İçeriğe geç
Piyasa verileri yükleniyor
Reklam

Amerika'nın kritik Michigan seçiminde Filistin İsrail savaşı.. Ya Gazze ya da hiç

Hayatı boyunca Demokratlara oy veren Samraa Luqman, Donald Trump'ın ABD başkanlığına yeniden seçilmesi için memnuniyetle oy vermişti. O zaman da önümüzdeki hafta yapılacak ara seçimlerde olduğu gibi, oyunu belirleyen tek bir konu vardı: Gazze.

Amerika'nın kritik Michigan seçiminde Filistin İsrail savaşı.. Ya Gazze ya da hiç

'Gazze ya da hiç': İsrail'e destek, ABD ara seçimlerinde gerilim noktası haline geldi

Michigan'da, üzerinde ABD bayrağı ve "Oy Ver" yazısı bulunan bir sıra oy sandığı görülüyor; sandıklardan birinin önünde iki kişinin silueti seçilebiliyor.

Kaynak,Anadolu/ Getty Images

Reklam

Yemen asıllı Amerikalı, BBC'ye yaptığı açıklamada "Her şey Gazze'ye bağlı" diyor.

"Gazze, İsrail ve Filistin konusunda doğruyu savunmuyorsanız, hangi partiden olursanız olun sizi görevde istemiyoruz ve size oy vermemize gerek yok" diye ekliyor.

Biden yönetiminin İsrail'e verdiği desteğe tepki gösteren Luqman gibi sadık Demokrat seçmenler, 2024'te kritik öneme sahip Michigan eyaletinde Cumhuriyetçi Parti'nin kazanmasına katkıda bulunmuşlardı.

Michigan, ABD'de 3 Kasım'da yapılacak ara seçimlerde yarışın en çekişmeli geçmesi beklenen yerlerden biri.

Reklam

Benzer endişeler Gazze tartışmasının her iki tarafındaki Michiganlı seçmenlerin oy tercihlerini şekillendiriyor.

Fotoğraf altı yazısı,2024 Michigan Demokrat Parti ön seçimlerinde 100 binden fazla "kararsız" seçmen desteğini geri çekti.

Michigan'daki boş Senato koltuğu için verilen kıyasıya mücadele, Trump'ın görev süresinin geri kalanında Kongre'yi hangi partinin kontrol edeceğini belirlemede çok önemli.

Reklam

En çok okunanlar

Reklam

Haberin sonu

Demokratların bu koltuğu koruması, Cumhuriyetçilerin ise kazanması gerekiyor. Ancak seçim gününe doğru ilerlerken, durum oldukça belirsiz görünüyor.

Bir tarafta, seçilmesi halinde ülkenin ilk Müslüman senatörü olacak olan Demokrat doktor Abdul El-Sayed var. İsrail'in 7 Ekim 2023'te Hamas ve diğer Filistinli silahlı grupların saldırılarının ardından Gazze'de gerçekleştirdiği askeri operasyonu defalarca "soykırım" olarak nitelendiren El-Sayed, İsrail bu iddiayı şiddetle reddediyor, ön seçimde İsrail yanlısı bir Demokratı az farkla mağlup etti.

El-Sayed'in Cumhuriyetçi rakibi Mike Rogers, 14 yıl boyunca Temsilciler Meclisi'nde görev yapmış eski bir Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ajanı.

Trump tarafından desteklenen Rogers, İsrail'e yapılan ABD askeri yardımın kesilmesine Amerikan ulusal güvenliği gereği karşı çıkıyor.

ABD ara seçimleri genellikle ekonomi ve yaşam maliyeti gibi iç meselelere odaklanırken, Gazze'deki savaş Michigan seçmenleri için neredeyse bir turnusol kağıdı haline geldi.

Her iki aday da, çatışmayı finanse etmek için Amerikalıların ödediği vergilerin kullanıldığını vurguladı.

Brown Üniversitesi'nin Savaşın Maliyetleri projesine göre, ABD askeri yardımı Eylül 2025'e kadar tahmini 21 milyar dolara ulaştı.

Michigan, ABD'deki en yüksek Arap Amerikalı nüfus oranına sahip eyalet.

