Yemen'de uluslararası toplum tarafından tanınan hükümet, Husilerin son dönemde elde ettiği kazanımları geri almak amacıyla kapsamlı bir askeri operasyon başlattı.
El Cezire'nin haberine göre hükümet güçleri, daha yoğun hava desteği ve artan uluslararası destek eşliğinde Husilere karşı farklı cephelerde ilerlemeye çalışıyor.
'YEMEN ŞAFAĞI' OPERASYONU BAŞLATILDI
Yemen hükümeti, pazartesi günü ülke genelinde devlet otoritesini yeniden tesis etmek amacıyla 'Yemen Şafağı Operasyonu'nu başlattığını duyurdu.
Açıklamanın ardından Kızıldeniz'in güney kıyısında Husilere karşı askeri harekat başlatıldı.
Operasyonun ilk aşamasında, Husilerin geçen ay ele geçirdiği bölgelerin geri alınması hedefleniyor.
Bu kapsamda özellikle Babülmendep Boğazı çevresindeki bölgeler öne çıkıyor.
Dünyanın en önemli deniz geçiş noktalarından biri olan boğaz, Kızıldeniz ile Aden Körfezi arasındaki bağlantıyı oluşturuyor.
Hükümetin nihai hedefinin ise Husilerin 2014'ten bu yana kontrolünde bulunan başkent Sana başta olmak üzere ülkenin geniş bölümünde yeniden devlet otoritesini sağlamak olduğu belirtiliyor.
Hükümet güçleri şu ana kadar Babülmendep çevresindeki bazı bölgelerde ilerleme sağladı.
HÜKÜMET GÜÇLERİNDE KOORDİNASYON ARTTI
El Cezire'ye konuşan Sana'a Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Maged el-Madhaji, hükümet güçlerinin önceki operasyonlara kıyasla daha organize hareket ettiğini belirtti.
Yemen'de eylül ayının başlarında yaşanan çatışmalarda hükümet tarafındaki güçlerin farklı gruplar arasında yeterli koordinasyonu sağlayamadığı, askeri hazırlıkların yetersiz kaldığı ve Husilerin hükümet güçlerinin iletişim sistemlerine sızdığı yönünde değerlendirmeler yapılmıştı.
Yeni operasyonda ise kara birlikleri, hava gücü ve istihbarat unsurlarının daha koordineli hareket ettiği görülüyor.
El-Madhaji, Suudi hava saldırılarının hızının ve isabet oranının önceki operasyonlara kıyasla arttığını ifade etti.
SUUDİ ARABİSTAN YENİDEN HAVA SALDIRILARINA KATILDI
Operasyonun en önemli farklılıklarından biri Suudi Arabistan'ın hava desteğini yeniden artırması oldu.
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, pazartesi günü operasyona yaklaşık 100 savaş uçağının katıldığını açıkladı.
Bu açıklama, 2022'deki ateşkesten bu yana Suudi Arabistan'ın Husilere karşı hava operasyonlarına yeniden açık biçimde dahil olduğunu gösteren ilk resmi açıklama olarak değerlendirildi.
Suudi hava saldırılarının yalnızca Kızıldeniz kıyısında değil, Taiz, Marib ve El Cevf gibi farklı cephelerde de hükümet güçlerine destek verdiği bildirildi.
El Cezire'ye konuşan emekli Lübnanlı general Elias Hanna, hava ve kara unsurları arasındaki koordinasyonun operasyonun önceki dönemlerden farklı yürütüldüğünü gösterdiğini söyledi.
Hanna'ya göre hava saldırılarının tek başına yeterli olmadığı, ele geçirilen bölgelerin kara birlikleri tarafından kontrol altında tutulmasının operasyonun başarısı açısından kritik olduğu belirtiliyor.
ABD İSTİHBARAT DESTEĞİ SAĞLIYOR
Operasyonda Suudi hava gücünün yanı sıra ABD'nin sağladığı istihbarat desteği de öne çıkıyor.
ABD'li bir yetkili, pazartesi günü El Cezire'ye yaptığı açıklamada yaklaşık 200 ABD'li danışmanın Suudi Arabistan'da operasyonu desteklediğini söyledi.
Hanna, ABD desteğinin özellikle hedef tespitinde önemli rol oynadığını belirterek, elde edilen istihbaratın Husi mevzilerine yönelik hava saldırılarının daha koordineli gerçekleştirilmesini sağladığını ifade etti.
Bu gelişmeler, Suudi Arabistan'ın hava gücü ile Yemen'deki hükümet yanlısı kara birlikleri arasındaki koordinasyonun önceki dönemlere göre daha merkezi bir yapıya kavuştuğuna işaret ediyor.
'DEVLER TUGAYI' ÖN PLANA ÇIKTI
Operasyonun bir diğer önemli unsuru ise Devler Tugayı olarak bilinen güçlerin çatışmalardaki ağırlığının artması oldu.
