Gündem
  • 11.4.2026 14:27

ABD ve İran Arasındaki Beş Temel Anlaşmazlık Konusu

İslamabad'da Müzakereler İçin Hazırlıklar Tamamlandı

Pakistan'ın başkenti İslamabad, kritik ABD-İran görüşmelerine ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, şehirde son hazırlıklar tamamlandı. Müzakere alanının güvenliği sağlanırken, yaklaşma yolundaki bordür taşları sarı ve siyaha boyandı. Pakistanlı hükümet yetkilileri, her iki tarafın da güvenini kazandıklarını vurgulayarak sürece dair iyimser açıklamalar yapıyor.

Görüşmelerde ABD heyetine Başkan Yardımcısı JD Vance liderlik edecek. İran heyetinin eş başkanlığını ise Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi'nin yürüteceği yönünde haberler bulunuyor. ABD'den ayrılmadan önce bir açıklama yapan Vance, olumlu bir ton sergiledi.

"Eğer İranlılar iyi niyetle müzakere etmeye istekliyse, biz de kesinlikle açık bir el uzatmaya hazırız. Ancak bizi oyalamaya çalışırlarsa, müzakere ekibinin pek de sıcak karşılamayacağını göreceklerdir."

Buna karşın, tarafların önünde aşılması gereken çok sayıda engel bulunduğu görülüyor.

1. Lübnan Meselesi

İsrail'in, İran'ın Lübnan'daki müttefiki silahlı grup Hizbullah'a karşı sürdürdüğü operasyon, görüşmelerin daha başlamadan sekteye uğraması tehlikesini barındırıyor. İran Cumhurbaşkanı Masoud Pezeshkian, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

"Bu eylemlerin devamı, müzakereleri anlamsız kılacaktır. Parmaklarımız tetikte. İran, Lübnanlı kardeşlerini asla yalnız bırakmayacaktır."

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Hizbullah söz konusu olduğunda "ateşkes olmayacağını" belirtse de, İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerindeki sakinlere yönelik tahliye uyarıları henüz yeni bir eyleme dönüşmedi. ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in Lübnan'daki faaliyetlerinin artık "biraz daha düşük profilli" olacağını ifade ederken, ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail ve Lübnan arasında doğrudan görüşmelerin gelecek hafta Washington'da yapılacağını duyurdu. Bu durumun İran'ı tatmin edip etmeyeceği belirsizliğini koruyor.

2. Hürmüz Boğazı'nın Durumu

Müzakereleri başlangıçta tıkayabilecek bir diğer potansiyel sorun, kritik petrol sevkiyat rotası olan Hürmüz Boğazı. Başkan Trump, İran'ın başlangıçta gemilerin geçişine izin vereceğini belirtmesine rağmen bu konuda "çok kötü bir iş çıkardığını" söyledi. Trump, Truth Social'da yaptığı bir paylaşımda "Anlaşmamız bu değildi!" diyerek İran'ı "sözünü tutmamakla" suçladı. Körfez'de mahsur kalan yüzlerce gemi ve tahmini 20.000 denizci ile birlikte, boğazdan çok az sayıda geminin geçtiği bildiriliyor.

Bu hayati su yolu üzerindeki kontrolünü pekiştiren İran'ın, bölgeyi kendi egemen suları olarak tanımlayarak ve geçiş kurallarını yeniden düzenleyerek durumu resmileştirmeye kararlı olduğu anlaşılıyor. Perşembe günü yapılan bir açıklamada, mevcut iki trafik ayırım şeridinin kuzeyinde yeni geçiş rotaları oluşturulduğu ilan edildi. Açıklamada, yeni rotaların "ana trafik bölgesindeki çeşitli gemisavar mayınlarının varlığından kaçınmak" için gerekli olduğu belirtilerek, gemicilik şirketlerinin mevcut endişelerine atıfta bulunuldu. Son haftalarda geçiş yapan bazı gemilerin 2 milyon dolarlık (1,5 milyon £) bir geçiş ücreti ödediği yönündeki haberler üzerine Trump, İran'ın "tankerlerden ücret almasa iyi olacağını" belirterek bir uyarıda bulundu.

