Ekonomi
  • 14.2.2004 13:32

TMSF'DEN UZAN AÇIKLAMASI: MAL VE PARA KAÇIRIYORLARDI...

Fon'dan yapılan yazılı açıklamada, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) 3 Temmuz 2003 tarihinde aldığı bir kararla, İmar Bankası'nın, bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırıldığı ve anılan Banka'nın yönetim ve denetiminin TMSF'ye geçtiği anımsatıldı. Söz konusu kararın ardından İmar Bankası'nın, toplam mevduat yükümlülüğünün saptanması amacıyla yapılan incelemelerde, daha önce İmar Bankası'nda yapılan denetimlerde ve Banka'nın resmi kayıtlarında görünen mevduatın 10 katından daha fazla mevduat yükümlülüğünün bulunduğunun belirlendiğine dikkat çekilen araştırmada, ''Böylece, dünya finans tarihinde eşine ender rastlanan bir para ve mal kaçırma operasyonunun gerçekleştirildiği tespit edilmiştir'' denildi. Kayıt dışı mevduat sahiplerinin ellerindeki belgeler ile çeşitli operasyonlar sonucunda tespit edilen Banka'nın gizli bilgisayar kayıtlarının karşılaştırılması ve gerçek hak sahiplerinin belirlenmesi amacıyla aylar süren çalışmalar sonunda hesaplanan yaklaşık 7.5 katrilyon liralık mevduatın, hak sahiplerine peşin ya da vadeli olarak ödenmesi için gerekli kaynağın TMSF tarafından Ziraat Bankası'na aktarıldığı anımsatıldı. Fon'un, Hazine'den borçlanarak sağlayıp mevduat sahiplerine aktardığı 7.5 katrilyon liralık kaynağın, İmar Bankası'nın tasarruf sahiplerinden yüksek faiz vaadiyle toplayıp çok büyük bölümünü kayıtlara almadan Banka dışına çıkardığı, diğer deyişle İmar Bankası'nın hakim ortaklarının mal varlığına aktardığı tutarı ifade ettiği belirtildi. Kamu adına 7.5 katrilyon liralık bu alacağın takip ve tahsili ile görevli bulunan Fon'un bugüne kadar yaptığı çalışmalara, mevcut ve yeni çıkarılan yasalar gereği uygulanan çeşitli yaptırımlara karşın İmar Bankası'nın hakim ortaklarının bu borçlarını nasıl ve ne zaman ödeyeceklerine ilişkin herhangi bir plan sunmadıkları, mutad zeminlerde bir araya gelip konuyu müzakereye bile yanaşmadıkları vurgulandı. ''ACIMASIZ KAMPANYALAR DÜZENLENDİ'' İmar Bankası hakim ortaklarından kamu alacağının tahsili için uygulanan yasal yaptırımlar bahane edilerek ve bazı insani duygular sömürülerek, kamu alacağının takip ve tahsili ile görevli kişi ve makamlara karşı acımasız kampanyalar düzenlendiği belirtildi. ''MAL VE PARA KAÇIRMA SÜRÜYOR'' Bu kampanyalarda, grup çalışanlarına ücret ödememelerinin sorumluluğunun kamu görevi yapan kişi ve organların omuzlarına yüklenmeye çalışıldığı, buna karşılık ücret dışındaki bazı büyük ödemeleri (RTÜK payları gibi) yapacak kaynağı rahatlıkla bulabildikleri kaydedildi. Görevliler tarafından tespit edilen buna benzer sayısız olayın, kamu alacağının tahsili için uygulanan yaptırımlara karşın şirketlerden mal ve para kaçırıldığını gösterdiği belirtildi. Bankalar Yasası'nın ilgili hükümlerinin, Fon alacağının tahsilini olanaksızlaştıran bu gibi durumların saptanması halinde Banka hakim ortaklarının, yakınlarının, yöneticilerinin ve onlar adına hareket edenlerin doğrudan ya da dolaylı sahip oldukları ya da kontrol ettikleri şirketlerin yönetim ve denetiminin ve yasada belirtilen ortaklık haklarının TMSF tarafından devralınacağını öngördüğü anımsatıldı. Bu kapsamda İmar Bankası'nın hakim ortaklarının, yakınlarının, yöneticilerinin ve onlar adına hareket edenlerin doğrudan veya dolaylı sahip oldukları ya da kontrol ettikleri şirketler ile ilgili olarak başlatılan işlemin, kamu alacağının tahsili için Bankalar Yasası'nın ve diğer ilgili yasaların amir hükümlerinin uygulanması olduğu vurgulandı. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:38

İLGİLİ HABERLER