Akdeniz'de yükselen deniz suyu sıcaklıkları, şiddetli yağış, sel ve fırtına gibi aşırı hava olaylarının riskini artırıyor. Türkiye'de 2026'nın ilk 8 ayında 1263 ekstrem meteorolojik olay kaydedilirken, sonbahar ve kış ayları için de dikkat çeken uyarılar yapıldı.
Akdeniz Havzası'nda deniz yüzeyi sıcaklıklarının yükselmesi, şiddetli yağış, sel ve fırtına gibi aşırı hava olaylarının gelişimini destekleyen etkenler arasında yer alıyor. İzmir Bakırçay Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şermin Tağıl, 40 yıllık araştırmalarında Doğu Akdeniz, Ege Denizi ve Karadeniz'de belirgin sıcaklık artışları tespit ettiklerini belirterek sonbahar ve kış aylarına ilişkin risklere dikkat çekti.
2026'NIN İLK 8 AYINDA 1263 EKSTREM OLAY
Tağıl, Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) verilerine göre, 2000'li yılların başında Türkiye'de yılda 400'ün altında kaydedilen ekstrem meteorolojik olay sayısının 2023'te 1475'e, 2024'te 1257'ye ve 2025'te 1011'e yükseldiğini aktardı.
2026'nın ilk 8 ayında ise 1263 ekstrem meteorolojik olay kaydedildiğini belirten Tağıl, bu olayların yüzde 33'ünün şiddetli yağış ve sellerden, yüzde 20'sinin fırtınalardan, yüzde 17'sinin doludan ve yüzde 10'unun toprak kaymalarından oluştuğunu bildirdi. Yoğun kar yağışı, yıldırım ve çığ da kaydedilen diğer olaylar arasında yer aldı.
Tağıl, aşırı hava olaylarının yıllık sayılarında düzenli bir artış görülmediğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Yıllık sayılar düzenli bir artış göstermese de uzun dönemli değişim ve 2026'nın ilk sekiz ayındaki yüksek sayı, ekstrem meteorolojik olayların yakından izlenmesinin ve yol açabilecekleri risklere karşı hazırlıklı olunmasının önemini ortaya koyuyor.”

Prof. Dr. Şermin Tağıl
AKDENİZ'DE DENİZ SUYU SICAKLIKLARI ARTIYOR
Denizlerdeki ısınmanın aşırı hava olaylarındaki rolünü incelemek için 40 yıllık bir araştırma yürüttüklerini belirten Tağıl, Doğu Akdeniz, Ege Denizi ve Karadeniz'de belirgin sıcaklık artışları tespit ettiklerini söyledi. Isınmanın her bölgede aynı düzeyde gerçekleşmediğini vurgulayan Tağıl, özellikle Antalya açıklarını kapsayan Doğu Akdeniz'deki yükseliş eğiliminin dikkat çektiğini ifade etti.
Avrupa-Akdeniz İklim Değişikliği Merkezi (CMCC) ile Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) verilerine de değinen Tağıl, 2026 yazında Akdeniz'de deniz suyu sıcaklıklarının yükseldiğini ve geniş alanlarda denizel ısı dalgalarının görüldüğünü belirtti.
Tağıl, Akdeniz'in küresel okyanus ortalamasından daha hızlı ısındığına dikkati çekerek mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde deniz yüzeyi sıcaklıklarındaki artışın bazı bölgelerde daha da belirginleşebileceğini kaydetti.
SONBAHAR VE KIŞ AYLARI İÇİN UYARI
Denizlerdeki uzun dönemli ısınmanın ve yaz aylarında deniz yüzeylerinde biriken ısının, deniz ile atmosfer arasındaki etkileşimi değiştirerek uygun atmosferik dolaşım ve diğer meteorolojik koşullarla birlikte sonbaharda yaşanan şiddetli yağış ve fırtınaların gelişimini destekleyen etkenlerden biri olabileceğini belirten Tağıl, deniz yüzeylerindeki yüksek sıcaklıkların benzer koşulların oluşması halinde kışın başlangıcında yaşanabilecek şiddetli hava olaylarını da destekleyebileceğini ifade etti.
ANTALYA'DAKİ HORTUMUN NEDENİNİ AÇIKLADI
Antalya'nın Kepez ilçesinde yaşanan hortum olayına da değinen Tağıl, üst atmosferdeki soğuk hava girişinin atmosferik kararsızlığı artırdığını söyledi. Deniz üzerindeki sıcak ve nemli hava kütlelerinin soğuk hava ile karşılaşmasının, uygun koşullarda şiddetli fırtına ve hortum oluşumunu destekleyebildiğini belirtti.
Türkiye'de kaydedilen ekstrem meteorolojik olayların yaklaşık yüzde 2'sini hortumların oluşturduğunu aktaran Tağıl, bu olayların ciddi can ve mal kayıplarına yol açabildiğini vurguladı.
ERKEN UYARI SİSTEMLERİ ÖNEM TAŞIYOR
Aşırı hava olaylarının yol açabileceği zararların azaltılması için erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi gerektiğini belirten Tağıl, meteorolojik verilerin yerel ölçekte değerlendirilmesinin ve altyapının şiddetli hava olaylarına dayanıklı hale getirilmesinin önemine işaret etti.
Tağıl, deniz yüzeyi sıcaklıkları ile atmosferik koşulların birlikte izlenmesinin, olası risklere karşı hazırlık yapılması ve can ve mal kayıplarının önlenmesi açısından kritik olduğunu kaydetti.




