KAYNAK : Haber Vitrini
Başbakan Abdullah Gül, Türkiye'nin 40 senelik AB serüveninde önemli bir köşenin dönüldüğünü belirterek, ''Şimdiye kadar hep AB bizim üzerimize pres yapardı, ilk defa bir tavır değişikliği ortaya çıktı, Türkiye AB üzerine pres yapıyor'' dedi.
Başbakan Gül, Kopenhag'tan Ankara'ya dönerken, A.A muhabirine AB Zirvesi'ne yönelik değerlendirmelerde bulundu, sorularını yanıtladı.
Gül, Türkiye'de Kopenhag'taki zirveye gelmeden önce, ''tarih için tarih'' ve ''belirsizliklerin'' konuşulduğunu ancak bugün net olarak ortaya bir şey çıktığını belirtti.
Türkiye'nin 40 senelik AB serüveninde önemli bir köşenin dönüldüğünü ve AB'ye Türkiye'nin tam üye olması için müzakere tarihinin başlayacağı noktanın tespit edildiğini ifade eden Gül, bunun da belirsizliğe yer vermeyecek şekilde ortaya çıktığını söyledi.
Gül, şöyle konuştu:
''Bunun çok kolay olmayacağını hepimiz biliyorduk. Onun için biz ısrarla 2003 diyorduk. Çünkü biliyorduk ki AB'nin pek çok önemli ülkesi ya tarih verilmesine tamamen karşıydı, bazıları da çok daha ileri tarihleri düşünüyorlardı. Burada kararın ittifakla alındığını gözönünde tutarak biz de onları etkilemek için çok daha ön bir tarih için ısrarlı olduk. Ama neticede 2004 tarihi çıktı.
Burada başka önemli bir nokta da şu ki, bu yazılı bir belgeye girmiş oldu. Son dakikaya kadar biz ısrarcı olduk. Belirsizlikleri ortadan kaldıracak kesin neticeler ortaya çıkaracak, bunlar yazılı metinlerde çıktı. Ayrıca, son törenden sonra gerek Fransa Cumhurbaşkanı, gerekse İngiltere ve İtalya başbakanları, diğer pek çok ülke başbakanı benim yanıma gelerek, 'Siz bu hızla devam ederseniz, herşey çok daha önceye çekilir' dediler. Ben bunu çok dikkate alıyorum. Çünkü, 2003 yılının Ekim ayında çıkacak değerlendirme raporunda Türkiye'nin çok daha fazla mesafe alması için biz hükümet olarak gayret edeceğiz. Şimdiye kadar hep AB bizim üzerimize pres yapardı, ilk defa bir tavır değişikliği ortaya çıktı. Türkiye AB üzerine pres yapıyor. Bu presi yaparken de anlamsız yapmıyor. 'Benim sepetim dolu, ben gerekli herşeyi yerine getirdim. Siz adım atacaksınız' diyor. Bunun etkilerini bu zirvede gördük. Şimdiye kadar hep Türkiye AB'yi memnun etmek için gayret ederdi, burada AB Türkiye'yi memnun etmek için büyük bir gayret içinde oldu. Onlar, devamlı, 'Nasıl olur da sizi memnun ederiz' diye çabaladılar. O bakımdan dünkü gelişmeler de manidardır.'' Başbakan Gül, taslak metin çıktıktan sonra bile Türkiye'yi memnun etmek için adımlar atıldığını ifade ederek, ''Türkiye'nin yolu bellidir. Şimdiye kadar tereddütlü bir sanal bir alemde düşünülen Türkiye'nin AB üyeliği, şimdi reel ortama çekilmiştir. Raylar döşenmiştir. Türkiye yerini almıştır'' dedi.
Türkiye'nin AB'ye üyelik yolunun geri dönüşü olmayan bir yol olduğunun AB tarafından birkaç kez metinler üzerinde de teyit edildiğini kaydeden Gül, şöyle konuştu:
''Şimdi herşey biraz bize bağlıdır. Biz, Türkiye'nin içini daha çok düzene koydukça, AB nezdinde de pres yapma imkanımız daha da artacaktır.