3. Nükleer Program Anlaşmazlığı

Şüphesiz en büyük ve en uzun süreli anlaşmazlık konusu nükleer programdır. Trump, başlattığı 'Operation Epic Fury'nin (Epik Öfke Operasyonu) bir amacının da İran'ın "asla nükleer bir silaha sahip olamamasını" sağlamak olduğunu belirtmişti. İran ise hiçbir zaman nükleer bomba üretme amacı gütmediğini savunarak, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması'na taraf bir ülke olarak sivil amaçlarla uranyum zenginleştirme hakkına sahip olduğunu ısrarla dile getiriyor.

Trump'ın "müzakere için üzerinde çalışılabilir bir temel" olarak nitelendirdiği İran'ın 10 maddelik önerisi, zenginleştirme haklarının uluslararası alanda tanınması talebini içeriyor. Trump'ın kendi 15 maddelik planının ise "İran topraklarındaki tüm uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin sona erdirilmesini" talep ettiği bildiriliyor. Ancak bu hafta konuyla ilgili sorulan bir soruya Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran'ın "asla bir nükleer silaha veya ona giden bir yola ulaşma kabiliyetine sahip olmayacağını" söylemekle yetindi. Bu çetrefilli konuyu büyük bir detayla ele alan 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın (JCPOA) müzakereleri yıllar sürmüştü. İki tarafın yeni bir anlaşmayı görüşmeye hazır olup olmadığı merak konusu.

4. İran'ın Bölgesel Müttefikleri

İran'ın Lübnan'da Hizbullah, Yemen'de Husiler, Gazze'de Hamas ve Irak'ta çeşitli milis gruplarından oluşan bölgesel müttefik ve vekil ağı, Tahran'a bölgesel bir nüfuz kazandırarak İsrail ve ABD ile olan uzun süreli anlaşmazlıklarında "ileri savunma" olarak adlandırılan bir strateji izlemesine olanak tanıdı. İran'ın "Direniş Ekseni" olarak adlandırdığı bu ağ, Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşından bu yana sürekli saldırı altında. İsrail ise "Şer Ekseni" olarak tanımladığı bu yapıyı varoluşsal bir tehdit olarak görmekte ve tamamen ortadan kaldırılması gerektiğini savunmaktadır. İran ekonomisinin zorlandığı bir dönemde, birçok İranlı da hükümetin dış maceralara daha az, kendi yaşam koşullarını iyileştirmeye daha fazla kaynak ayırmasını arzu ediyor. Ancak İran'ın müttefiklerinden vazgeçmeye hazır olduğuna dair henüz bir işaret bulunmuyor.

5. Yaptırımların Kaldırılması Talebi

İslam rejimi, on yıllardır süren ağır uluslararası yaptırımlardan muzdarip. Herhangi bir anlaşmanın parçası olarak Tahran, tüm ABD ve uluslararası yaptırımların kaldırılmasını talep ediyor. Cuma günü Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, müzakereler başlamadan önce dondurulmuş yaklaşık 120 milyar dolarlık (89 milyar £) İran varlığının serbest bırakılması gerektiğini söyledi. Kalibaf, bunun daha önce üzerinde anlaşmaya varılan iki önlemden biri olduğunu (diğeri Lübnan'da ateşkes) iddia etti. Ancak Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in 7 Nisan'da iki haftalık ateşkese ilişkin yaptığı açıklamada dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasına dair bir ifade yer almıyordu. Kalibaf'ın hangi anlaşmaya atıfta bulunduğu net değil. Trump yönetiminin görüşmelerin başlaması için bu kadar önemli bir taviz vermeye istekli olması pek olası görünmüyor.

BBC

Güncellenme Tarihi : 11.4.2026 14:35

İLGİLİ HABERLER