelik sert ifadeler kullandı. Diğer ülkeler gibi hareket etmemesi durumunda Umman'ın 'havaya uçurulacağını' söyleyen Trump, boğazın kontrolünün kimseye bırakılmayacağını belirtti. Bu sırada, ABD ile İran arasında bir anlaşma yapıldığı iddiaları ise Beyaz Saray tarafından yalanlandı.

Habervitrini12277 Görüntüleme
Schengen’de karaborsa! Randevu için bin euro talep ediliyor
Gündem

Schengen’de karaborsa! Randevu için bin euro talep ediliyor

Kurban Bayramı ve yaz tatili sezonunun yaklaşmasıyla birlikte Avrupa’ya seyahat planı yapan vatandaşlar Schengen vizesi krizinin ortasında kaldı. Vize başvurularında yaşanan yoğunluk nedeniyle birçok kişi uygun randevu tarihi bulamazken, sistemde aylar sonrasına verilen tarihler mağduriyetleri artırdı.

Habervitrini14357 Görüntüleme