Son gelişmelerden sonra eminim ki piyasalar bunu çok daha iyi değerlendireceklerdir. Yabancı piyasaların çok iyi değerlendirdiğini görüyoruz. Tüm piyasalar da bunu iyi değerlendirecektir. Bizim zaten bütün gayretimiz ve reformların amacı, Türk halkını daha özgür hale getirmek, Türk ekonomisini daha rasyonel temellere oturtmaktır. Böyle kesin bir tarihin alınması ve bizim Avrupa yolundaki ilerlememizin sağlıklı bir temele oturtulması, Türkiye'ye dönük yatırımları hızlandıracaktır. Yabancı yatırımcılar için Türkiye daha cazip hale gelecektir. Bütün bunlar Türkiye'nin milli gelirinin artırılması, zenginleşmesi yönünde atılan adımlardır. Biz önümüzdeki yıllarda başta milli gelirimizi hızlı bir şekilde artırdığımızda zaten süreçler de kendiliğinden hızlanacaktır.''
AGSP
Başbakan Gül, Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası sorununun çözülmesi ve Türkiye'nin Avrupa Ordusu'na katılması konusunda da şu değerlendirmeyi yaptı:
''Herşey Ankara anlaşması çerçevesinde gelişti. Türkiye'nin inisiyatifleri kabul gördü ve burada bir neticeye vardık. Tabii ki, Türkiye'nin Avrupa'yla ilgili konularda devamlı problemli halde durması, bizim de arzu ettiğimiz bir şey değil. Önemli olan, çözümler bizi tatmin ediyor mu, etmiyor mu? Türkiye'nin arzu ettiği yönde bir neticeye ulaşıldı.'' Gül, bugünkü gazetelerde İngiltere Başbakanı Tony Blair'in, ''Türkiye, istediği tarihi aldı'', ABD basınında ise Türkiye'ye verilen tarihi, ''Türkiye ve Bush'un yenilgisi'' değerlendirmesinin yer aldığının hatırlatılması üzerine, ABD'nin Türkiye lehinde gayretlerinin olduğunu ve buna teşekkür ettiklerini ifade etti.
Gül, şöyle devam etti:
''Biz, hergün telefon açıp da (aman şunu da, bunu da yapın) durumunda olmadık. ABD'nin de geleceğe dönük düşünceleri vardır. Onlar da bu çerçeve içerisinde AB nezdinde Türkiye lehine gayret sarfetmişlerdir. Bazı AB ülkelerinin liderleri kendi kamuoylarına bazı mesajlar göndermek lüzumunu hissedebilirler. Bunu o şekilde yorumlamak gerekir kanaatindeyim. Bu zirvede, Fransa ve Almanya'nın iç kamuoyu biraz dikkate alındı. 2004 yılı çıkmasının sebebi de şudur. Bu ülkeler, daha ileri tarihleri zikrediyorlardı. Ama gördüğünüz gibi o da gerçekleşmedi. Bizim için 1 sene gecikmeli oldu. Gecikmeli de olsa önemli şey, zamandan ziyade, kararların kesinlik ifade etmesidir.
Bu zaman daha önce olabilirdi. Olup da muğlak, belirsiz ifadeler olsaydı, bu daha iyi olmazdı. 1 yıl gecikmeli oldu, ama hiç değilse kesin tarihler belirlenmiş oldu.'' Başbakan Gül, başbakan olduktan sonra ilk kez ailesinin bulunduğu Kayseri'ye gideceğini ve bu konudaki duygularının sorulması üzerine de, kendisini Kayseri'nin seçip Ankara'ya gönderdiğini kaydetti. Gül, ''O açıdan tabii ki Kayseri de mutludur. Seçimlerden sonra ilk defa Kayseri'ye gideceğim. O bakımdan da ayrı bir mutluluk hissediyorum'' diye konuştu.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 18:55