'PARAMIZ, HİÇBİR ŞEYİMİZ YOK AMA BEN SADDAM'IN KIZIYIM GURURUM VAR!'
O, Saddam El-Hüseyin’in en büyük kızı. Onun Saddam’ın en çok sevdiği çocuğu olduğu da söyleniyor. Bazıları daha ileri giderek onun varisi olduğunu söylüyor.
Amman’da devlete ait bir evde kalıyor. 20 yaşında çocuğu olan bir anne için güzel görünüyor. Raghad ‘15 yaşında evlendim. Evet. 15 yaşında Ali’yi doğurdum. 5 çocuğum var ve bir evim yok. Bütün bu olanlara rağmen iyi gözükmeye çalışıyorum. Bu beni meşgul ediyor’ diyor.
‘Babamı görmem gerekiyor’ diyor. ‘Babamı seviyorum. Mahkemeye götürülürken onun görüntülerini izledim. İyi gözükmüyordu. Sağlıklı değil. Kızıl Haç’tan bilgi almaya çalıştık. Alamadık. Bir şey bilmiyorlar. Annem gerçekten iyi değil. Birçok sağlık sorunu var. Kız kardeşim Hálá onunla beraber. İki erkek kardeşimin ölümünü atlatmaya çalışıyor. Fotoğrafları biliyorsun. Kahraman olarak öldüler’ diye konuşuyor: ‘Son mermilerine kadar savaştılar. Onlarla gurur duyuyorum.’
EŞİNİ BABASI ÖLDÜRDÜ
Diğer kız kardeş Rana da Amman’da. İki kız kardeş de Ürdün’ü önceden ziyaret etmişler. Kocalarıyla beraber Irak’ı terk edip Kral Hüseyin’den koruma istemişlerdi. Saddam, sevdiği Raghad’ı arayıp geri gelirlerse herkesten özür dileyeceğini söylemişti. İki koca da Irak’a giriş yaptıktan 24 saat sonra boğazlanmıştı. Raghad’la konuşurken bunları düşünüyorum ve şöyle cevap veriyor:
‘Bak, kişisel açıklama yapamam. Ben siyasi bir kişiyim. Ben Saddam’ın kızıyım. Annem Saddam’ın karısı. Çocuklarım Saddam’ın torunları. Yükümlülüklerim var. Ben onun adını taşıyorum. Şimdi, o bana bel bağladı. Benim yardımıma ihtiyacı var. Erkek kardeşlerimin ölümünden sonra, bir tek ben kaldım. Kocamın yolundan gitmem doğaldı. ’
YAHUDİ AVUKAT OLMAZ
‘En az üç kere mektup yazdığı söylendi bize, ama hepsi elimize geçmedi.’ Avukatlarının da onu görme izinleri yok. ‘Onlara söyledim,’ diyor, ‘Amerikalı bir avukata ihtiyacımızın olduğunu. Sen bana yardımcı olabilir misin?’
Yardım edebilmemin tek yolunun televizyon veya yazılı basın röportajı aracılığıyla olabileceğini söylüyorum. Ama Raghad, Amerikalı bir avukatın şimdiki avukatlarından daha çok yardımcı olacağı konusunda ısrar ediyor. Biraz daha konuşmadan sonra, deneyebileceği birkaç isim söylüyorum. İlk söylediğim isme (çok ünlü biri) ‘Çok iyi, ama Yahudi mi?’ diyor.
‘Evet...’ diye cevap veriyorum, ‘Ne olmuş ki?’
‘Oh hayır, Defne. Anlamalısın. Babam buna asla izin vermezdi. Asla!.. Ben insanları yargılamıyorum, ama Yahudilerle başa çıkamam... Saddam’ın kızı olmaktan gurur duyuyorum. Onu destekliyoruz. Birçok kişi onun ülke için ne kadar iyi olduğunu şimdi fark ediyor. Burada çok destek alıyorum. İşte bu yüzden ‘Kimse bana siyasi olmamamı söyleyemez. İnsanlar bana Saddam’ın varisi olarak bakıyorlar.’
BENAZİR BUTTO OLACAK MI?
Ürdün’deki Saddam yanlıları Raghad’dan ‘sıradaki Benazir Butto’ olarak söz ediyorlar. Evet, şimdiye kadar bir ortak noktaları var. İkisi de sürgünde. Raghad siyasi geleceğini inkar etmiyor. Belli ki hoşuna gidiyor.
Ona, Ebu Garib Hapishanesi’nde bir Iraklı mahkumu köpek tasmasıyla sürükleyen işkence skandalının yıldızı Lynndie England ile röportaj yaptığımı söylüyorum. ‘Bak’ diyerek sözümü kesiyor: ‘Çoğu Amerikalıya karşı bir şeyim yok, ama bu fotoğraflar... Birileri biliyordu... Yukarıdan birileri... Bu savaşı biz başlatmadık. Amerika’daki arkadaşlarına söyle, babamı acilen görmem için bana yardım etmeleri gerekiyor. Bana babamı göstersinler. Bu benim tek isteğim. Adil bir duruşmaya çıkıyorsa, bunu hak ediyorum. Bu onun temel insan hakkı. Onun mahkemedeki görünüşünden gurur duydum. Nasıl da korkmuyordu. Konuşma şekli. Cesur bir adam o.’
HÜRRİYET
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:40