Ayrıca, ev shipliği yaptığı Yahudi seçmen nüfusu İsrail'e güçlü bir destek sağlıyor. Her iki kesim de tarihsel olarak Demokrat Parti'nin en önemli seçmen tabanlarından biri olarak görülüyor.

Ancak 2024'te, Demokratların Ortadoğu politikasından hayal kırıklığına uğrayan bazı Arap ve Müslüman seçmenler "kararsızlar" kampanyası düzenlediler.

O dönemki Başkan Joe Biden'ın İsrail'e verdiği "sarsılmaz" desteğe duydukları hayal kırıklığını göstermek için 100 binden fazla kişi ön seçimler sırasında desteğini geri çekti.

Açık mavi bir gömlek ve lacivert bir ceket giyen, "Biden'ı Terk Et" kampanyasının ilerici aktivisti Samraa Luqman, 18 Haziran 2024'te Michigan, Dearborn'daki ağaçlarla çevrili bir otoparkta poz veriyor.

Kaynak,AFP/ Getty Images

Fotoğraf altı yazısı,Hayatı boyunca Demokratlara oy veren Samraa Luqman, 2024 ABD başkanlık seçimlerinde Donald Trump için kampanya yürüttü.

Kamala Harris başkan adayı olduğunda, onun bu politikayı devam ettirme sözü karşısında Luqman gibi seçmenler kendilerini ihanete uğramış hissettiler.

"Hayatım boyunca Demokratlardan başka hiçbir partiye oy vermedim. Çok öfkeliydim. Mesele sadece ateşkes çağrısı yapmamaları ya da soykırımı durdurmaya çalışmamaları değildi. Beni asıl öfkelendiren, çıkıp 'Yanlış yaptığımız hiçbir şey yok. Politikalarımızı aynı şekilde sürdürmeye devam edeceğiz' demeleriydi" diyor.

Bunun üzerine Luqman, Trump'ı destekleyen Müslüman seçmenler dalgasına katıldı. "Sadece oy vermedim, onun için kampanya da yürüttüm" diyor.

Luqman şu anda kendini Cumhuriyetçi olarak tanımlasa da, El-Sayed'in Senato adaylığını coşkuyla destekliyor.

Fotoğraf altı yazısı,El-Sayed, geçen hafta Detroit'te düzenlenen bir kampanya etkinliğinde destekçilerini selamlıyor.

Gri takım elbise ve çizgili kravat giymiş bir adam, Mike Rogers'ın seçim mitinginde kalabalığın içinde fotoğraf çekiyor.

Kaynak,Getty Images

Fotoğraf altı yazısı,Rogers'ın seçim mitingi de aynı derecede coşkulu destekçileri biraraya getiriyor.

Kendisi de Arap kökenli bir Amerikalı seçmen olan Amer Zahar, Demokrat Parti'nin El-Sayed gibi Filistin yanlısı bir adayı benimsemesinin, ancak 2024 seçimlerinin yarattığı sarsıcı uyarı sayesinde gerçekleştiğini söylüyor.

Zahar, "Demokrat Parti her zaman bana hitap etmiyor; sanırım toplumumuza da her zaman hitap ettiği söylenemez" diyor.

"Demokrat Parti içinde bir devrim yaratmamız gerekiyordu; 2024'te tam olarak bunu yaptık... İşte bu devrimin ve Filistin konusunda duyarlı adayların kazandığı zaferlerin ardından, artık kendimizi çok daha fazla 'evimizde' hissediyoruz."

Partideki bu değişen dengeler, birçok Arap kökenli Amerikalı seçmenin kaygılarına yanıt vermiş olsa da başka bir kesim şimdi terk edildikleri korkusunu dile getiriyor.

Gülümseyen ve sakallı Michigan Demokrat Senato adayı Abdul El-Sayed, 25 Ekim 2026 Pazar günü Grand Rapids'te gazetecilere açıklama yapıyor.

Kaynak,AFP/ Getty Images

Fotoğraf altı yazısı,El-Sayed, İsrail hava saldırısında akrabalarını kaybeden birinin gerçekleştirdiği sinagog saldırısını haklı çıkarmaya çalıştığı iddialarını reddetti.

