Gündem
  • 4.3.2011 16:34

HÜKÜMETİN İKİ BAKANINDAN GÖZALTILARLA İLGİLİ ÖNEMLİ AÇIKLAMA

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, gazetecilere yönelik operasyona ilişkin olarak, "Basın mensupları suçlanıyorlar, gözaltına alınıyorlar. Bu elbette hoş bir manzara değil. Basın mensuplarının herhangi bir şekilde gözaltına alınmaları, haklarında takibat yapması elbette bizleri üzer" dedi.

Arınç, onarımı tamamlanan 19. yüzyıla ait bir vakıf eseri olan Pertevniyal Valide Sultan Camisi’nin yeniden ibadete açılması dolayısıyla düzenlenen tören sırasında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin "Dün İstanbul ve Ankara’da gazetecilere yönelik gözaltılarla ilgili ne düşünüyorsunuz?" şeklindeki sorusu üzerine Arınç, basın mensuplarının, gazetecilerin herhangi bir şekilde gözaltına alınmaları, tahkikata uğramaları, haklarında dava açılması ve hatta mahkumiyet kararı verilmesinin kendilerini de üzeceğini belirtti.

Bunu basın kuruluşlarıyla ilgili bir bakan olarak söylemediğini ifade eden Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yıllardan beri siyaset yapan ve basının önemine inanan, Anayasa’da yer aldığı şekliyle basın özgürlüğünü savunan bir insan olarak söylüyorum. Özellikle son yıllarda bazı suçlamalar nedeniyle basın mensubu gazeteciler suçlanmakta, iş yerleri, evleri aranmakta ve haklarında soruşturma yapılmaktadır. Şüphesiz her meslek mensubu, gazeteci de olsa, avukat da olsa, doktor da olsa, siyasetçi de olsa, suç işleme hakkına sahip değildir. Adi suçlarla, siyasi suçlarla ilgili iddialar yapılabilir. Bununla ilgili bir soruşturma süreci başlar. Yeterli belgeler ve deliller bulunursa, haklarında dava açılır. Dava sonucu ya mahkumiyetle ya beraatla sonuçlanır." Bunları, yargı sürecinde olağan karşılamak gerektiğini vurgulayan Arınç, arama kararını verenin de gözaltına alma kararını verenin de tutuklayanın da iddianameyi hazırlayanın da hakim sınıfından insanlar olduğunu belirtti.

Yargının bağımsız olduğunu kaydeden Arınç, yürütmenin bu konuda herhangi bir talimatının, etkisinin bulunmadığını dile getirdi.

Kolluk kuvvetlerinin sadece yargı makamlarının talimatlarını yerine getirdiğini söyleyen Arınç, "Dün ve bugün meydana gelen olaylarla ilgili üzüntülerimi ve endişelerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Basın mensupları suçlanıyorlar, gözaltına alınıyorlar. Bu elbette hoş bir manzara değil" dedi.

ÇİÇEK: BİR AN ÖNCE SONUÇLANSIN

"Tutukluluk bir mahkumiyet değildir; tahliye bir beraat değildir. Ne olacaksa bir an evvel ortaya çıksın isteriz “

Çağlayan’daki Adalet Sarayı'nın Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'ndan Adalet Bakanlığı'na teslim töreni öncesi programa gelen Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek gazetecilerin Ergenekon soruşturması kapsamında gazetecilerin gözaltına alınmasıyla ilgili sorularını yanıtladı.

“ ADALETİN GECİKMESİNİ KİMSE TEMENNİ ETMEZ “

Çiçek, “ Yargı reformu özü itibariyle bir insan reformudur. İnsan reformunu gerçekleştirebilsek zaten bu kadar büyük adliyelere de gerek kalmaz “ dedi. Çiçek, “ Ben bu konularda hiç konuşmam. Çünkü yargıya intikal etti. Çünkü burada belki soruşturmayı yürütenler vardır.Bu beklenti herkesin genel beklentisidir. Adaletin gecikmesini kimse arzu etmez doğru da olmaz. O bizim temennimizdir ama özel olarak, falanca filanca dosyayla bağlantılı olacaksa ben onu bilmiyorum" dedi.

“NE OLACAKSA BİR AN EVVEL ORTAYA ÇIKSIN İSTERİZ“

Çiçek bir kez daha aynı sorunun sorulması üzerine ise "Bunların muhatabı biz değiliz. Eğer ille de soru soracaksanız, muhtemeldir ki bu soruşturmaları yürüten arkadaşlarımız da buradadır.Bu cevabı verecek olanlar da onlardır. Ben bilmediğim bir konuda bir şey söylemem söyleyemem de. Ancak beklentimiz bu soruşturmanın bir an önce sonuçlanması. Çünkü tutukluluk bir mahkumiyet değildir; tahliye bir beraat değildir. Ne olacaksa bir an evvel ortaya çıksın isteriz “ şeklinde konuştu. Gazetecilere destek için yapılan yürüyüş ile ilgili ise Çiçek, “ Ben onunla ilgili bir şey demem. Ben buraya gelirken ne sorulacağını biliyorum. Vereceğim cevabı da biliyorum ve verdim “ diye konuştu.

Güncellenme Tarihi : 23.3.2016 20:38

İLGİLİ HABERLER