Suudi Arabistan tarafından desteklenen birlikler, bu kez özellikle Kızıldeniz kıyısındaki çatışmalarda ön safta yer alıyor.
Devler Tugayı ayrıca Taiz'in El Vaziye bölgesindeki operasyonlarda da etkin rol üstleniyor.
Söz konusu bölge, önemli liman kentlerinden Moha'ya hakim konumda bulunuyor.
Bu güçler 2022 yılında Şebva'da Husilere karşı operasyon düzenlemiş ve Husileri güneydoğudaki bazı bölgelerden çıkarmıştı.
El-Madhaji, Devler Tugayı'nın farklı arazi koşullarında Husilerle uzun süre çatışmış olması nedeniyle Husi savaş yöntemlerine ilişkin önemli bir deneyime sahip olduğunu belirtti.
MARİB VE EL CEVF'TE DE İLERLEME İDDİASI
Çatışmalar yalnızca Kızıldeniz kıyısıyla sınırlı değil.
Hükümet güçleri, başkent Sana'nın doğusunda bulunan Marib ve El Cevf vilayetlerinde de ilerleme sağladığını açıkladı.
Büyük ölçüde çöl arazilerinden oluşan bu bölgelerdeki gelişmeler, hükümetin uzun vadeli hedefi açısından önem taşıyor.
Çünkü Sana'ya yönelik daha geniş kapsamlı bir operasyon için farklı cephelerden eş zamanlı ilerleme sağlanması gerekiyor.
Bununla birlikte başkentin yeniden ele geçirilmesi henüz uzak bir hedef olarak değerlendiriliyor.
HUSİLER KARŞI SALDIRIYA HAZIRLANIYOR
Husilerin ise son çatışmalarda yaşadıkları kayıplara rağmen savunma hatlarını yeniden oluşturmaya başladığı bildiriliyor.
Husiler, Kızıldeniz kıyısındaki Dübab bölgesinde hükümet güçleri karşısında geri çekilmek zorunda kalsa da Taiz yönündeki ilerleyişini sürdürüyor.
Hükümet güçlerinin Taiz'de yaşayacağı olası bir başarısızlığın, operasyonun gidişatı ve hükümet tarafındaki moral üzerinde etkili olabileceği belirtiliyor.
Ayrıca Husilerin son yıllarda geliştirdiği füze ve insansız hava aracı kapasitesi de hükümet güçleri açısından önemli bir tehdit oluşturuyor.
KIZILDENİZ'DEKİ DENİZ TRAFİĞİ KRİTİK FAKTÖR
Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik saldırılar düzenleme kapasitesi de çatışmanın bölgesel boyutunu artırıyor.
Husilerin böyle bir kapasiteye sahip olması, Yemen hükümeti ve Suudi Arabistan'a yönelik baskıyı artırabilecek bir unsur olarak görülürken, aynı zamanda Husilerin Kızıldeniz'deki stratejik bölgelerde kontrol sahibi olmasının uluslararası deniz taşımacılığı açısından oluşturduğu riski de gündeme getiriyor.
Özellikle İran'ın Arap Yarımadası'nın diğer tarafında Hürmüz Boğazı çevresindeki etkinliğiyle birlikte değerlendirildiğinde, Kızıldeniz ve Babülmendep üzerindeki gelişmeler uluslararası aktörlerin dikkatini çekiyor.
OPERASYONUN GELECEĞİ BELİRSİZ
Yemen hükümetinin yeni operasyonu, Husilerin son dönemdeki ilerleyişine karşı ilk kapsamlı karşı hamlelerden biri olarak öne çıkıyor.
Suudi Arabistan'ın daha yoğun hava desteği vermesi, ABD istihbarat katkısı, Devler Tugayı'nın ön plana çıkması ve farklı cephelerdeki kara birlikleri arasında koordinasyonun artırılması, operasyonu önceki çatışmalardan ayıran başlıca unsurlar olarak gösteriliyor.
Buna rağmen Husilerin uzun süredir kontrol ettiği bölgelerin geri alınması kolay görünmüyor.
Özellikle Sana ve önemli liman kenti Hudeyde gibi yıllardır Husi kontrolünde bulunan bölgelerin ele geçirilmesi, mevcut operasyonun ilk aşamalarındaki sınırlı ilerlemeden çok daha kapsamlı bir askeri harekat gerektirebilir.
El Cezire'nin değerlendirmesine göre çatışmaların önümüzdeki aylarda da sürmesi beklenirken, operasyonun sonucunu hükümet güçlerinin kara alanlarını ne ölçüde kontrol altında tutabileceği, Husilerin füze ve İHA kapasitesi ile uluslararası desteğin ne kadar sürdürülebileceği belirleyecek.
HUSİLER KAÇIYOR




