BİLGİN ŞAŞMAZ
ANKARA - Devlet Bakanı Ali Babacan, Türkiye'nin 17 Aralık'ta çıkacak her türlü sonuca hazır olduğunu söyledi.
Bakan Babacan, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile üzerinde mutabakata varılan yeni 3 yıllık stand-by düzenlemesine ilişkin IMF Türkiye Masası Şefi Rıza Moghadam, IMF Türkiye Temsilcisi Hugh Bredenkamp, Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti ve Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakçı ile birlikte bir basın toplantısı düzenledi.
Ak Parti olarak iktidara geldikleri Kasım 2002 tarihinden bu yana ekonomide önemli mesafeler aldıklarını ve tarihi nitelikte birçok başarıya imza attıklarını ifade eden Babacan, bu sürede Türk ekonomisi hakkında yapılan en iyimser tahminlerin bile aşıldığını bildirdi. Babacan, "Türk ekonomisi artık geleceğe yönelmekte, ufkunu genişletmekte, sınırlarını yeniden şekillendirmektedir. Uzunca bir süreden sonra bizim dönemimizde, Türkiye, ekonomi politikalarında kendi kaderini kendisi tayin etmeye başlamıştır" dedi.
Türkiye'nin AB'ye Katılım Öncesi Ekonomik Programı'nı 1 Aralık'ta açıkladığını hatırlatan Babacan, Türk ekonomisinin de 17 Aralık tarihinde çıkacak her türlü sonuca hazır olduğunu vurguladı. Babacan, 17 Aralık'ta alınacak iyi bir sonucun, asla bir rehavet ve gevşeme sebebi olmayacağını sözlerine ekledi.
Konuşmasında yeni stand-bay düzenlemesinin temel hedeflerini de dile getiren Babacan, "Yeni programımızın temel hedefleri; güçlü ekonomik büyümenin sürdürülebilir kılınması, tek haneli düşük enflasyonun kalıcı kılınması ve faizlerdeki inişin devamı, net kamu borcunun milli gelire oranının azaltılmasına devam edilmesi ve program sonunda bütçe açığının hemen hemen ortadan kaldırılmasıdır" şeklinde konuştu.
Devlet Bakanı Babacan, yeni stand-by düzenlemesi kapsamında 2005-2007 döneminde IMF'den kullanılması öngörülen kaynak tutarının 10 milyar dolar olduğunu açıkladı. Türkiye'nin 2004 yılı sonu itibariyle IMF'ye olan borcunun 13.8 milyar SDR düzeyine, yani yaklaşık 20 milyar dolar seviyesine ineceğini vurgulayan Babacan, söz konusu borç stokunun tamamına yakın bölümünün 2005, 2006 ve 2007 yıllarında ödeneceğini kaydetti. Babacan, yeni stand-by düzenlemesi kapsamında 2007 sonunda Türkiye'nin Fon'a olan borç miktarının 6.4 milyar SDR düzeyine, yani 9.3 milyar dolar seviyesine düşeceğini sözlerine ekledi.
Yeni stand-by düzenlemesi kapsamında sağlanacak kaynağın 12 eşit dilimde kullanımının öngörüldüğünü dile getiren Babacan, kaynak kullanımının; 2005 yılında ilave 4 dilim, 2006 yılında 4 dilim, 2007 yılında ise 3 dilim şeklinde gerçekleşeceğini belirtti. Babacan, IMF'ye 2006 yılında yapılacak ana para geri ödeme tutarının, erken ödeme bazında yaklaşık 11 milyar dolar olduğunu, bunun 3.7 milyar dolarlık bölümünü erken ödeme olarak öngörüldüğünü, bu miktarın normal ödeme dönemine kaydırmasının da söz konusu olduğunu söyledi.
Babacan, yeni stand-by düzenlemesiyle ilgili olarak şöyle konuştu:
"Yeni stand-by düzenlemesi ile Türkiye, IMF'ye olan borçlarının azaldığı bir döneme girecektir. Daha önceki stand-by'ların pek çoğunda Türkiye, yeni borçlarla borcunun büyüdüğü bir döneme girerken yeni stand-by döneminde, borçların azaldığı ve Türkiye'nin net borç ödeyicisi olduğu bir döneme girmekteyiz."
