KAYNAK : Haber Vitrini
İSTANBUL- Cumhuriyet tarihinin en ağır krizi İstanbul Borsası’na taban yaptırdı. Son üç yıldır dolar bazında sürekli değer kaybeden İMKB 100 Endeksi, krize erken seçim ihtimali ve bankalara ilişkin beklentiler eklenince toparlanamadı. Borsaya para yatıranlar sürekli kaybederken, İMKB 100 Endeksi bir türlü toparlanamıyor.
2000 yılı Ocak ayında 3.7 senti görerek zirve yapan endeks 2.5 yıldır düşüşünü sürdürerek 0.75’li seviyelere geriledi.
2000 yılında dolar bazında yüzde 50.58 gerileyen İMKB 100 Endeksi, 2001 yılında yüzde 31.8 değer kaybederken, 2002 yılının ilk 4.5 ayında yüzde 15.91 düştü. Halka arzların durduğu, birçok şirketin küçülme yoluna gittiği bu dönemde en ağır darbeyi tahtası kapanan hisse senetlerindeki yatırımcılar gördü. Ellerindeki hisselerin değeri maliyetlerinin altına düşen, TL bazında bile koydukları parayı alamayan borsa yatırımcıları 2002 umutlarını 2003’e sarkıttı.
Belirsizlik sürüyor
Başbakan Ecevit’in sağlığı ve buna bağlı olarak erken seçim beklentileri piyasalarda güven krizi yaşatırken, açıklanacak olan banka bilançoları da tedirginliğin sürekli gündemde olmasına neden oluyor. Ekonomideki olumlu gelişmelere rağmen endeksin bir türlü toparlanamaması yatırımcıların önünü görememesinden kaynaklanıyor.
Ekim 1991, Aralık 1995, Nisan 1999 seçimleri öncesinde düşüşe geçen ancak, seçimin sonuçlanması ile çıkan İstanbul Borsası’nda seçim kararlarının yükselişi de beraberinde getirdiğini görüyoruz. İstanbul Borsası, Ekim 91 seçimleri sonrası dolar bazında yüzde 71.6, Aralık 95 seçimleri sonrasında yüzde 22.7, Nisan 99 seçimi sonrasında ise yüzde 25 değer kazandı. Bu da seçim kararlarının piyasalar açısından ürkütücü olmadığını aksine belirsizliği ortadan kaldırdığı için yatırımcıların daha net pozisyonlar aldığını gösteriyor.
Banka bilançoları bekleniyor
Bankaların gerçek durumlarını gösterecek üç bağımsız denetimden geçecek bilançolar merakla bekleniyor. Uzmanlar, bilançoların sonuçları kadar bankaların bundan sonraki stratejilerinin de çok önemli olduğu görüşünde. Bankalar yüzde 8’lik sermaye yeterliliği rasyosunu koruyabilmek için risklerini azaltma yoluna gidecekler. Bankaların kredi portföyünün daralacağı konusunda birleşen uzmanlar, yaz aylarından itibaren bankaların piyasa riski de almak istemeyeceklerini belirtiyorlar.
Uzmanlar, asıl sıkıntının bilançolar açıklandıktan sonra bankaların izleyeceği politika konusunda olacağını belirtiyorlar. (Milliyet)
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 16:54