LONDRA- ''Bugün açıklanacak rapora göre ABD, El Kaide'nin 11 Eylül saldırılarını tespit edip bu komployu aksatmak için 10 fırsat kaçırdı. Ancak 11 Eylül Komisyonu 'Saldırılar önlenebilir miydi?' sorusu üzerinde hüküm vermeye girişmeyecek'' diyen Guardian, ''600 sayfalık rapora göre yönetim; Clinton başkanlığında 4, Bush başkanlığında 6 kez bu yönde fırsatları kullanamadı. Bunlar arasında; Usame Bin Ladin'in gizlendiği düşünülen Afganistan'daki hedeflerin vurulmasından vazgeçilmesi, 19 hava korsanından 2000 yılında gözetim altında olan 2'sinin izinin kaybedilmesi ve göçmenlik makamlarının takip listelerine isimlerinin eklenmemesi var'' diye yazdı.
Financial Times'ın görüşüne başvurduğu tarih profesörü Allan Lichtman, Pearl Harbour baskını, Kennedy suikasti ve İran-kontra skandalı gibi büyük yankı bulan olaylarla ilgili soruşturmalarda çıkan sonucun genelde fazla etki bırakmadığını belirtiyor.
''Bu düzeni temsil eden isimlerle doldurulmuş bu dengeli komisyonların tarihi korkunç. Komisyon, dengeli olma gayreti nedeniyle tamamen teknik hükümlere varacak ve Amerika'nın dış politikasını nasıl idare ettiği konusundaki hayati soruları sormaktan çok suçu istihbarattaki bürokrasiye çıkaracak''
11 EYLÜL VE PAKİSTAN BAĞLANTISI
Guardian'da yazan İşçi Partisi milletvekillerinden Michael Meacher, 21 Eylül sürecinde pek sorgulanmayan bir noktaya dikkat çekerek ''11 Eylül'de Pakistan bağlantısı'' üzerinde durdu.
''11 Eylül saldırılarında korsanların dış istihbarat desteği aldığı yönünde kanıtlar var. Amerikan yönetimi neden bunu hasıraltı etmeye bu kadar istekli?'' sorusunu soran Meacher'e göre, İngiltere doğumlu İslamcı militan Ömer Şeyh, Pakistan'da, işlemediği neredeyse kesin olan bir cinayet için idamı bekliyor. 2002'de Wall Street Journal muhabiri Daniel Pearl'ün öldürülmesi... Amerikan hükümeti ve Pearl'ün eşinin, Şeyh'in sorumlu olmadığını kabul etmesine rağmen Pakistan başka zanlıları yargılamaya yanaşmıyor çünkü bunun mahkemede çok fazla bilginin ortaya çıkmasına yol açabileceğinden korkuyor.
Şeyh, Pakistan'da dönemin istihbarat servisi başkanı General Mahmud Ahmed'in emriyle 11 Eylül'den önce hava korsanlarının lideri Muhammed Atta'ya 100 bin dolar havale etti.
''Ne Ahmed'in ne de Şeyh'in bu bağlantı nedeniyle suçlanıp yargılanmamış olması tuhaf değil mi?'' diye soran Meacher, bu bağlantıya El Kaide liderlerinden gösterilen ve Pakistan'da yakalandığı açıklanan Halid Şeyh Muhammed'in ve bazı bilgilerin hasıraltı edildiğini dünyaya ilan eden FBI'ın Türk asıllı Amerikalı eski çevirmeni Sibel Edmonds'ın da tanıklık edebileceğini belirtti.
Meacher, Amerikan savunma bakanlığının eski çalışanlarından Danel Ellsberg'in ''Pakistan'ın bu işin bayağı içinde olduğu fikri bana akla yatkın geliyor. Pakistan demek, benim gözümde CIA demek. Çünkü Pakistan istihbaratının bildiği bir şeyi CIA'in bilmediğini söylemek çok güç'' şeklindeki sözlerini aktararak, ''Bu bağlamda Batı Alman istihbaratının eski koordinatörü Horst Ehmke'nin gözlemi de anlam kazanıyor'' dedi.
Meacher, Ehmke'nin, ''Teröristler, kaçırılmış 4 uçakla böyle bir operasyonu bir gizli servisin yardımı olmadan başaramaz'' dediğini kaydetti.
Financial Times'ta yazan Washington Merkezli Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü Strateji Birimi Başkanı Anthony Cordesman, terörle mücadelede ideolojinin rolüne vurgu yaparak, ''Terörle küresel mücadeleden söz etmek iyi hoş da, kazanmak için önce savaşmaya başlamak gerekir'' dedi. Cordesman, savaşmaya başlamanının da ekonomik, sosyal ve ideolojik ihtiyaçları karşılamakla mümkün olabileceğini belirtiyor.
IRAK SORUŞTURMASI YENİDEN Mİ AÇILIYOR?
Independent, parlamentonun Dış İlişkiler Komisyonu'nun Irak istihbaratı ve kitle imha silahları konusundaki araştırmayı yeniden açacağını duyuruyor.
Bunu tetikleyen olaylardan biri, Dışişleri Bakanı Jack Straw'un parlamentoda, Irak ile ilgili istihbaratın geri çekildiğini geçen yıl Eylül'de öğrendiğini söylemesi. Blair ise, bu durumdan sadece 5 ay önce, yani bu yılın başlarında haberdar olduğunu söylüyordu.
''Avam Kamarası Dış İlişkiler Karma Komisyonu kapalı kapılar ardında, Dışişleri Bakanı Jack Straw'a bir mektup göndererek kendisine, bir dizi soru yöneltmeyi kararlaştırdı.
Bunlar arasında Irak'ın kitle imha silahlarıyla ilgili bazı istihbarat bilgilerinin geçen yıl Temmuz'da şüpheli bulunarak geri çekildiğini Başbakan'a söyleyip söylemediği de var.
Ayrıca İstihbarat ve Güvenlik Komisyonu da dün yine bir özel toplantıda, Butler raporunda ortaya çıkan bu konuyu inceleme kararı aldı''
Daily Telegraph, Birleşmiş Milletler'de dün alınan İsrail kararını Birleşmiş Milletlerin çifte ihaneti olarak niteleyerek, ''Sudan konusunda sessiz kalan Genel Kurul, Filistinlilerin saldırılarında ölenlerin sayısını azaltan duvarı ezici biçimde kınadı'' dedi.
Guardian başyazısında, İsrail'in Batı Şeria'daki duvarı yıkma çağrılarına direnmesini eleştiriyor, dünyadan bu yoldaki kararları uygulamak için daha fazla gayret istiyor.
Gazete, ''İsrail bir kez daha Birleşmiş Milletler'in kararına kulak asmayacağını ilan etti, bir kez daha Amerika buna izin verecek'' ifadesini kullandı.
Guardian, ABD'nin İsrail'den duvarı yıkmasını isteyen BM kararını redderken dikkatler siyasi çabalara çevrilmeli açıklaması karşısında, ''Kimin siyasi çabasından söz ediyoruz? İngiltere Uluslararası Kalkınma Bakanlığı'nın raporuna bakılırsa, Amerika'nın bu yönde çabası yok'' dedi.
''Filistin toprakları 3-4 kantona bölünürken Amerika ve Avrupa sanki bunu durduracak güçleri yokmuş gibi duruyor'' tespitinde bulunan gazete, ''Orta Doğu'da adil bir çözüm, asla başını başka yere aiderlerinden gösterilen ve Pakistan'da yakalandığı açevirerek sağlanamaz'' dedi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:36