Bazıları, bir kriz anında El-Sayed'in Yahudi toplumunu koruma iradesini sorguluyor.

Mart ayında Temple Israel Sinagogu'na yönelik şiddet içeren bir saldırının ardından, "İncinmiş insanlar başkalarını incitir" demişti.

Saldırgan, İsrail'in Lübnan'a düzenlediği bir hava saldırısında yakınlarını kaybetmişti.

El-Sayed daha sonra özür dileyerek saldırıyı haklı çıkarmaya çalışmadığını söyledi. Ancak bu durum, meseleyi tamamen çözüme kavuşturmadı.

Michigan Hahamlar Kurulu Başkanı Aaron Starr, "Bu gerçekten de içimizi acıttı" diyor ve El-Sayed'e oy vermeyeceğini açıkladı.

BBC'ye, "Toplumumuzun büyük çoğunluğu Demokratlara oy verdi ve şimdi Demokrat Parti üyelerinin, herkesin değil ama Demokrat Parti içindeki bazı adayların söz ve eylemlerinin güvenliğimizi tehlikeye attığını hissediyoruz" dedi.

Açık mavi kareli, yakası açık bir gömlek ve üzerinde kırmızı ve mavi harflerle adı yazılı gri bir yelek giyen Michigan Cumhuriyetçi Senato adayı Mike Rogers, 27 Ekim 2026 Salı günü Howell'da, alkışlayan destekçilerinin önünde, bir kürsüde iki mikrofona konuşuyor.

Kaynak,Getty Images

Fotoğraf altı yazısı,Rogers, İsrail'in güçlü bir dostu olduğunu göstererek Yahudi seçmenlerin oylarını kazanmaya çalışıyor.

2024'te Michigan'daki bazı Müslüman Demokratlar gibi, bazı koyu Yahudi Demokratlar da şimdi Cumhuriyetçi adaya oy vereceklerini veya hiç oy vermeyeceklerini söylüyor.

Michigan Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyesi ve avukat Jordan Acker, "Ben bir Demokratım ancak her şeyden önce oy vereceğim kişinin bana, siyasi görüşlerime ve varoluşuma saygı duyduğuna inanmalıyım" diyor.

Acker, El-Sayed'i 20 yıldır tanıyor. Birlikte üniversiteye gitmişler. Ancak Acker, eski sınıf arkadaşına oy verip vermeyeceğinden emin değil.

"Abdul'un dünya görüşünde, Yahudiler birey olarak kabul edilebilirler ancak bir halk olarak kabul edilemezler. Ve bana göre bu son derece endişe verici" diyor.

Fotoğraf altı yazısı,Rogers'ın eşi Kristi, seçim kampanyası boyunca ona eşlik ediyor.

Cumhuriyetçi aday Rogers ise İsrail'in güçlü bir dostu olduğunu göstererek eyaletteki Yahudi seçmenlerin desteğini kazanmaya çalışıyor. Ayrıca El-Sayed'i "Yahudi karşıtı" olarak nitelendirdi.

Kendisini eleştirenler Rogers'ı rakibini radikal İslam'a sempati duyan biri olarak göstermeye çalışarak İslamofobiyi körüklemekle suçluyor.

Hem Rogers hem de Trump, ailesi Mısır'dan göç eden El-Sayed'in Müslüman Kardeşler ile bağlantısı olduğunu iddia etti.

El-Sayed ise defalarca bu grubu onaylamadığını söyledi ve herhangi bir bağlantısı olduğu iddiasını yalanladı.

Seçmenlerin önemli bir bölümü için, hararetli seçim kampanyası yalnızca partizan ayrışmaları değil, aynı zamanda ırksal ve etnik gerilimleri de körükledi. Ancak El-Sayed destekçisi ve Yahudi seçmen David Freund, bunun uzun vadeli olacağını düşünmüyor.

"Tüm azınlıkların güvenliği için tüm azınlıkları savunmak gerekir" diyor ve ekliyor:

"Yahudilerin güvenliği, 'Yahudi güvenliği' diye ayrı bir kategoriye alınarak korunamaz. Bu, herkesin demokratik haklarıyla ilgili daha geniş kapsamlı bir meselenin parçası.

Reklam

11.248 görüntülenme

İlginizi çekebilir