Konuşmasında, yeni stand-by ile, ekonomide yapısal alanda başlatılan atılımların sosyal güvenlik, bankacılık ve vergi idaresi gibi alanlara da kaydırılacağına değinen Babacan, Bağ-Kur, SSK ve Emekli Sandığı'nın tek bir çatı altında birleştirilerek, etkin bir yapıya kavuşturulacağını açıkladı. Yeni dönemde bankacılık sektörünün yanı sıra vergi idaresinin de farklı bir yapıya kavuşturulmasının öngörüldüğünün altını çizen Babacan, Gelirler Genel Müdürlüğü'nün, 'yarı özerk' bir yapıya kavuşturulacağını ve 'Gelir İdaresi' adını alacağını bildirdi. Babacan, konuya ilişkin yasal düzenlemelerin hazırlandığını ve çok kısa bir süre içerisinde Meclis'e sunulacağını sözlerine ekledi. Hükümetin vergi sisteminin yapısına ilişkin yeni düzenlemeler yapmayı planladığını da vurgulayan Babacan, bu konudaki düzenlemelerin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından 10 güne kadar açıklanacağını ifade etti.
MOGHADAM: "BU PROGRAMIN EN ÖNEMLİ NOKTASI YAPISAL REFORMLARDIR"
Uluslararası Para Fonu (IMF) Türkiye Masası Şefi Rıza Moghadam, uygulanan ekonomik program çerçevesinde ortaya çıkan kazanımların kalıcı hale getirilmesi gerektiğini belirterek, yeni stand-by düzenlemesinde yer alan yapısal reformların buna katkı sağlayacağını söyledi.
Moghadam, mutabakata varılan yeni 3 yıllık stand-by düzenlemesine ilişkin Devlet Bakanı Ali Babacan, IMF Türkiye Temsilcisi Hugh Bredenkamp, Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti ve Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakçı'nın katıldığı toplantıda konuştu.
Türk yetkililerle IMF arasında sürdürülen çalışmalar neticesinde, yeni stand-by düzenlemesiyle ilgili 'niyet mektubu' üzerinde mutabakat sağlandığını kaydeden Moghadam, söz konusu mektubun IMF yönetimi ve İcra Direktörleri Kurulu'nun kararına tabi olduğuna dikkat çekti. Türkiye'de tamamlanmakta olan ekonomik programın, IMF'nin desteklediği bir programın başarıyla tamamlanması noktasında büyük önem taşıdığının altını çizen Moghadam, Türkiye'de makroekonomik alanda sağlanan başarının sürdürülebilir hale getirilmesinin yeni stand-by düzenlemesinde ön plana çıktığını söyledi.
Moghadam, gelecek dönemde kamu maliyesi politikalarının büyük önem taşıyacağına temas etti. Yeni stand-by düzenlemesinin amaçları arasında borçların azaltılması ve bu sayede faizlerin düşmesinin bulunduğunu dile getiren Moghadam, bu programın en önemli noktanın yapısal reformlar olduğunu ifade etti. Moghadam, "Şimdi esas nokta, kazanımların nasıl kalıcı hale getirileceğidir" açıklamasında bulundu. Yapısal reformların, sağlanan kazanımları kalıcı hale getirme noktasında taşıdığı öneme de değinen Moghadam, sosyal güvenlik, vergi ve finans sektörüyle ilgili reformların, olumlu gelişmelerin devamını garanti edeceğini belirtti.
SERDENGEÇTİ: "ARTIK GERÇEKTEN DE BİR BAŞARIYI YAKALAMIŞ BULUNUYORUZ"
Toplantıda konuşan Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti de, Merkez Bankası'nın yeni dönemdeki programının yazılı olarak ayrıntılarıyla duyurulacağını açıkladı. Önceki dönemde, uygulanmakta olan ekonomik programla ilgili temkinli açıklamalarıyla dikkati çeken Serdengeçti, "Artık gerçekten de bir başarıyı yakalamış bulunuyoruz" şeklinde konuştu.
Türkiye'nin yeni dönemde dikkat etmesi gereken hususların da olacağının altını çizen Serdengeçti, 'reform yorgunluğu'na fırsat verilmemesi ve dış şoklara karşı hazırlıklı olunması gerektiğini söyledi. Serdengeçti, Türkiye'nin dış borç stokunu göz önüne alarak, yeni dönemde de döviz rezervlerini artırma yönündeki politikalarını sürdüreceklerini sözlerine ekledi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 23:27