İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Maliye ve Ekonomi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süheyl Donay, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından Uzan Grubu şirketlerinin yönetimine el konulmasının, 5020 sayılı Bankalar Kanunu'na uygun olduğunu söyledi.
Donay, 5020 sayılı Bankalar Kanunu'nun, TMSF'ye intikal eden bankaların ve bu bankaların ortak olduğu kuruluşların yöneticileri ve onlar adına işlem yapanların mal varlığına el konulacağına ilişkin hükümleri düzenlediğini ve bu alacakların 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Kanunu hükümlerine göre amme alacağı sayılacağını öngördüğünü belirtti. Donay, şunları söyledi:
''Mevcut yasa, zaten borçlu bankalarla ilgili tahsilata ilişkin özel bir yasadır. Dolayısıyla, bu yasaya uygun olarak el koyma hareketi yapılmıştır. Bu yasa aynı zamanda el konulan şirketlerin yönetimine ve denetimine el konulacağını ve yeni yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerin seçileceğini öngörmektedir. Dolayısıyla, bazı yayın organlarında yönetici değil kayyum isminin geçmesi hatalıdır. Kanun burada açıkca yönetim kurulu üyelerinin ve denetçilerin seçileceğini örgörmüştür. Bunlar kayyum değil, doğrudan doğruya o şirketin yöneticisi, başkan ve yönetim kurulu üyeleri ve denetçiler olarak o şirket üzerinde her türlü işlemi yapmaya yetkili olan kişilerdir. Artık, şirketin eski sahipleri 3. kişi durumundadır.'' Eski mal sahiplerinin, temettü alacaklarının devam ettiğini dile getiren Donay, ''Kar payları, kendilerine temettü olarak dağıtılır. Tabii onların borcu devam ettiği sürece, temettü dağıtılacaksa, karlı bir şirketse bunlara da devlet amme alacağı kanununa göre el koyabilir'' dedi.
''BORÇLARDAN DEVLET SORUMLU DEĞİL''
Donay, Telsim'in Motorola ve Nokia'ya olan borçlarından, Uzan Grubu şirketlere el konulmasından dolayı devletin sorumlu olup olmayacağına ilişkin soruyu cevaplarken de, bu durumda borçları devletin almış olmadığını kaydetti.
6183 sayılı yasada, devlet alacağının öncelik hakkı bulunduğuna işaret eden Donay, devlet alacakları ve çalışanların alacakları ödendikten sonra para kalırsa, 3. kişilerin alacaklarının söz konusu olabileceğini söyledi. Donay, şöyle devam etti:
''Telsim ve diğer şirketlerin borçlarından devlet sorumlu değil, bu çalıştırdıkları şirket sorumlu olacak. Şirket devlete ait ama, yine Telsim A.Ş. olarak varlığını muhafaza ediyor. Dolayısıyla bu anonim şirketin gelirlerine tedbir koyabilirler veya yani bütün bu devlet alacakları, çalışanların alacakları tamamlandıktan sonra, kalırsa bu şirkettten talep edebilirler.
Kamuoyunda şöyle bir yanılma oldu, (devletten talep edebilirler, devlet borçludur). Değil, yine bu şirketler borçlu. Eğer borçları varsa, karşı taraf borcunu kanıtlayabiliyorsa, yine burada borçlu devletin çalıştırdığı şirkete yönelik bir borçtur. Dolayısıyla kamu maliyesinden bu parayı talep etme hakları yoktur.
Uzanlar'dan yönetimi devraldılar. Temettü hakları hariç bütün yönetim Fon'a geçti. Fon özerk bir kamu kuruluşu. Dolayısıyla, bu şirketten alacaklı olduğunu iddia eden, yine bu şirketin kalan malvarlığına gidebilir. Doğrudan doğruya devlete başvurup (benim paramı ver, bu parayı bana ödeyin) deme imkanı yoktur.''
YENİ YÖNETİM, ŞİRKET SATIŞI YAPABİLİR
Donay, TMSF'nin atadığı yeni yönetimin, eski şirket sahipleri ile bir anlaşmaya varabileceğini de kaydetti. Donay, ''Eski sahipleri bir ödeme planı verip, TMSF yönetiminin kabul etmesi koşuluyla bu ödeme planına göre borçları ödeyebilir. Ama, borçlar ödenene kadar yönetim TMSF'de kalır'' diye konuştu.
Yeni yönetimin şirket satışı, örneğin Telsim'in satışını yapıp yapamayacağına ilişkin soruyu yanıtlarken Donay, şu bilgileri verdi:
''Telsim'in ana sözleşmesini görmek lazım. Ana sözleşmesinde özel bir hüküm yoksa, mesela genel kurula bir yetki tanınmamışsa, yönetim kurulu şirketin herşeyidir, yönetim kurulu herşeyi yapabilir.'' Süheyl Donay, şirketlerine el konulduğu için Uzanlar Grubu'nun dava açabileceğini, ayrıca iç hukuka göre bütün yargı organlarına başvurup netice almamaları durumunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurabileceklerini bildirdi. TMSF'ye devredilen bankalardaki alacakların tahsilatını hızlandırmak için Uzanlar Grubu şirketlerine yapılan el koyma olayının benzer durumlarda diğer bankalara da uygulanabileceğini ifade eden Donay, şunları kaydetti:
''Şu anki el koyma durumu, mevcut 5020 sayılı yasaya uygun. Bu kanun, 12 Aralık 2003'de yürürlüğe girdi. Bu olaylar, bu tarihten önceki eylemler için yapılıyor. Diğer bankalar için yapılmasını engelleyen bir hüküm yok.''
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:39