Dünya
  • 3.8.2004 11:13

''TÜRKİYE'Yİ HEP KANDIRDIK''

Fransa eski Cumhurbaşkanı Valery Giscard d’ Estaing, Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik konusunda Türkiye’ye eskiden beri yalan söylendiğini itiraf etti. BAKLAYI ÇIKARDI Birliğe üyelik yolunda Türkiye’nin önüne sürekli yeni şartlar ve sorunlar çıkaran AB içinde, Valery Giscard d’estaing nihayet baklayı ağzından çıkardı. Türkiye’nin birliğe üyelik için önünde çok önemli engeller bulunduğunu ve üye olamayacağını söyleyen Giscard d’estaing, buna rağmen Türkiye’ye eskiden beri yalan söylendiğini açıkça ifade etti. ALIRSAK SONUMUZ OLUR “Esas mesele Türkiye’nin tarih alması değildir” diyen Giscard d’estaing, “Türkiye gibi Avrupa dışından olan Fas, Ukrayna gibi ülkeler birliğe alınmak yerine imtiyazlı ortaklık statüsüne sahip kılınmalıdır. Türkiye her şeyi halletse bile nüfusu ve demografik yapısı gözönüne alınırsa birliğe giremez. Ezelden beri yaptığımız gibi Türklere artık yalan söylemeyelim. Onlara yerine getirmeyeceğimiz sözler veriyoruz” dedi. Fransa eski Cumhurbaşkanı Valery Giscard d’ Estaing, Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik konusunda Türkiye’ye eskiden beri yalan söylendiğini itiraf etti. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliğinin çok büyük engellerle karşılacağını ileri süren Giscard d’ Estaing, AB’ye girmek isteyen Avrupa dışındaki ülkelerin Akdeniz’de Birleşmiş Milletler’e (BM) benzer bir organizasyon kurmalarını teklif etti. Yunanistan’ın önde gelen gazetelerinden Katimarini’ye tartışma çıkaracak açıklamalarda bulunan Giscard d’ Estaing, “Türkiye’nin durumu ne olacak? Aralık’ta AB’yle müzakerelere başlaması için tarih verilecek mi?” şeklindeki soruya, “Esas mesele Türkiye’nin tarih alması değil; ancak Helsinki’de kararlaştırdığımız gibi aday ülkelerin yapmalarını istediğimiz sorumlulukları var. Özellikle insan haklarına saygı gibi belli prensipler var. Prensiplere uyulmadığı zaman müzakerelere başlamamız mümkün değildir.” dedi. Türkiye’nin bu gerekli olan prensiplere uysa bile başka sorunların gündeme geldiğini ifade eden Fransa eski Cumhurbaşkanı, “Karşılıklı çıkarlar neye hizmet ediyor? Yerleşik düzen “imtiyazlı ortaklık bağı”na mı? Yoksa birliğe katılıma mı?” dedi. Türkiye’nin üyeliğinin çok büyük engellerle karşılaşacağını savunan ve üye olamayacağını söyleyen Giscard d’ Estaing, “İlki, Avrupa dışındaki bir coğrafyadan üye olmak isteyen sadece Türkiye değil. Rusya, Ukrayna ve Fas gibi ülkeler de var. Ayrıca küçük ülkelerin büyük ülkeler tarafından gölgede bırakılacakları gibi endişeler sözkonusu.” diye konuştu. Türkiye’nin nüfusunun da üyeliğe engel teşkil ettiğini ima eden Giscard d’ Estaing, “İkinci olarak demografik parametreleri de dikkate almak gerekir. Türkiye yaklaşık 90 milyon nüfusuyla birliğe üye olduğu zaman en güçlü ülke olacak. Anayasa’ya göre kararların alınmasında belirleyici olan nüfustur. Kararların alınmasında Avrupa dışından bir ülke etkili olacak. Bu konuda da tepkiler olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu. Türk halkının birliğe üyelik konusunda ne düşündüklerini Avrupa’dan hiç kimsenin bilmediğini de savunan Giscard d’ Estaing, Türkiye’yle AB arasındaki ilişkilerde en iyi biçimin ne olduğu konusunda AB’yi düşünmeye davet etti ve “özel adaptasyon” formülünü gündeme getirdi. “Belki Avrupa dışından olan en büyük nüfusa sahip ve ekonomik anlamda ortalamanın çok altında olan bir ülke için “özel adaptasyon” formülü olabilir. Bunlar mantık çerçevesinde incelenmeli.” teklifinde bulundu. “Ezelden beri yapıldığı gibi artık Türklere yalan söylemeyelim. Onlara yerine getirmek için hazır olmadığımız sözler veriyoruz.” açıklamasında bulunan Giscard d’ Estaing, “Baştan Türkiye’ye Ortak Pazar’a girmesi teklifi yapılmıştı.” dedi. 1990’lı yıllarda politik ve ekonomik alanlarda oluşturmaya başladığımız yapı Avrupalıları ilgilendiren bir konuydu” diyen Fransa eski Cumhurbaşkanı, AB’ye girmek isteyen Türkiye gibi ülkelere çözüm olarak Akdeniz bölgesinde Birleşmiş Milletler (BM) tipi bir organizasyon kurmalarını önerdi. “Politikalarını bütünleştirmek isteyen ülkeler bunu kendileri yapacaklardır.” görüşünü dile getiren Giscard d’ Estaing, Kıbrıs’ta yapılan referandumla ilgili olarak da, Kıbrıslı Rumların tepkilerini ve hayır deme gerekçelerini anladığını söyledi. Fransa eski Cumhurbaşkanı, problemin çözümünün Türkiye’yle kurulacak ilişkilere ve düzenlemelere bağlı olduğunu iddia etti. vakit Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:40

İLGİLİ HABERLER