BAYKAL: BÜYÜK KOMPLOYU BOZDUM
Star Anahaber’de Murat Çelik’in haberine göre Baykal olayı şöyle anlattı: “Çok karışık, arkasında kimler var bilmiyoruz. 15 dakikada benimle ilişki oluşturmaya çalıştığını gördüm, uzak durdum. Sonrasında ben arkadaşlarıma ‘Bizim üzerimize saldılar çocuklar’ dedim. Yılmaz Ateş bunun tanığıdır. Evde Olcay’a da anlattım.
O da biliyor. “Bak böyle bir şey var” dedim. Kimin üzerimize saldığını bilemem. Bir yandan bu komployu kurarken bir yandan Kemal’i(Kılıçdaroğlu) bulaştırmaya çılışyor. Tut ki bu skandal olsa, ne olacaktı. Diyeceklerdi ki bunu Kılıçdaroğlu yatırdı. Ve birinci kaset olayı da Kemal Bey’e ihale edilecekti. CHP’ye de bir komplo vardı işin içinde. Ben bu büyük komployu bozdum.”
Yakın çevresinden alınan bilgilere göre Baykal kurmaylarına olayı şöyle anlattı: “Görüşmeden sonra da telefonla aradı. Çok laubali bir üslubu vardı, canımlı cicimli konuşmaya başlayınca çok rahatsız oldum. ‘Hani bize gelecektiniz’ gibi laflar etti. Böyle bir şeyin söz konusu bile olmadığını belirttim. Israrla aramaya devam etti.” Baykal, “Siz bu gazeteciyi tanıyor musunuz?” sorusunu da yöneltti. Kurmaylarının tanımadığını söylemesine üzerine Baykal’ın gülerek, “Birilerinin gözü bizim üzerimizde. Yeni komplolar mı yapılacak yoksa. Aman dikkat edin sizi de aramasınlar” diyerek espri yaptı.
''Canım cicimli konuştu, çok rahatsız oldum''
Oda Tv yazarı İklim Bayraktar’ı taciz etmekle suçlanan CHP eski Lideri Baykal, “Fotoğraf vereceğim deyince
görüştüm. Sonra da aradı. Çok laubali bir üslubu vardı, canımlı cicimli konuşmaya başlayınca çok rahatsız oldum“ dedi. Baykal’ın avukatı dava açacaklarını söyledi
CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal, hakkında ortaya atılan “taciz iddiaları” nedeniyle Oda TV yazarı İklim Kaleli hakkında dava açacağını açıkladı. Baykal taciz iddialarına avukatı aracılığı ile yazılı açıklama yaparak yanıt verdi. Avukat Muzaffer Yılmaz, Baykal’ın Kaleli ile Meclis’teki odasında sadece bir kez görüştüğünü, 10’dan fazla insanın bu durumun tanığı olduğunu vurgulayarak, “Bu şartlar altında bir tacizin gerçekleşmiş olabileceğine inanmak için insanın kötü niyetli ya da geri zekalı olması lazımdır” dedi. Avukat Yılmaz, VATAN’a yaptığı açıklamada da davanın en geç Cuma günü açılacağını söyledi. Uzun sürmesi nedeniyle ayrıca ceza davası açılmayacağını ifade eden Yılmaz, tazminat davası açılacağını bildirdi. Yılmaz, “Bu olay birinci yapılanın devamıdır. Aynı yerden çıkıyor, aynı beynin ürünüdür” dedi. Avukat Muzaffer Yılmaz’ın, yazılı açıklaması ise şöyle:
‘Israrla görüşmek istedi’
“24 Ocak 2011 günü Oda Tv’de gazetecilik yaptığını söyleyen bir kişi Deniz Baykal’ın TBMM’deki sekreteryasını bir buçuk saatte iki kez sekreterini, bir kez koruma görevlisi olmak üzere üç kez arayarak ısrarla görüşmek istemiştir. Görüşme gerekçesi olarak bazı fotoğraflar verileceği söylenmiştir. Baykal bu kişi ile hiçbir şekilde daha önce karşılaşmamıştır. Bu ziyaretten önce de hiçbir telefon görüşmesi yapılmamıştır. Ziyaret Deniz Baykal’ın TBMM’deki odasında gerçekleşmiştir. Oda 22 metrekareliktir. 9 metrekarelik özel kalem odası ile iç içedir. Ses yalıtımı yoktur. Yüksek sesle yapılan konuşmalar koridordan rahatlıkla işitilebilir. Ziyaretin gerçekleştiği sırada 10 civarında insan kapının önünde beklemektedir. Ayrıca herhangi bir milletvekilinin özel kalemden izin almadan kapıyı açarak içeri girmesi de mümkündür. Ziyaret 15 dakika sürmüştür. Herhangi bir fotoğraf getirilmemiştir.
‘Gülerek ayrıldı’
Ziyaretçi hiçbir gerginlik yaşamadan gülen bir yüzle mutlu bir şekilde ayrılmıştır. 10’dan fazla insan da bu durumun tanığıdır. Bu şartlar altında bir tacizin ya da tecavüzün gerçekleşmiş olabileceğine inanmak için bir insanın kötü niyetli ya da geri zekalı olması lazımdır. Deniz Baykal’ın o gazeteci ile gerçekleştirdiği tek görüşme budur. Bu görüşmeden sonra da onu ne telefonla ne de elektronik ortamda aramamıştır, mesajlaşmamıştır. Bir daha da karşı karşıya gelmememiştir. Buna karşılık o gazeteci, Deniz Baykal’ı ev telefonundan gözaltına alınıncaya kadar defalarca aramıştır. Bu telefon görüşmelerinde yapılan buluşma talepleri, gece gündüz evine çağırma girişimleri, Deniz Baykal’ı evinde ziyaret etme istekleri kararlılıkla ret edilmiştir. Bir şantaj ve komplo projesinin yaşama geçirilmesine fırsat verilmemiştir. Bir tacize ve tecavüze maruz kaldığını iddia eden kişi derhal iddiasını ispat etmeli, konuyu yargıya taşımalıdır. Taciz, tecavüz iddialarının dile getirilmesi gereken yer gazete sütunları, TV ekranları değil, yargı merciileridir. İddia sahisine ispat imkanını sağlamak üzere konuyu yargıya bizim taşıyacağımızı bilgilerinize sunarız.”
Basın kartı yok
İklim Ayfer Kaleli, gazeteciliğin yanı sıra Sarıyer ve Küçükçekmece Belediyelerinde basın danışmanlığı yaptı. Uzun süre İstanbul’da çalışan Kaleli 2008’de Ankara’ya taşındı. 2010 Eylül ayında Odatv’de işe başladı. CHP’li yetkililer, “Basın Yayın’a sorduk, Kaleli’nin basın kartı için başvurusu da yok” dedi.